Cyberpunk 2077, çıkışıyla birlikte adeta bir sirk gibi bir gösteri sundu. Hani derler ya, “Bütün dünya bir sahne…” işte bu oyun da o sahnenin başrolü oldu. Ama nedense sahnede bir sirk maymunu gibi zıplayıp durdu. İlk günler, herkesin heyecanla beklediği, yüzlerce saat oyun oynamak için sıraya girdiği bir yapım olarak ortaya çıktı. Ancak, ne yazık ki, birçok oyuncu için bu, “Ben bu oyunu alırım, ama acaba en kısa sürede nasıl iade ederim?” sorusuna dönüşmeye başladı. İşte burada, CD Projekt Red’in (CDPR) nasıl bir yönetim krizi yaşadığını anlamak mümkün. Oyunun önceki nesil konsollarda sergilediği performans, çoğu oyuncu için “oyun mu, şaka mı?” sorusunu gündeme getirdi.
Oyun çıkmadan önceki tanıtımlar, adeta birer Hollywood filmi gibi efektlerle doluydu. Ancak gerçek, oyunun çıkışından sonra yüzümüze çarpan bir tokat gibi oldu. Oyun, “çalışmayan bir yapım” olarak nitelendirildi, bu da Twitter üzerinde bir özür metni yayınlamalarına sebep oldu. Bu metinde, oyuncuların dijital platformlardan iade başvurusunda bulunabilecekleri belirtilmişti. Ancak, bu durumdan sonra ortaya çıkan başka bir ilginç olay daha var: OpenCritic, kendi sayfasında bir uyarı metni yayınlayarak, oyuncuları Cyberpunk 2077’nin konsol versiyonunu almamaları konusunda uyardı. Yani, bir nevi “Bu oyunu altın bilezik gibi görünmeyin, elinize yüzünüze bulaşır!” dediler.
İade Süreci ve Üzerinde Düşünülmemiş Hamleler
Burada, CDPR’ın iade süreçlerini Sony ve Microsoft ile konuşmamış olması, kendilerinin bir yönetim krizinde olduğunu gösteriyor. Sanki CDPR, bu kızgın kalabalığı başından savmak için aceleci bir özür metni yazmış ve tüm suçu Sony ve Microsoft’a yüklemiş gibi. “Bize ne de olsa bu oyunun çıkışında sorun var, ama biz bu işten sıyrılırız!” düşüncesiyle hareket etmişler. Microsoft, gecikmeden iade sürecini başlatınca ve Sony’ye yapılan bazı iade talepleri olumsuz sonuçlanınca, bir anda oklar Sony’ye yöneldi. “Suçlu kim?” sorusunun cevabı ise, çoğu oyuncu için oldukça netti.
Şahsi fikrime gelince, Sony, iade kabul prosedürünü uyguladığı için suçlanmamalıydı. Evet, belki de oldukça katı bir iade politikaları var, ama bu politikayı oyun çıkmadan önce herkes biliyordu. Sonuçta, açık bir hüküm var: İade talebinin kabul edilebilmesi için, satın alma işleminin üzerinden 14 günden fazla bir süre geçmemiş olması ve içeriğin indirilmemiş olması gerekiyor. Bunun istisnası ise, içeriğin bozuk olması. İşte burada asıl mesele ortaya çıkıyor. Hem Microsoft hem de Sony, Cyberpunk 2077’nin kalitesine güvenerek bu oyunu satışa sunmuştu, ama sonuçta ellerinde “bozuk” bir ürün vardı.
Sony’nin Müşteri Memnuniyeti ve Gelecekteki Adımlar
Sony, yaptığı açıklamada müşteri memnuniyetinin öncelikli olduğunu belirtti. Bu nedenle, PlayStation Store üzerinden Cyberpunk 2077 satın almış ve iade etmek isteyen herkesin taleplerinin kabul edileceğini duyurdu. Bu açıklama, oyun dünyasında adeta bir deprem etkisi yarattı. Zaten şu aşamada başka bir türlüsü beklenemezdi. “Oyun bozuk, ne yapalım?” demek yerine, sorunu çözme yoluna girmişlerdi.
Şimdi asıl merak edilen şey, CDPR’nın bu durumdan sonra nasıl bir yol haritası çizeceği. Açıkçası, kriz yönetimi konusunda son iki haftadır pek de başarılı bir performans sergiledikleri söylenemez. Oyunun çıkışının ardından geçen 6 gün içinde şirket, yaklaşık 1 milyar dolarlık bir değer kaybı yaşadı. Sony’nin bu hamlesi de onların üzerindeki baskıyı artıracaktır. CDPR, bu durumdan sonra nasıl toparlayacak? Belki de “Bize güvenin, her şey yoluna girecek!” diyerek bir kampanya başlatabilirler. Ama bu sefer, umarım gerçek bir sihir ile gelirler, yoksa oyuncuların “Yine mi?” diyecekleri bir durumla karşılaşabiliriz!