Build a Rocket Boy: Çalışan Gizliliği Krizi ve Teramind İddiaları
Gizlilik krizinde roket gibi hızla fırlayın! Teramind iddiaları ışığında, çalışanlar mı, uzaylılar mı gizli? Gülmek serbest!
1 saat önce
İş ahlakı, gizlilik ve bir teknoloji şirketinin sırları… Evet, bugün tam da bu konular etrafında dönen bir hikayeye merhaba diyoruz. Build a Rocket Boy (kısaca BARB), adından da anlaşılacağı üzere, roketler inşa etmekten çok daha fazlasını yapıyor gibi görünüyor; ama bu sefer bir gazete manşetiyle karşımıza çıktılar. Birleşik Krallık’ın en büyük oyun sektörü sendikası IWGB, şirketin üzerine bir dava çekti. Aslında, ne demişler, “Hepimizin bir gizli roketi var” ama bu seferki roket, çalışanların bilgisayarlarını gözleme alan bir sistemle dolu!
Son günlerde, BARB’ın gizemin içinden sıyrılıp çıkmasına yardımcı olacak bir şey yok gibi. Ne de olsa, izinsiz gözetleme sistemleri her zaman bir tüyler ürpertme konusu olmuştur. Teramind adı verilen bu yazılımın şirket devrinde, çalışanların izinsiz bir şekilde gözetlenmesiyle ilgili iddialar havada uçuşuyor. IWGB, bu yaşananları “gizlilik ihlali” olarak adlandırarak, sadece çalışanların bilgisayarları üzerinde değil, aynı zamanda onların evlerinde de gizlice bir kameranın takıldığını vurguluyor. Hani şu filmlerde görme şansına eriştiğimiz, en sevilen dedektiflik hikayelerindeki gibi. Fakat bu sefer dedektif biz değiliz; çalışanlar meğ dedektif gibi çalışıyormuş da haberimiz yokmuş!
Tam da bir Gizli Alemin Kombinasyonu kadar korkutucu olan bu durum, BARB’dan daha fazla ses çıkmasına sebep oldu. 40’tan fazla çalışan, gizli bir köpeğin sesi gibi şikayette bulununca, “Bu işin içinde bir iş var” dedirtti. Tam da burada bir parantez açalım; gizli köpek sesleri gibi değil, daha çok ‘Sakın bana yaklaşma’ türünde çığlıklar! Bu da yetmezmiş gibi, BARB Neden Teramind’i kurduğunu açıklamaktan da kaçınıyor. Tam olarak “Gizli planımız var, bize dokunmayın!” tarzında bir yaklaşım sergiliyorlar.
İnsan bu noktada şunu merak ediyor: “Bu kadar çok gizlilik neden?” İzin almadan çalışanların bilgisayar ekranlarını kaydetmek, onların tuş vuruşlarını izlemek ve mikrofonların seslerini yakalamak… Bütün bunlar yalnızca bir videoda gözleme isteğinden mi ibaret? Bunların dışında başka neler oluyordu, onu bilemiyoruz. İsterseniz bunun üzerinde biraz düşündükten sonra, durumu daha fazla araştırmak en iyisi. Çünkü eğer BARB’ın çalışanları bir distopya filminde yaşar gibi yaşıyorsa, bu konuda bir aksiyon almak sadece adalet değil, aynı zamanda eğlenceli bir macera olurdu!
Sonuç olarak, bu olayın peşini bırakmak mümkün görünmüyor. Hem sınırlı olan çalışanların pes etmeye pek niyetleri yok gibi, hem de ihlallerin büyüklüğü karşısında havada süzülen yüzlerce “Neden?” sorusu var. Gelecek günlerde bu konuda daha fazla bilgi edindiğimizde, umarım o ‘roket’leri gerçekten inşa etmeye başlarlar ve çalışanların haklarını gözetmeyen bu sıkıntılı durumu sonsuza dek geride bırakırlar.
Henüz yorum yapılmadı, ilk yorumu sen yapmak ister misin?