Geçtiğimiz ay oyun severlerin kalbini çalan Crimson Desert, çıkışında sanki bir ünlü sanatçının konserinde bilet kalmamış da herkes kapıda kalmış gibi bir performans sergiledi. Beklentiler o kadar yüksekti ki yer çekimi bile ikinci planda kaldı. Yani, oyunun çevresindeki hava o kadar mevsimsel değişiklik göstermek üzereydi ki, “Bu oyun tam bir hit!” diye düşünürken, birkaç inceleme sonrasında “Acaba ben yanlış mı düşündüm?” diye kendi kendime sormaya başladım. Baktık ki yatırımcılar bu durumu pek hoş karşılamadı ve oyun hisseleri bir anda uçurumdan aşağı yuvarlandı. Hisse senedi fiyatları, düştükçe düşüyor, sanki bungee jumping yapıyor gibiydi!
Fakat zaman geçtikçe, Crimson Desert’ın satış performansında bir toparlanma yaşanmaya başladı. İlk çıkış gününde 2 milyon kopya satan oyun, üç gün içinde bu sayıya ek olarak bir 1 milyon daha artırarak durumu kurtardı. Yani, elma biçiminde bir reklam afişi gibi, herkesin gözüne çarpmaya başlamıştı. Yani milattan sonra 4. yüzyılda ilginin yüzde 200’e çıkarılması gibi bir şey! Sonrasında Pearly Abyss, oyunun Twitter (X) hesabından “Crimson Desert dünya çapında 4 milyon kopya sattı!” diye duyuru yaptı. Aferin ona! Hatta onları kutlamak için bir şişe şampanya açmak lazım. Bu süreçte onlara destek veren tüm Greymane’lere teşekkür etmeyi de unutmadılar tabii ki. Burası tam bir topluluk duygusu, yeter ki çiçeği burnunda bir oyun olsun!
Gel gelelim, böyle bir satış performansını sürdürebilecek mi? Oyun dünyası tahmin edilemez bir yerdir; bir gün yıldız gibi parlayan bir oyun, ertesi gün unutulmuş bir hatıra olabilir. Crimson Desert’ın geleceği biraz bulutlu, sanki bir yudum sıcak çay içip pencereden dışarı bakar gibi. Kendi kendime düşünüyorum, yıl sonunu ne kadar bir satışla kapatacak? Yani, acaba 5 milyon mu? Yoksa 10 milyon mu, “Yılın Oyun Hissi” ödülünü alabilmek için ne gerekirse? Her şey bir muamma. İlerleyen dönemlerde bu sayıların yükselip yükselemeyeceğini hep birlikte göreceğiz. Ama şunu unutmamak lazım; bırakın oyun dünyası yıkılsın, biz eğlenmeye devam edeceğiz!