Yukarı Çık
Bildirimler
Şu anda, yeni bir bildirim mevcut değil!

Yeni bildirim olduğu zaman tam olarak burada karşına çıkacak.

4 dakika okunma süresi

2

Tamir Edebilme Hakkı: Kendi Cihazının Doktoru Ol!

Cihazlarınıza veda zamanı! Tamir edebilme hakkıyla kendi makinelerinizin doktoru olun. Dikkat: Alet çantası gereklidir, mizah garantili!

admin

1 saat önce

Tamir Edebilme Hakkı: Kendi Cihazının Doktoru Ol!

Günümüzdeki teknoloji dünyasının en karizmatik terimlerinden biri, “Tamir edebilme hakkı”dır. Bu hak, sanki karşımda bir kahraman gibi duruyor. Tabii ki, ecnebiler “right to repair” olarak adlandırıyorlar ama ben buna, “kendi cihazının doktoru olma arzusuyla kıvranan vatandaş” demeyi tercih ediyorum. Çünkü yaptığımız alışverişler, o kadar da basit bir oyun değil. Üzerinde “tamir etmek yasaktır” damgası olan bir cihaz almak, evde kedi maması almak gibidir; bir şekilde, “kendi başıma bakarım” dediğiniz noktada aniden geri dönüşüm kutusunun karanlık derinliklerine hapsolmuş bir aletle karşılaşabilirsiniz. O yüzden bu konuya eğilmeden edemeyeceğim.

Şimdi, Dev şirketlerle aramıza bir miktar spacetime kıvrımı (evet, bilim kurguya daldım) koyacak olursak, bu şirketler, parayla aldığımız ürünlerin üzerinde tam anlamıyla bir kontrol sağlıyorlar. Bakın, bu ciddi bir mesele. Hani bazı insanlar araba tamircisi olmanın hayalini kurar ya, işte ben burada, laptopumu tamir etmek için Hollywood filmlerinde gördüğüm o aksiyon dolu sahnelere uygun bir biçimde itfaiye aracı yanıma yığılmasını hayal ediyorum! Ama hayal kırıklıkları, tıpkı sabah kahvesinin bozulduğu gibi, tamir edebilme hakkı olmadan büyüyor.

Mesela, bir arkadaşım olan Ted, “her şeyi düzeltebilen” bir adamdır. O kadar ki, eski telefonları yenileriyle takas etmektense onları söküp parçalara ayırmayı sever. Ama ona bir Switch 2 bırakırsanız, işte orada kargaşa başlar! Bilirsiniz, Nintendo, tüm bu tamir etme işini bir zorluk oyunu haline getirmiş. Evet, böyle bir oyun sanki kahraman olmak istiyorsanız tüm donanım ve yazılımlarınızı güçlendirin demek istiyor. Rüştünü ispat etmiş bir kahraman olarak bataryanızı kendiniz değiştirmek yerine, bir tür ‘batarya casusu’ gibi yetkilendirilmiş bir servise başvurmak zorundasınız. Paranızı tümden kaybetmek, keşke sadece bir macera olsaydı.

Aslında Avrupa’da da durum pek farklı değil; her bir yeni standart, tamir edebilme hakkını bir nebze ve dikkatlice yüceltmeye çalışıyor. Bunu, oyuncak gibi bu teknoloji devlerine bir uyarı olarak düşünün: “Hey Nintendo, hadi unutma, biz de bu oyun yükünü sırtlanabiliriz!” Yani, romalılar gibi “Halkın sesi” olarak bir araya gelebiliyoruz. Anlayacağınız, Nintendo gibi devler, kullanıcı memnuniyetini sağlamak zorundalar ve bu devrim niteliğindeki batarya değişikliği de bunun işareti. Eğrilip bükülmüş akıl ve zeka, devrin ruhuna ayak uydurabiliyor!

  • Switch 2’nin bataryası değiştirilebilir olacak
  • Avrupa Birliği, kullanıcıların tamir haklarını koruma çabasında
  • Yıllardır süregelen tamir edebilme mücadelesi, şimdi daha da anlam kazanıyor

Dikkat ettiyseniz, batarya değişimi yapılabilir hale gelerek, kullanıcılar bu kez bir tamirci gibi hissetmeye başlayacaklar. En azından, kullanıcılar “kendi tamircisi olma” hakkına sahip olacaklar. Ne kadar büyüleyici bir düşünce, değil mi? Ama dikkatli olun: Bu bataryalar bir avcı gibi geri dönüp size “bana dokunma” diyebilir, yoksa o güçlü yapıştırıcıyla buluşmanız kaçınılmaz olur! Yani, bir o kadar da dikkatli olmanız gerekecek.

Sonuç olarak, bu tamir edebilme hakkı basit bir mücadele değil, aynı zamanda kendi ürünlerimizin geleceği için verdiğimiz dev bir mücadele. Bizden alınmaya çalışılan her hakkımız, sanırım artık daha fazla gülümsememizi gerektiriyor. Ve unutmamanız gereken bir şey var: Bu hakkı korurken, aklınızın köşesinde birkaç ‘devrimci’ fikir bulundurun. Ah! Hayat, teknoloji ve kahkahalarla dolarken, her şey daha eğlenceli hale geliyor!

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı, ilk yorumu sen yapmak ister misin?