Obsidian Entertainment: Gelecekteki Stratejiler ve Oyun Geliştirme Süreçleri
Obsidian Entertainment'ın stratejilerine ve oyun geliştirmenin karmaşık süreçlerine mizahi bir bakış! Hazır mısınız? Cevap: Evet, ama önce çay!
2 saat önce
Obsidian Entertainment, son yıllarda korkunç sarsıntılardan uzak durmayı başardı. Hatta bazıları için “iyi” bir dönemden bile geçti demek mümkün. Ancak, bu studyonun beklentileri genellikle bir tiahtı çekmecesinde kaybolmuş gibi. Jason Schreier’a verdiği röportajda stüdyonun yöneticisi Feargus Urquhart, 2025’ten önce kesinlikle bazı dersler alacaklarına işaret etti. Düşünün, ders almak demek, sadece okuldaki notların kendisini düzeltmek değil, aynı zamanda nasıl “oyun yapmamamız gerektiğini” de anlamak demek! Vay canım! İşin garibi, son zamanlarda beğenilen Awoved ve The Outer Worlds 2, Obsidian’ın satış hedeflerini karşılayamamış. Yani, bir bakıma bu oyunlar, stüdyonun kapısına “beklentilerin yüksek, ona göre oyun yap” diye not bırakmış gibi görünüyor.
Lakin Urquhart ve meraklı ekipleri, durumu pek de karamsar bir bakış açısıyla değerlendirmiyorlar. “Bardağın dolu tarafına bakalım”, diyorlar. Bakalım dolu tarafı neredeymiş? Eğer dikkat ederseniz, stüdyonun şu anda bir hayatta kalma oyunu olan Grounded, ikisi ile kıyaslandığında öyle bir fırtına gibi yükselmiş ki, neredeyse uzaya gidip gelmeye başlayacak! Bu durum, Obsidian’ı oyunlar için ayırdıkları kaynakları, zamanı ve emekleri sorgulamaya itti. “Acaba bu oyunları daha hızlı mı yapsak, yoksa her zamanki gibi yavaş yavaş mı ilerlesek?” diye bir iç hesaplaşma var şu anda stüdyoda. Bu, bildiğimiz panik anının erken aşaması gibi; yönetmenleri, oyuncuların ve stüdyonun kimsenin 7 yıllık geliştirme süreçlerinden hoşlanmadığını sıkça dile getiriyor. Yani, “bütün bu bekleme süresi için hastanelik olmayı beklemeye değer miydi, arkadaşlar?” diyor gibiler.
Gelecekte, Obsidian’ın daha kısa sürede daha fazla oyun çıkarmaya çalışacağını görebiliriz. Ama ne yazık ki, bu oyunların kalitesiyle ilgili yorumları ancak sonuçlar geldiğinde yapabileceğiz. Şu an için şahsen bir ufak gerildim. Çünkü “daha hızlı, daha fazla, belki daha iyi” demek, bazen “daha az, ama daha cıvıl cıvıl” anlamına gelebiliyor. Sonuçta, bazen en güzel şeyler aceleye getirilmeden yavaş yavaş pişirilir, değil mi?
Şeytan detaylarda gizlidir derler ya, tam bu noktada Obsidian’ın Xbox’ın sıkı denetimi altında nasıl hayatta kalabileceği hâlâ merak konusu. Sanırım bu işin sözlerinde rahat yapabildiklerinin bir göstergesi. Yani, eğer bu denetimden yana sorun yoksa, belki de stüdyonun kendisini daha fazla geliştirme şansı olacak. Çünkü kimse 7 yıl beklemek istemez, değil mi? Heyecanla ilerleyen zamanlar, Obsidian’ın gelecekte neler yapacağına dair sorular bırakıyor. Bakalım, ileride ne tür çekici projelerle karşımıza çıkacaklar… Bu arada, birileri de çayımı getirsin, böyle giderse bir serüvene daha atılmadan bu konuda bir şeyler içmem şart oldu!
Henüz yorum yapılmadı, ilk yorumu sen yapmak ister misin?