Game Pass Eleştirisi: Moon Studios’un Vizyonu ve Xbox’ın Geleceği
Game Pass’le Moon Studios’un hayallerine dalıyoruz! Xbox’ın geleceği, pizzadan daha lezzetli olabilir mi? Gelin, birlikte keşfedelim!
4 saat önce
2010 yılında kurulan Moon Studios, aslında sadece mükemmel oyunlarıyla değil, aynı zamanda CEO’su Thomas Mahler’in sık sık Twitter’da yaptığı alışılmadık çıkışlarıyla tanınıyor. Özellikle, Ori and the Blind Forest ve Ori and the Will of the Wisps oyunlarıyla adını duyuran bu stüdyo, şimdi de *No Rest For The Wicked* adlı yeni oyununun tam sürümünü çıkarma hazırlığında. Ancak geçmişte Microsoft ile olan ilişkilerinin ardından, Moon Studios’un yolları artık çok farklı yönlere sapmış durumda. Oturup sohbet etmek gerekirse, stüdyo CEO’su Thomas Mahler bir nevi dijital piyon gibi, oyun dünyasıyla ilgili sıkça düşünceleri ve görüşleri olan bir karakter. Twitter’da Game Pass hakkında yaptığı son yorumlar bu durumu bir kez daha ortaya koydu.
Mahler, XBOX Game Pass abonelik servisini eleştirerek, bu servisin büyüyemediğini, sebebinin ise büyük oyun yokluğundan kaynaklandığını dile getiriyor. Gelişmiş çağımızda, Game Pass stratejisi güzel olabilirdi tabii ama herkesin ona gerçekten ilgi göstermesi gerekirdi. Ama sorun şu ki, kimse ilgilenmiyormuş gibi görünüyor! Aksi takdirde, her ay memnuniyetle abonelik ücreti ödemeye razı bir kitleye sahip olabilirdik. Geçmişte HBO gibi içerikler sunarak aboneliklerini sürdürenler, sadece *The Sopranos*, *The Wire* ve *Game of Thrones* maratonları için bile parayı gözden çıkartan oyuncular oluyordu. Ama nedense! Oyun dünyasında, özellikle de Xbox tarafında “YENİ” içerikler daha da önemli hale gelmiş. Gel gör ki, eski oyunların kalitesine yaklaşmayan yeni içerikler sunulduğunda, sorunlar kaçınılmaz oluyor.
Açıkçası, son yıllarda Xbox’ın piyasaya sürdüğü olağanüstü kaliteli büyük bir oyun bulmak gerçekten çetin bir ceviz. Belki bir üçüncü parti oyun bulurlar ama işte burada bir sıkıntı var; o da birinci parti stüdyolarının yaşadığı zorluklarla bitiyor. Bethesda’nın geliştirmesi gereken “uzaydaki Skyrim” diyebileceğimiz oyun, sonuçta *Starfield* olarak karşımıza çıkıyor ve beklentileri karşılamaktan çok uzak. Sanki Don Kişot’un rüzgar değirmenlerine saldırması gibi, Xbox yöneticileri oyuncuların isteklerini anlamakta zorlanıyor.
Her biri, bir şekilde oyun yapıyor ama yetenek ile potansiyel arasındaki o ince çizgide yürümek zorundalar. Geliştiricilere, sadece ortalama oyunlar üretmek yerine, büyük başarılara imza atabilecekleri şekilde teşvik etmeliler. Yani, belirli bir noktada, oyun geliştirenlerin kazançları ve çabaları arasında mantıklı bir ilişki kurmaları şart. Böyle yapmadıkça, oyuncuların motivasyonunu kaybetmeleri an meselesi. Durum o kadar ilginç ki, Game Pass’in bazı yönleri sanki komünizme benziyor. Nasıl mı? Eee, komünizmde olduğu gibi eğer topluluğa ekstra çaba göstermeleri, iyi oyunlar çıkarmaları için güçlü teşvikler sunmazsanız, işte o zaman sistem çökmeye başlar. Oyuncular, acayip mükemmel içerikler sunulduğunda paralarını vermeye razı olurlar; yoksa hemen dönüş yapmaya başlayacaklardır.
Mahler’in sözlerini biraz daha açacak olursak, Game Pass’tin yeterince büyük oyun olmadığını düşünmüyorum ama bence “herkese hitap edecek çeşitlilikte büyük oyunlar” sayısı az diyebilirim. Yazık ki her hafta bir yeni oyun çıkıyor ama kaç tanesi oyuncuların dikkatini çekiyor? İşte burada devreye bir başka komik unsur giriyor: Bazı oyunlar var ki, onların çıkışını duyar duymaz “Bu nedir Allah’ım?” demeden edemiyorsunuz. Özetle, dağıtımcıların biraz daha cesur adımlar atması gerekiyor, yoksa oyuncular her geçen gün el kol bırakıp kaçacaklardır. Yani sonuç olarak, Moon Studios’un yönünü nereye çevireceği ve Xbox’ın bu tuhaf durumdan nasıl sıyrılacağı merak konusu! Çünkü zaman geçtikçe, paraya kıymak için sabırsızlanan oyuncular onları affetmeyecek gibi görünüyor.
Henüz yorum yapılmadı, ilk yorumu sen yapmak ister misin?