Bang-On Balls Chronicles: Eğlence Dolu Bir 3D Platform Macerası
Bang-On Balls Chronicles'ta toplarımızı kaybetmişiz! 3D platformda dakikada bir komedi, aksiyon ve düz duvara çarpışmalar bizleri bekliyor!
7 ay önce
Çocuklar, bayılarak oynadığımız “The Witcher 3”ün en eğlenceli yanlarından biri hiç kuşkusuz ki Gwent kart oyunuydu. Resmen canavar avlamayı, Ciri’yi bulmayı falan unuttuk, arka planda “Hadi bir Gwent oynayalım!” diye deli gibi kart arıyorduk. O kadar bağımlılık yaptı ki, sanki Vahşi Av’ın lideri Eredin’le karşılaşsak bile, kolları sıvayıp “Bize bir masa ayarlayın, biraz kart mermisi atışalım!” diye soracak duruma gelmiştik. İşte bu derde deva bağımlılığın yaratıcısı, Damien Monnier, yine CD Projekt Red’den eski bir arkadaş olan Jose Teixeira ile birlikte harika bir eser ortaya koydu: Bang-On Balls Chronicles.

Biliyor musunuz, bu oyun aslında 3D platform türünde. “Countryballs” adlı karikatür serisinden esinlenerek geliştirildiği için, şımarık toplara dönüşen ülkelerin bayrak renklerini benimsiyoruz. Evet, tahmin ettiniz! Mavi, kırmızı, yeşil toplar bir araya geliyor ve biz onları kontrol ederek, zıplayarak ve yuvarlanarak farklı maceralara atılıyoruz. Oyun, bir film stüdyosunda başlıyor ve etrafımızda Minyonlar gibi sesler çıkaran, sürekli işine gücüne bakan ve komik şeyler yapan toplar var. Kendi aralarında sürekli şamata yaparak, bizlere bol bol kahkaha atmamız için fırsatlar sunuyorlar. 😄
Film stüdyosunda oldukça eğlenceli bulmacalar ve gizli nesneler mevcut. Tüm bu aksesuarları bulduktan sonra topumuzun görünümünü değiştirmemiz sürpriz başka yetenekler kazandırıyor. Bu sayede sadece görselliğimizi değil, aynı zamanda bulmacaları çözme yeteneklerimizi de artırıyoruz. Stüdyodaki televizyonlardan asıl oyun dünyasına geçiş yapıyoruz. Vay be! Orası tam bir cennet. Vikingler, Feodal Japonya, Uzay, Korsanlar ve Vahşi Batı gibi farklı dönemlerle karşılaşıyoruz. Ama erken erişimde olduğumuz için şu an sadece İngiltere dönemine ulaşabiliyoruz. O harita o kadar geniş ki, ben 4-5 saat boyunca oynamama rağmen hâlâ keşfedilmemiş yerler var, yahu sormayın gitsin!

Yeraltı dehlizleri, muazzam kaleler, gizemli madenler, korkutucu mezarlıklar ve şarap mahzenleri… Bu haritada neredeyse her köşe başında yeni bir keşif var. Yeri geliyor, hepimizin merak ettiği sorulardan biri aklımdan geçiyor: “Acaba bu taşın altında neler var?” Hızlı bir şekilde toplara çarparak da düşmanlarımızla savaşıyoruz. Bu topların bazıları o kadar küçücük ki, iki darbede yere seriliyorlar. Ama dikkat! Kocaman “Zombi toplar” da var ki, cidden işimizi zorlaştırıyorlar. Hepsinin arasında çok güçlü boss’lar da mevcut ve bu boss’lar gerçekten muhalefeti sürdürmeyi başardıklarıyla tanınıyor.
İngiltere bölümünde kurtarılması gereken birçok karakter, kafesin içinde hapsolmuş bir şekilde sizi bekliyor. Elde ekibi topladığımızda gizli ve bir o kadar garip olan bir bölümü açma şansına sahip oluyorsunuz. Bunların yanı sıra toplamamız gereken bazı film makaraları da mevcut. Bu makaralar, film stüdyosundaki kilitli kapıları açmamıza ve yeni bölümlere ulaşmamıza yardımcı oluyor. Bir hayli heyecan verici değil mi?

Yalnız yapımcılar, Kasım ayında oyun için yeni bir harita sunacaklarını açıkladı. Oysaki biz daha İngiltere haritasında kaybolmuşken, üçüncü kat daha büyük bir uzay bölümü gelecek. (Vay be, kesin Amerika ile Rusya’nın uzay savaşına konuk olacağız!) Üstelik durmadan oyun içerisini güncelliyorlar. Geçen gün üç tane atari cihazı eklediler. Düşünsenize, futbol maçı yapabiliriz ya da Street Fighter’daki arabaları kırma bölümünde siper alabiliriz. Hayır, bu olayları Bang-On Balls evrenine uyarlanmış haliyle yapacağımız için çok daha eğlenceli olacak!
İster çevrimiçi olarak, ister dört arkadaşınızla aynı anda oynayın. Hatta bazı bosslarla karşılaşmak için yalnızca iki kişi olarak geçilebilecek kapılara ulaşmanız gerektiğinde dikkatli olun! Fakat merak etmeyin, bu savaşlar tamamen isteğe bağlı ve tek oyunculu senaryoda size kaybettirmiyor. Böylece hafif bir korku ve heyecan da katılmış oluyor. Kısacası, “Bang-On Balls Chronicles” henüz erken erişimde olmasına ve tek bir haritaya sahip olmasına rağmen, gerçekten çok eğlenceli bir oyun haline gelmiş durumda. Diğer bölümlerin eklenmesini sabırsızlıkla bekliyorum. Eğer bu bölümler de İngiltere bölümü kadar zengin olursa, elbette karşımıza mükemmel bir platform oyunu çıkacak demektir. Şimdi soruyorum size, bu eğlenceye katılmamak mümkün mü? Mart 2021’den beri Erken Erişim’de olan bu oyunu Steam üzerinden sadece 25,00 TL’ye alabilirsiniz!






Henüz yorum yapılmadı, ilk yorumu sen yapmak ister misin?