Assassin’s Creed: Resynced ile Karayipler’e Dönüş ve Yenilikler

Karayipler’e geri döndük! Sakız tutarken gemi savaşı yapmayı öğrenin, kedileri sevin ve Assasin’lerin yeni kıvrımlarına gülün!

admin

Assassin’s Creed serisi, oyuncular arasında adeta bir aşk hikayesidir. Her oyunla birlikte, geçmişe yolculuk yaparken, bir yanda tarihi figürlerle karşılaşırken, diğer yandan da mantar gibi çoğalan yeni mekanikler ve karakterlerle dolu bir deniz yolculuğuna çıkıyoruz. Ancak, bu serinin bazı oyunları, hayranları arasında tartışmalara neden olurken bazıları da tam aksi bir durumu yaratıveriyor. Özellikle de ilk dönem için öne çıkan Ezio üçlemesi, oyun dünyasına pek çok yeni soluk getirdi. Oynayanların gözlerinde canlanan hayaller ile mırıldandıkları o meşhur sözleri duyar gibi oluyorum: “Insieme per la vittoria, vittoria agli assassini!” Ancak hayranlar, bu kadar uzun bir seriyi beslemek için her zaman aynı motivasyonla dolu kalamıyorlar. Belki de bu sebepten ötürü, üçüncü oyundan sonra karışık duygularla dolmaya başladık. Fakat dördüncü oyun olan Black Flag, korsan teması ile adeta hayranlarının gönlünde taht kurdu. Tabii ki Ubisoft’un yaptığı duyuru ile serinin gözdelerinden birinin Remake’inin geleceğini bildiğimizde, ufak bir heyecan dalgası hissetmemek elde değil.

Kısa bir süre önce, küçük bir ön gösterim ile karşımıza çıkan Resynced, tam anlamıyla bir Remake olarak duyuruldu. Şimdi “Remaster nedir?” diye sorduğunuzu duyabiliyorum. Hani bazı oyunlar, eski grafiklerini sadece düzeltip piyasaya sürülüyor ya, Resynced böyle bir şey kesinlikle değil. Bu oyun, daha canlı ve göz alıcı grafiklerle değil, tamamen sıfırdan yeniden inşa edilmesi ile öne çıkıyor. Yani, yoksa AI filtreleri ile Nvidia basıp geçmek gibi bir durum yok ortada. Resynced, Anvil motorunun son sürümü ile inşa edilmiş. Bu, bizi daha zengin bir görselliğin yanında, daha gerçekçi gölgelendirme de bekliyor olacak. Düşünün ki, bir zamanlar hayal bile edemediğimiz dinamik hava durumu sistemleri ile karşılaşacağız. Karayipler’de rüzgârın ve dalgaların nasıl bir etki yaratacağını hissedeceğiz! Özetle, yelken açma deneyimi bir tık daha üst seviyeye taşınıyor. Tüm bu yeniliklerle birlikte, bir daha bu kadar keyifli bir deneyimi karşımızda görmeye hazır olun, çünkü Black Flag bizleri tekrar senkron ettiğinde yeni deneyimler sunuyor olacak.

Tabii ki yalnızca görsellik değil, yani yeni parkur sistemleri de eklenecek. Daha önce Shadows oyunundan tanıdığımız bazı yenilikler de buraya gelecek gibi görünüyor. Parkur sistemine gelecek olan yeni numaralar, yan sıçramalar, geri zıplamalar, eğilerek gizlenme gibi özelliklerle oyuncuları da yerinde sayamaz hale getirecek. Eski oyunlardaki sinir bozucu takip ve düşman dinleme görevleri, yeniden gözden geçirilip daha akıcı bir hale getirilecek! Kısacası, bu oyun gerçekten bir başyapıt olmaya bir adım daha yaklaşmış durumda. Bu durum umarım eski oyunların bazı ‘kötü’ yönlerini göz ardı etmek durumunda kalmamıza sebep olmaz. Herkesin aklındaki en büyük soru şu: “Acaba eski tatları kaybettirecek mi bu yeni sistemler?” Ama görünüşe göre yeni dövüş sistemi bizleri pek de rahatsız etmeyecek; çünkü eski tarz aksiyon ve savaş deneyimini aynı şekilde sunacaklar. Yani, imdat, kılıç elimden kaçıyor! demeden kapışmaya devam edeceğiz.

Diyelim ki, ikinci başrol karakterimiz Jackdaw, daha önceki oyunlardan tanıdığımız o meşhur gemimiz, artık daha fazla kişiselleştirme ve ateş gücü ile donatılıyor. Bunu duyduğunuzda, “Hey! Artık gemimizin maskotu olarak bir de maymun ve kedi alabiliyor muyuz?” diye düşündüğünüzü hayal edebiliyorum. Evet, yanlış duymadınız! Gene de bu sevimli dostların işlevi henüz net değil, ama bu durum dahi bizim yüzümüzde bir gülümseme yaratmaya yetiyor. Sunumda, yeni ekip üyeleriyle ilgili çokça heyecan verici şey duyduk. Lucy Baldwin ve diğerleri ile birlikte yeni görev dizileri ve maceralar bizi bekliyor. Sanırım Resynced ekibi bu konuda çok istekli görünüyor; umarım diğer Remake takımları da onlardan ilham alır!

Sonuç olarak, eski karakterler de unutulmamış. Blackbeard gibi karakterler, yeni görev dizileri ile daha da derinleşecek. Bu duruma bir de Edward’ın içsel çatışmalarını daha iyi anlatan yeni içerikler eklenince, hikâye zenginliği bizi oldukça memnun edecektir. Modern zaman kesitleri hakkında yapılacak yorumlar ise çokça tartışmaya açık, çünkü ne yazık ki kendi içindeki karmaşık yapısındanısından dolayı pek de güçlü bir yorum mercii oluşturamamıştı. Ancak bu noktada yapımcıların, Animus’a bağlı bazı bölümlerin tekrar kullanılacak olmasını duyurması, bu durumun kötü sonuçlanmayacağı umudunu da alevlendiriyor. DLC ve Multiplayer oyunun dışında tutulacak ve tamamen tek kişilik deneyime odaklanılacak. Oh, ne güzel!” şeklinde rahat bir nefes alıyoruz.

Ayrıca, orijinal müziklerinin yanına Woodkid’in de ekleme yapıldığı müzikler duyulmaya değer olacak gibi görünüyor. Oyunun karakterinin, ruhunun yansıması olan bu melodilerle, biz oyuncuları Baylar ve Bayanlar, Carib Denizlerine davet ediyor. Yani, tarihimizi tek seferde keşfetmeye hazırlanın; çünkü demir alım tarihini 9 Temmuz’a yazmadan geçmek olmayacak! Uzun lafın kısası, Karayipler bir kez daha bizi çağırıyor. Gemiye atlayalım ve tarifeli sefer için hazır olalım!

İlgili Gönderiler

Exit mobile version