Yukarı Çık
Bildirimler
Şu anda, yeni bir bildirim mevcut değil!

Yeni bildirim olduğu zaman tam olarak burada karşına çıkacak.

9 dakika okunma süresi

4

Zemurialılar’ın Gizemi: Legend of Heroes Serisi Üzerine Derinlemesine Analiz

Zemurialılar’ın Gizemi: Legend of Heroes serisini derinlemesine analiz ediyoruz. Hikaye, karakterler ve evren üzerindeki etkileri keşfedin.

admin

2 saat önce

Zemurialılar’ın Gizemi: Legend of Heroes Serisi Üzerine Derinlemesine Analiz

Legend of Heroes serisi, gerçekten de kendine özgü ve niş bir yapıya sahip. Serinin son oyunu, Japonya’da 2024’te çıkmış olup, 1.5 yıl sonra Batı’ya ulaşmayı başardı. Bu seriye başladığım dönemde pek uzun zaman geçmemişti ama hızla derinlemesine yöneldim. Şunu söylemeliyim ki, daha önce oynadığım hiçbir oyun serisinde bu kadar dikkatli bir devamlılık görmemiştim. Her şey, önceki yıl çıkan ilk oyunun remake’ini denememle başladı. Daha sonra serinin dördüncü oyununu atlayarak Cold Steel’a giriş yaptım. Ancak, ilk dört oyunu da anlayabilmek için izlemem ve okumam gerekiyordu çünkü tüm oyunlar birbirine oldukça bağlı.İlk oyun olan Trails in the Sky 1202 yılında başlarken, bugüne kadar oynadığım Trails Beyond the Horizon 1209 yılında geçiyor. Toplamda 13 oyun boyunca yedi yıl süren bir hikaye sunuluyor ve bu süre zarfında yaklaşık 100 karakterle tanışma fırsatım oldu. Bu karakterlerin birçoğu dönem dönem oynanabilir hale geliyor, bu da bana her bir karakterle derin bir bağ kurma imkânı tanıyor. Onları sokağımda gördüğümde sohbet edebilecek kadar tanıdığım bir dünya sunması, serinin en dikkat çekici özelliği.

Zemurialılar’ın Gizemi: Legend of Heroes Serisi Üzerine Derinlemesine Analiz

Doyumsuz Zemurialılar

1150’lerde yaşanan teknolojik devrim ile birlikte Zemuria halkı, lüks ve doyumsuzluk içinde çıkmaza girmiş durumda. Daha önceki 12 oyunda sürekli diplomatik krizler yaşamış olan Calvard, bu silahlanma yarışını uzaya taşımak istiyor. İlk üç oyunda Liberl adlı ülkede geçirdiğimiz zamanın ardından, Zero ve Azure ile Crossbell’in bağımsızlık mücadelesine tanık olduk. Cold Steel serisi, iç savaşın etkisini yaşadığımız Erebonia İmparatorluğu’na kadar uzanıyor. Nihayet, Daybreak ile Calvard’ın meselelerine bir Spriggan bakış açısıyla yaklaşma fırsatına sahip olduk. Daybreak 1 ve 2’deki ana karakterimiz Van Arkride’in yanı sıra, Cold Steel serisinin ana karakterlerinden ve benim favorim olan Rean Schwarzer ile birlikte Kevin Graham’ın hikayeye dahil olması beni oldukça etkiledi. Kevin, yedi oyun boyunca kaybolduktan sonra aniden ana karakter olarak geri dönmesiyle gerçekten şaşırttı. Oyunun sürekli devam eden yapısı beni daha da büyülemeye devam ediyor; Rean ve Cold Steel ekibi geri dönerken, Rufus ve çetesi de oyunda yer alıyor. Lapis Rosenberg’i yeniden görmek de içimi ısıtmadı değil.

Bir Tek Uzay Kaldı

Calvard, dünya savaşından kaçmayı başarıp uzaya çıkmayı hedefliyor. Ancak, aşırı muhafazakar ve tanrıçalarına bağlı Zemurialılar, bu duruma şüpheyle yaklaşıyor. Ana karakterlerimiz özellikle bu şüphelerin odağı haline geliyor. Calvard’ın meselelerini ele alan hikayede, Van Arkride, Rean ve Kevin ile oynamamız gereken sürede çok daha az sahneye çıkıyoruz. Van’ın ekibiyle birlikte, oyunun son iki bölümünde çözülmesi gereken 4SPG adlı görevleri üstleniyor ve günlük hayatımızı geçiriyoruz. Ancak uzaya çıkma zamanı yaklaştıkça, KAOS herkesi sarıyor. 13 oyunda her şey yolunda giderken, KAOS’un patlak vereceğini öğrenmek beni geriyor. Zemuria’nın keskin sınırları var ve bu sınırların dışında neler yaşandığı insan aklını aşıyor. Tanrıça tarafından koyulduğu söylenen bu sınırların dışı “şeytan icadı” olarak görülüyor. Uzay ise tamamen farklı bir konu. “ACABA SİMÜLASYONDA MI YAŞIYORUZ?” sorusu, teknolojilerinin zirvesine ulaşmış Zemurialılar için sıradan bir varoluşsal kriz haline gelmiş durumda. Hikayenin detaylarına daha fazla girmek istemiyorum, çünkü bu 13 oyunluk hikayenin önemli kırılma noktalarından biri bu oyun. Oyun sonunda “VAN ARKRIDE’IN HİKAYESİ FİNAL BÖLÜMÜYLE SONA ERECEK” yazdığına göre, bunun da ötesinde bir kırılma yaşanacak.

Zemurialılar’ın Gizemi: Legend of Heroes Serisi Üzerine Derinlemesine Analiz

Trails serisiyle ilgili konuşacak kimse bulamıyorum. İnternette gördüğüm kaynak sayısı da oldukça az, ancak Reddit gibi platformlardan öğrendiğim kadarıyla, sıradaki oyundan itibaren Trails’in son dönemi başlayacak. Bu dönemde, ortaya çıkacak olan 13 oyunun ardından 26 oyunluk LİNEER bir seri yaşayabileceğimiz düşüncesi bile beni endişelendiriyor.

Grim Garten

Cold Steel 1’de Thors akademisine adım attığımızdan beri XP farmı yapabilmek amacıyla yerleştirilmiş olan Grim Garten, hikayenin merkezine yerleşmenin yanı sıra harika antrenman imkânları sunuyor. Bu sanal gerçeklik ortamını kurtarmaya çalışırken muhteşem bilgiler elde ediyoruz. Farm yapma kısmı oldukça eğlenceli ve tekrar oynanabilirliği oldukça yüksek. Bu alandaki en hit anlarından biri, son ana görev öncesinde tüm yapıyı temizleyip oyun tarihinde ilk kez görebileceğiniz gizemli bir şahsiyet ile tanışma fırsatını yakalamanız. Bu seriye döküldüyseniz, yan görevleri tamamlayarak bu epik sahneye tanıklık edeceğinizi umuyorum. Grim Garten, ödül sistemi açısından da cömert; kendi özel puanlarınızı kullanarak Gacha şeklinde ödüller kazanabiliyorsunuz. Daha önceki oyunlarda da mevcut olan bu sistem bu sefer daha cömert şekilde karşımıza çıkıyor. Aynı zamanda, oyundaki tüm karakterler için silah ve zırh gibi eşyaları alabileceğiniz bir mağaza sunuluyor ve bu mağaza sürekli güncelleniyor. Yani, Grim Garten tam anlamıyla harika bir deneyim sunuyor.

Zemurialılar’ın Gizemi: Legend of Heroes Serisi Üzerine Derinlemesine Analiz

Yeni Yüzler

Japonların yayıncılık dünyası ile nasıl tanıştıkları beni oldukça güldürüyor. Yakın zamanda oynadığım Pokemon Legends: Z-A’da da bir streamer kıza rastlamıştım. Şimdi ise Ouroboros içerisinde bir başka streamer kız var ve hepsi neredeyse aynı kalıptan çıkmış gibi görünüyor. Her yayıncı tikican değildir, bu yüzden sevgili Japonlar, daha farklı içerikler izlemeye özen gösterin lütfen. Ulrika adında bu yayıncı kız dışında, Ouroboros’un içinde bahsedilen başka bir karakter de karşımıza çıkıyor ve gerçekten güçlü olduğu söyleniyor. İlk oyunlarda mutlak kötü olarak tasvir edilen Ouroboros, artık daha gri bir alanda yer alıyor. Etrafımızda kimyasal silah yapmayı amaçlayan insanlar bile bize yardım isteyebiliyor. Oyun dünyasında ana karakterlerin yanı sıra neredeyse her NPC’nin bir hikayesi olması ve çoğunun siyah-beyaz olmaması, Trails serisinin yazımındaki büyük zaferlerinden biri. Geleneksel olarak, bu tür ARKADAŞLIK DÜNYAYI KURTARACAK temalı JRPG’ler beni sadece gameplay açısından etkilerken, Trails derinlemesine içime işledi ve bir daha bırakmam mümkün olmadı. Şimdi Horizon üzerine yeni oyunun ne zaman geleceği belirsizken büyük bir boşluk hissediyorum.

Serinin kendine has Orbal teknolojisi gelişimi ışığında meydana gelen bir build mekaniği var. Büyü ve yeteneklerimiz bu mekanik ile tamamen değişebiliyor. Oyun içerisinde birçok karakter olduğu için sayısız kombinasyon yapabiliyorsunuz. Min/max yapmak da oldukça kolay; fiziksel ve büyü saldırısı kullanan karakterleri ayırarak support karakterleri için özgün build’ler oluşturmak da mümkün. Her karakterin kendine özel yetenekleri var; bunlara craft deniyor. Bunun yanı sıra herkese öğretebileceğiniz büyüler mevcut ve bunlar art olarak adlandırılıyor. Art hasarı veren Agnes, Renne gibi karakterlerin büyü repertuarı ayrıca plugin alarak geliştirilebiliyor. Oyun sonuna ulaşırken her elementten büyük hasarlar verecek epik saldırıları Renne’e verdiğimde, başka bir karaktere ihtiyaç duymaz hale geliyorum. Hele bir de büyü kullanırken çevikliği %100 artıracak orbament bulduysanız geçmişteki düşmanlarınıza geçmiş olsun demek düşüyor. Yanında bir tank ve hızlı fiziksel saldırıcı bir karakter koyarsanız, hiçbir boss sizi korkutamayacaktır. İkincisi, bir kez daha belirtmek gerekirse, Trails into Reverie’de en son baktığımda 48 adet oynanabilir karakter vardı ve evet, hepsini yakından tanıyorum.

Zemurialılar’ın Gizemi: Legend of Heroes Serisi Üzerine Derinlemesine Analiz

Bu Nasıl Son?!

Seride bitirdiğim 9. oyun olan Horizon, beni en çok dehşete düşüren kurgu oldu. Genelde, Cold Steel 1 hariç neredeyse tüm oyunlarda sona geldiğimde tipik bir JRPG’deki gibi sonsuz katlı bir zindana girince olayların bittiğini anlamıştım. Ancak Horizon o kadar etkileyici bir noktada sona erdi ki, neye uğradığımı gerçekten şaşırdım! Bu sonu yazmak için kalbiniz taş gibi olmalı… Şimdiye kadar, oyunları oynarken devamının olduğunu bilmek insana bir rahatlık veriyordu fakat Horizon’dan sonra ne olacağını, nerede biteceğini bilmiyorum. İkinci oyunun remake’i yolda ama hali hazırda hikayenin nereye gideceğini çözemedim. Belki de çok beklenen doğu taraflarına doğru yeni bir ülkeye geçeceğiz ama olur mu böyle bu kadar kalp kırılmaz! Kısaca demek istesem de, Trails serisi hakkında hiçbir şey kısa değil. Seriye sıfırdan başlamak istiyorsanız, Horizon kesinlikle başlangıç noktası değil; ben Cold Steel’dan başladım ve orası daha uygun görünüyor. Eğer biraz daha beklerseniz, ilk üç oyunun yeniden yapımı çıkınca Liberl’dan hikayeye başlayacaksınız. Şu an, Back to the Future benzeri olarak her yeni yapımda geçmişe yolculuk yapmanın heyecanı ve Estelle ile Joshua’yı tekrar görmenin mutluluğu ile oyunları oynayacağım. Eğer beklemek istemiyorsanız, Cold Steel’dan sonrasına başlamak hiç ideal değil ve en az 9 adet ortalama 60 saatlik JRPG’yi tamamlamaya hazır olmalısınız. Ya da bu karmaşadan uzak durup mutlu bir hayatınıza devam edebilirsiniz…

Zemurialılar’ın Gizemi: Legend of Heroes Serisi Üzerine Derinlemesine Analiz

Zemurialılar’ın Gizemi: Legend of Heroes Serisi Üzerine Derinlemesine Analiz

Zemurialılar’ın Gizemi: Legend of Heroes Serisi Üzerine Derinlemesine Analiz

Zemurialılar’ın Gizemi: Legend of Heroes Serisi Üzerine Derinlemesine Analiz

Zemurialılar’ın Gizemi: Legend of Heroes Serisi Üzerine Derinlemesine Analiz

Zemurialılar’ın Gizemi: Legend of Heroes Serisi Üzerine Derinlemesine Analiz

Zemurialılar’ın Gizemi: Legend of Heroes Serisi Üzerine Derinlemesine Analiz

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı, ilk yorumu sen yapmak ister misin?