Yukarı Çık
Bildirimler
Şu anda, yeni bir bildirim mevcut değil!

Yeni bildirim olduğu zaman tam olarak burada karşına çıkacak.

3 dakika okunma süresi

3

God of War: Sons of Sparta’nın Eleştirisi ve Sony’nin Geleceği

Kratos'un sadece düşmanları değil, kalemleri de yok edişine tanık olun! 'Sons of Sparta' ile Sony'nin geleceği çok daha kanlı ve komik!

admin

2 saat önce

God of War: Sons of Sparta’nın Eleştirisi ve Sony’nin Geleceği

Geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen State of Play etkinliği, tomurcuğundan fırtına gibi büyüyen bir çiçek gibi bir programdı. Her kesimden izleyiciyi memnun edecek birçok duyuru yapıldı ve bu uzaktan bakılınca golf toplarının yağmur gibi düşmesi kadar sevindirici bir durumdu. Özellikle de programın kapanışına doğru God of War duyuruları geldiğinde salonda yankılanan alkışları düşünün; orada bulunanların hemen hemen hepsi sanki “İşte bu!” dediler. Ama dikkat, burada her şey güllük gülistanlık değil! Özellikle God of War Trilogy Remake’in duyurusu herkesin yüreğine su serpti; ancak en son çıkan oyun olan God of War: Sons of Sparta için tablo pek iç açıcı değil!

Çünkü gerçekten de sonradan pat diye “Merhaba!” diyen God of War: Sons of Sparta, incelemelerde düştüğü çukurlarla neredeyse bir yer altı dünyasından hellboy yaratıkları gibi kaçıyor. Metacritic’te yalnızca 68 puan ile serinin en düşük ortalamalı oyunu olarak göğsünü gere gere duruyor. Yani bir noktada, bu puanlama “Sons of Sparta”yı adeta dünya sahnesinin en kötü hekimine muayene ettirir gibi bir konuma düşürüyor. Hemen arkasından düşünecek olursak, serinin çoğu oyuncular tarafından tartışmalı addedilen oyunu olan God of War: Ascension bile 80 puan almıştı. Yani 68 puan almış bir oyun için “Bir ucundan çek, görün ne kadar kötü bir şey!” derken ciddiyetimizi bulmaktayız.

David Jaffe, bu oyun hakkında yaptığı eleştirilerle adeta bir ustanın fırçasını kullanarak resmi yorumlar yapıyordu! Kendisi, yazarların sevinci ve yıkımı arasında gidip gelen o anlarda sanki “Bunu ben yaratmadım!” diyordu. Haliyle bu tür bir durum, başka bir deyişle, “Biliyorum, çok kötü!” cümlesi eşliğinde oyunun ruhuna uygun düşmediği hissini veriyor. Oyuncular cephesinde de durum çok da farklı değil gibi görünüyor; genel olarak pek gönülden kabul gören bir oyun olamamış.

Peki, Sony bu durumu nasıl değerlendirecek? Belki de bu olumsuz sonuçlar, onlara gözlerini açmak için bir kapı aralayacak. Her ne olursa olsun, bu tür fırsatlar her zaman bir fırsatı barındırır. En kötü oyun bile, bazen oyuncuları gülümseten o hatalarla dolu olabilir ya da oyunculara ilginç hikayeler sunabilir. Hayat, her zaman olduğu gibi bir kutu çikolatadır; içinden tam ne çıkacağını asla bilemezsin! Olumsuz incelemelere rağmen, belki de sonuçta böyle bir mizahi boyutu olması bile, bazı oyuncular için eğlenceli bir seçim sunacaktır. Belki de en albenili olan yanları budur oyunların; bazıları patlayan efektler ve destansı hikaye sunarken, diğerleri içinse sadece “Emin misin bu senaryo?” diye sormak lazım!

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı, ilk yorumu sen yapmak ister misin?