The Last of Us Part II: Fiyat Artışları ve Oyun Dünyası Üzerine Düşünceler
"The Last of Us Part II: Fiyat artışlarıyla cebimizi boşaltan bir oyun. Oyun dünyasında neler oluyor, bir de buna gülümseyelim!"
8 ay önce
Ah, The Last of Us Part II, bu yıl oyun dünyasına damgasını vuran bir yapım! Hani şu, oyunun çıkmasını beklerken sinirden tırnaklarımızı yemeye başladığımız o efsanevi oyun. Yıllardır bekliyorduk, sanki bir arkadaşımız askere gitmiş de, dönüşünü sabırsızlıkla bekliyormuşuz gibi! Geliştirici ekip, bizleri adeta bir sinema filmi izler gibi ekran başına kilitledi. Kurgusu, karakter gelişimi, görselleri… Her şey o kadar göz alıcı ki, insanın içinden “Ah, keşke hemen oynayabilsem!” diyen bir ses yükseliyor. Ancak, işte burada bir sorun var: Fiyat! Oyun çıktı ama cüzdanımızı boşaltmak için nasıl bir plan yapmalıyız, o muamma!
Oyun, çıktığı gün ilk satış fiyatı 429 TL olarak belirlenmişti. Hani, “Eyvah, bu fiyata nasıl alacağız?” diye düşünenlerin sayısı bir hayli fazlaydı. Ama biz yine de umutla bekliyorduk. Çünkü bu oyunun Türkçe dublaj ve altyazı seçeneği, yerli oyuncular için oldukça cazip bir detaydı. Sonuçta, kısıtlı bütçelerle ‘hayalleri yaşamak’ için savaşan bir nesiliz. Ama ne yazık ki, gün geçtikçe fiyatların artması, bizlerin hayal dünyasını karartmaya başladı. Ön siparişe sunulduğunda, herkesin aklında “Bu oyun bizim için!” düşüncesi vardı. Ancak, çıkış gününde fiyatların yükselmesiyle birlikte bu durum adeta bir kabusa dönüştü.
Ve işte, oyun çıktıktan sonra yeni fiyatlar güncellendi. Artık oyunun standart versiyonu 499 TL, Dijital Deluxe versiyonu ise 569 TL olmuştu. Yani, 70 TL’lik bir zam! Şimdi soruyorum, bu zam nereden geldi? Yeni vergiler mi, döviz kurlarındaki dalgalanma mı yoksa oyun sektöründe bir ‘şaka’ mı var? Gerçekten, bazen bu fiyat artışları karşısında kendimizi bir tiyatro oyununda gibi hissediyoruz. Oyun oynamak için cebimizdeki paranın dans etmesi gerekiyor sanki. O yüzden, ben de TLoU 2 ile randevumuzu bir süre ertelemeye karar verdim. Belki de bu oyun için bir indirim günü beklemek daha mantıklı!
Şimdi, asıl can alıcı noktaya gelelim: Bu fiyat artışları sadece The Last of Us Part II ile sınırlı kalacak mı? Yoksa ilerleyen dönemlerde, örneğin Ghost of Tsushima gibi diğer oyunlarda da benzer durumlarla mı karşılaşacağız? Düşünsenize, yeni oyunlar sürekli pahalılaşıyor ve biz, ‘eski oyunları oynayarak’ yeni oyunları beklemek zorunda kalacağız. Gerçekten, bu gidişle, elimizdeki oyunların kıymetini bilmezsek, yeni oyunları yeterince eskimeden oynayamayacağız. O yüzden, sevgili Oyungezerler, biraz dikkatli olalım. Oyun dünyası, bir nevi bir kumar masası gibi; cebimizdeki parayı bir anda kaybedebiliriz!
Oyunlarımızı sevgiyle oynamalıyız, ama aynı zamanda bütçemizi de düşünmek zorundayız. Hani derler ya, “Yemek yediğin tabaktan oyun almazsan, sonunda aç kalırsın!” İşte bu da öyle bir durum. O yüzden, belki de bir süre beklemek, indirimleri takip etmek ve alışverişi bilinçli yapmak en iyisi. Yoksa, bu fiyat artışları devam ederse, oyun oynamak bir lüks haline gelecek. Ve biz, köydeki yaşlıların “Oyun mu? O bizim zamanımızda vardı!” dediği günlere geri döneceğiz. O yüzden dikkatli olalım, oyun dünyası bazen acımasız olabilir!
Henüz yorum yapılmadı, ilk yorumu sen yapmak ister misin?