Witcher Evrenine Yeni Bir Soluk: Multiplayer Deneyimi ve Heyecan Verici Gelişmeler
Witcher evrenine hoş geldin! Multiplayer ile yarasa kanı gibi iç içe geçmiş eğlenceler ve dev dinazorlar... Yok, yok, şakadayım! Hepsi heyecan!
4 saat önce
Witcher evreni, büyüleyici hikayeleri, unutulmaz karakterleri ve tabii ki Geralt’ın hayranlık uyandıran yetenekleriyle dolup taşıyor. Gözlerimizi dikip beklediğimiz yeni oyunlar, her zaman içimizde bir heyecan yeşertiyor. Şimdi de Witcher 4 ve üzerine yıllar sonra gelecek olan Witcher 3 DLC’siyle gözlerimizi kamaştırmaya hazırlanıyor! Hani taze taze açıldık ya, o heyecanla gelen haberler de ağzımızı sulandırıyor elbette. Yani bir anlamda, nefis birer yemek gibi, ağızlarımızda tadına doyamadığımız bir tat bırakıyorlar. Ancak bu sefer kulağımıza çalınan yeni haberler geliyor; MP1st kanadından. Yani demek istediğim, taze balık almak için gideceğiniz pazarın en köklü tezgâhı gibi bir şey!
Bu haberlere göre, CD Projekt’in mutfağında ikinci bir Witcher oyunu pişiyor. Ama durun hemen öyle “oh be” diye bağırmayın! Bu yeni oyun, Witcher evreninin daha önce hiç yaşamadığı bir multiplayer deneyimi sunacakmış. Gerçekten, bu devirde her şeyin multiplayer’ı çıkmakta! Merak ediyorum, daha önce Witcher kelimesinin yanına multiplayer kelimesini koyan aklımız neredeydi? Şunu hemen belirtelim ki, bu yeni oyun, uzun zamandır üzerinde çalıştıkları Project Sirius değil. Yani bu, kahve telvesinden bakılınca çıkacak başka bir kahve demliği!
Şimdi biraz detaylara inelim. Bu yeni oyun, 1230 yılında geçecek. Yani, Geralt’ın zamana şapka takıp seyahat ettiği yıllar değil! Bahsi geçen oyun, ana serinin dövüş elementlerini kullanacak. Hani şu, Geralt’ın canavarlara karşı dişlerini sıktığı ve muhteşem dövüş yeteneklerini sergilediği dövüş sahneleri… Şimdi oyuncular da çeşitli canavar kontratları alacak, karakterlerini güçlendirecek ve Witcher okulları arasından seçim yapma lüksüne sahip olacak. Kendi karakterinizi yaratmak da cabası! Yani ben bir Witcher okulu seçip, “Ben de işte şu tipte bir süper kahraman olacağım” diyebilirken, belki de komik bir karakter yaratıp, oyunun ortasında herkesin kankisi olabilirim!
Ama burada en ilginç kısım, oyunun herkese açık PC ve mobil cihazlara odaklanacak olması. Düşünsenize, Geralt artık telefonunuza bile gelebilir, “Beni yavaşlatma, baksana neler yapıyor bu oyun!” derken! Project Sirius ise doğrudan PC ve konsolları hedef alıyor. Aslına bakarsanız, *“Niye bilmiyorum ama Witcher ile multiplayer kelimesi yan yana geldiğinde aklıma direkt Hunt: Showdown geliyor.”* Yani hem yaratıkları hem de diğer Witcher’ları avladığımız bir oyun fena olmazdı, ne dersiniz? Belki de Kralın dışındaki tüm canavarlara karşı birlikte mücadele ettiğimiz bir gece yarısı şenliği yaratmak istiyoruz? Böyle bir oyun olursa, heyecandan karnımın açtığına dair bir duyguyu düşünebilirsiniz!
Böyle devasa bir proje, elbette ki beklentileri tavan yapacak. Oyun tutkunları olarak bir yandan heyecanla bekliyoruz, bir yandan da 1230 yılındaki karanlık ormanlarda kaybolmuş gibi hissediyoruz. Buradan umarım ki bu yeni oyun, hem kişisel karakter gelişimini hem de arkadaş gruplarımızla kahkahalarla dolu dakikalar geçirmemizi sağlayacak bir ortam sunar. Sonuçta, Geralt bile oyunun dışında böyle tatlı bir hikaye ile ne kadar eğlenir, değil mi?
Henüz yorum yapılmadı, ilk yorumu sen yapmak ister misin?