Ubisoft’un İflas Eşiğindeki Yeniden Yapılanması: Hisse Kaybı ve Oyun İptalleri
Ubisoft, dönergeçitten düşüp oyun iptalleriyle dans ediyor, ama hey, belki de yeniden yapılandırma şarkısı ona dokunur!
2 saat önce
Dün, Ubisoft’tan gelen haberler tam anlamıyla can sıkıcıydı. Şirket, yıllardır süren sıkıntılı bir yeniden yapılanma sürecinin yeni bir aşamasına gelindiğini duyurdu. Bu açıklamanın ardından, stüdyoların yeniden yapılandırıldığını ve bazı stüdyoların kapatıldığını öğrenmek pek de hoş bir sürpriz olmadı. İşin enteresan kısmı ise tam bir “geleneği sürdürmek” örneği gibi, 6 oyunun iptal edilmesi ve 7 oyunun ertelenmesi… Yani, bir nevi “ürün çeşitliliğimizi azaltalım, daha az yapalım ama daha çok kazanalım” felsefesi! Kim bilir, belki de şu an bir Ubisoft çalışanı, “Yatırımcılar kazansın diye sadece duygu satmayı planlıyoruz” diyordur.
Bu olan bitenler, yatırımcıları pek de memnun etmemiş olacak ki Ubisoft hisseleri bir günde %40 değer kaybetti. Bir gün önce 6,63€ seviyesinden kapanan borsa, ertesi gün akşam saatlerinde 3,99€’ya düşmüş. Bir başka deyişle, hissedarlar, “Siz kaybettikçe ben kaybederim” motto’suyla hareket ederek hisse satışlarına hız vermiş. Yani şu an, Ubisoft’un Ar-Ge departmanı “Ürün satmayı bırakıp, hisse senediyle yoğurt mayalamayı keşfettik!” derken, yatırımcılar “Bizim yoğurdumuz taze, ama sizin ürünleriniz bayat” diyor gibi. Eğlenceli bir durum, öyle değil mi?
Bana kalırsa, aslında bu durum hiç de şaşırtıcı değil! Ubisoft, son yıllarda yakaladığı kayıp hamleleriyle adeta bir “kayıplarımızı en iyi şekilde yöneten şirket” sıfatını kazanmaya doğru ilerliyor. Burada bir gerçek var ki; yatırımcılar, yapılanların doğru hamleler olduğuna dair hiçbir ikna edici delil göremiyorlar. Tepkilerini de şirketin yol haritasındaki kaybolmuş yıldıza karşı bir savaş açarak, yani desteklerini geri çekerek gösteriyorlar. Hani akrabası kaybolmuş ama hâlâ umut besleyen bir arama timi gibi. Biri çıkıp “Hadi ama, buradayım!” demediği sürece, iş tabi ki çorba gibi olur.
Sonuç olarak, bu gelişmeler Ubisoft açısından hiç de iyi sinyaller vermiyor. Yıllardır ders çıkarmaları gereken birçok şey başlarına gelmesine rağmen, maalesef bir türlü gereken mesajı alamıyorlar veya almamakta ısrarcı bir tavır sergiliyorlar. Aslında şu an belki de bir içe dönme ve “Nerelerde yanlış yaptık?” diye düşünme vakti. Ama ben bıktım artık, uzun uzun nerelerde yanlış yapıldığını anlatmaktan. Kritik bir nokta olarak, bu konu hakkında tam üç yıl önce bir şeyler karalamıştım. Dileyenler, o zamanki yazıya göz atıp, “O zaman ne dedim, şimdi ne de yürüdüm!” diyebilir. Tabii ki aradan geçen zorlu üç yıl içerisinde, Ubisoft ve oyun dünyası ile ilgili konuşulacak çok şey birikti. Bu yüzden, bırakıyorum topu sizlere, yorumlarınızı dört gözle bekliyorum!
Henüz yorum yapılmadı, ilk yorumu sen yapmak ister misin?