Persephone: Uzayda Hayatta Kalma Mücadelesi ve Arkadaşlık Sınavı
Persephone uzayda hayatta kalmaya çalışırken, arkadaşlık sınavı verirken mısırlı börek yapmayı unutmuyor! Eğlence dolu bir macera sizi bekliyor!
2 saat önce
Hemen itiraf edeyim, Aphelion’un tanıtım fragmanını izlerken kalp atışlarım hızlı hızlı hızlandı ve en azından birkaç küçük Nolstagik anım canlandı! Ha, Netflix dizisi gibi bir bilim kurgu serisi izlemektense konsolda iki parmağım olduğu gibi oyun oynamayı tercih ederim. Ve tabii ki, bu oyun da daha bir erkenden önümüze çıkmalıydı, çünkü meraklandırma konusunda doktora yapmış gibiler. Hani “Çıkar mı, çıkmaz mı?” diye düşünürken, birden 2060 yılında geçen olaylarla karşı karşıya kalıyoruz. Yani anlayacağınız, bu fragmanın hissettirdikleri yalnızca bir bilim kurgu hikâyesi değil, aynı zamanda *bir umut* yolculuğu!
Bütün bu serüven, Güneş sistemimizin kim bilir kimlerin elindeyken yuvasını yapmış olan 9. gezegen Persephone’yi keşfetme girişiminden doğuyor. Şimdi, Persephone’nun nasıl bir yer olduğunu anlamak için Avrupa Uzay Ajansı, işin ehli veya ehli gibi görünen Ariane ve Thomas adlı iki astronotu Hope-01 uzay aracına koyuyor. O kadar havalı bir ismi var ki, sanki uzayda bir umudun temsilcisi gibi. Koskoca uzaya gitmek değil de sanki bir sinema salonuna gitmek gibiydi. Finale kadar süredir bekleyecekler, umarım bilet almayı unutmazlar!
Fakat, uzaya gitmek hiç de kolay olmadığı için, aracın inişi *pek de tatlı olmuyor*. Servise girmeden önce beyefendi bir iniş yaptıktan sonra tam anlamıyla iniş – kalkış alanına dönüşüyor. O an aklınıza “Acaba bu uzay aracı şöyle bir landing ha?” sorusu geliyor. Ama yok, iniş o kadar sert oluyor ki, Ariane ve Thomas’ın yolları bir anda ayrılıyor. Sadakat ve dostluk sınavı başlıyor; iki astronotun birbirine ulaşması için, öncelikle gezegenin neresinde olduklarını anlamaları gerekiyor!
Hayatta kalma koşulları belirsiz! Zira Persephone, astronomi dersinde rüya gibi anlatılan o tatlı gezegenlerden biri değil, göz alıcı ama *tehlikeyle dolu* bir alan. Onlar birbirlerini bulmaya çalışırken, biz de ekran başında gülümsemek zorunda kalacağız! Kim üstüne ne giyip gidecek, nerede kaybolacak? Bunun mizahi bir tarafı bile olur, hatta belki Ariane misafirliğe geldiği ihtimali; “Yahu bu gezegen iyice boşalmış, Kimse yok mu?” diyecek. Üstelik, insanlığın burada yeni bir hayat kurup kuramayacağını belirleyecek ve bununla ilgili komik deneylerle dolu bir serüvene atılmış olacaklar. Mesela bir gün uçmayı denediğinde yere kapaklanıp “Ah, insanın *kendi gezegeni var ama buradaki mantarlara karşı nasıl bir test yapacağım?” diye düşündüğünü düşünebiliriz.
Bütün bu macera önümüzdeki ayın sonunda bizi bekliyor. Hazır rotanızı belirlemişken, *28 Nisan*’ı takvimlerinize not edin, çünkü büyük gün geliyor! Ve sadece kendi başınıza oynamayacaksınız; bilgilendirme olarak ondan da bahsedelim ki, çıkış günü Game Pass’e geleceği belirtildi. Yani, arkadaşlarınızı toplayıp birlikte oynamanın tam zamanı!
Henüz yorum yapılmadı, ilk yorumu sen yapmak ister misin?