Atari ve Wizardry: Nostaljinin Yeniden Doğuşu ve Kargaşa
Atari ve Wizardry birleşince nostaljik kargaşa başlar! Eski günleri hatırlamak için kumandayı kapıp harekete geçin, kahkahalar sizi bekliyor!
1 saat önce
Atari, “Aman Allah’ım, neler oluyor?” dedirtecek bir açıklama yaptı. Hem ilk beş Wizardry oyununun hem de Wizardry fikri mülkünün haklarını ağırdan ağırdan satın aldığını duyurdu. Tıpkı bir çocuğun, aldıkları oyuncakların başında durup “Benim, benim!” demesi gibi, Atari de hemen ardından kendine aitlenen bu oyunların sarhoşluğuyla çoğumuzun aklını karıştırdı. Ama, ne yazık ki, Drecom sonrasında bir açıklama yaptı ve Atari’ye yalnızca ilk beş oyun için hakları sattığını, Wizardry IP’sinin hâlâ kendi ellerinde olduğu haberini verdi. Şimdi, bir tarafta hayallerin suya düştüğü Atari, diğer tarafta ise Drecom’un “Hey orada, ben buradayım!” diyerek el salladığı bir senaryo. İhtiyaç varsa, kaykayla sahneye atlayarak tekrar edebilirim: “Çiğ köfteci, çiğ köfteyi satmadık!”
İlk beş oyun, hayal ettiğimiz eski zamanın nostaljisini hatırlatıyor. ‘Wizardry: Proving Grounds of the Mad Overlord’ (1981), ‘Wizardry II: The Knight of Diamonds’ (1982), ‘Wizardry III: Legacy of Llylgamyn’ (1983), ‘Wizardry IV: The Return of Werdna’ (1987) ve ‘Wizardry V: Heart of the Maelstrom’ (1988) edebiyat eserleri gibi raftan alınıp yeniden gözümüzün önüne serilecek. Tabii Atari, bu oyunlardan daha fazlasını planlıyor. Yani asıl faaliyetin başladığı yer burası! Oyunların yanı sıra; ticari eşya, kart, kutu oyunları, kitaplar, çizgi romanlar, TV ve film projeleri de, içeride sanki büyük bir şölen varmış gibi masanın üzerinde düzenlenmeye bekliyor.
Wizardry’nin yaratıcısı Robert Woodland, 1980’lerin başlarında Andrew Greenberg ile birlikte büyük bir cesaretle “Bir rol yapma oyunları dünyası yaratıyoruz, bakalım ne olacak!” diyerek çıkarak video oyun sektörünü sarsmış. O dönemler, bilgisayarlardaki piksel karakterlerin her birinde birer geleceğin haritası gizliydi. Woodland, Atari’nin bu eski oyunları yeni platformlar aracılığıyla sunmasıyla ilgili olarak, bu “eskimo dizisi” türünden oynayacak oyuncuların neler yapacağını görmek için sabırsızlandığını ifade etmiş. Bir yandan eski kafa mücadelelere girişenlerin tepkilerini gözlemlemek, bir yandan da nostalgia akımının nasıl ilerleyeceğini izlemek kesinlikle eğlenceli olacak.
Atari’nin CEO’su Wade Rosen ise kendini “Ben bu projeyi yapan adamım!” diyen tatlı bir çocuk gibi hissediyor olmalı. Rosen, Wizardry’nin neredeyse yirmi yıldır raflarda yer bulamadığını, erişilemez durumda olduğunu belirtiyor. Kısacası, bu eski oyunları yeniden yayınlama ve yenileme imkanına sahip olmalarından ötürü adeta dört köşe mutluluk doluyorlar. “Bütün bunların ardından bir remake yapmalıyız!” diye düşünmüş olmalılar. Ki zaten Atari’nin sahibi olduğu Digital Eclipse, 2024 yılında Wizardry: Proving Grounds of the Mad Overlord’un remake versiyonunu da duyurdu. Heyecan verici değil mi? Eski dostlarla yeniden buluşmak gibisi yok! Herkes “Nerden çıktı bu yeni nesil?” derken, büyük ihtimalle, “Ya eskiyi hatırlayınca bizler de kaçırdık!” demeye başlayacak.
Ama işin içine bir de Drecom giriyor. ‘Haklarımızı bırakmamızı beklemeyin!’ diyor gibi. Drecom, farklı bir kurgu evreninde geçen Wizardry VI: ‘Bane of the Cosmic Forge’, Wizardry VII: ‘Crusaders of the Dark Savant’ ve Wizardry 8’in haklarını hâlâ elinde tutmaya devam ediyor. İşte orası tam bir kargaşa! Yani demek istediğim, Atari kendi kadrosunu kurarken, Drecom “Biz buradayız!” diyerek işlerin karışmasına neden oluyor. Bunun sonucunda, herkesin kafası karışırken bir de bakarsınız, hiç beklenmedik bir şekilde “Hatırlıyor musunuz, Warcraft’ta tarihi ayakkabıyla gezdiğimi?” gibi anekdotlar çıkmaya başlar.
Sonuç olarak, hem oyuncular gibi bizler, hem de oyun şirketleri arasında kimin kiminle evli olduğunu çözmek zorlaşacak gibi görünüyor. Ama bir şans verelim; belki de Wizardry, yıllar sonra tekrar önemli bir yer edinir! Şu durumda, kargaşanın bir tadı da olur, değil mi? Hem de gülümseyerek hatırlanacak bir macera! İyi oyunlar, eski dostlar!
Henüz yorum yapılmadı, ilk yorumu sen yapmak ister misin?