Disney+’ın Yükselişi: Dijital Dünya ve İzleyici Rekabeti
Disney+'ın yükselişiyle birlikte, dijital dünyada izleyici rekabeti öyle bir hal aldı ki, Netflix'in peşinden koşan Micky Mouse bile terleyecek!
7 ay önce
Hani derler ya, “dijital dünya yeni bir çağ başlattı.” İşte, sanırım o çağ artık resmi olarak kapımızda! Korona virüsü yüzünden evlerden çıkamadığımız şu günlerde, sinema salonları kapılarını kapatırken, biz de oturup evlerimizde Netflix ve diğer yayın platformlarına veda ederken kendimizi sıkı bir şekilde bu dijital krallık hayal dünyasında bulduk. Önce bir bakıyorsunuz, “Başka bir gezegeni keşfettin mi?” type içerikler arasında kaybolmuşsunuz. Bu esnada, tüm büyük yayın platformları, abone sayıları ile şaha kalkarken, rakamsal başarı hikayeleri de birer birer gündeme geliyor. İşte Disney+ da bu hikayenin baş kahramanlarından biri oldu!
Disney+ öyle bir yükselişe geçti ki, adeta bir roket misali! Geçen yıl tam 70 milyon kullanıcıyı cebine koyan bu platform, şimdilerde 118.1 milyon kullanıcıyı görerek %60’lık bir artışla etekleri zil çalmaya başlayacak gibi görünüyor. Evet, evet, yanlış duymadınız! Nisan ayında 103 milyon abone açıklamıştı, bir tempoyla getirdiği 18 milyon kullanıcı ile kendisinin bir başka ‘bizimkiler’ belgeseli olacağını hemen hissettirdi. Eğlenerek izlediğimiz dizilerin ve filmlerin arka planındaki kıyasıya mücadeleyi düşünün, o rekabetin içindeyiz ama bunu en çok bizler, izleyiciler olarak hissediyoruz. Kimlere merhaba demişiz, bazen sayılar karışıyor, sayın abone bakanım!
Biliyor musunuz, Disney+ henüz Türkiye pazarına girmemişken, Netflix ile olan potansiyel kapışmasını beklemek bile eğlenceli. İki devin arasında geçecek olan savaş, kuşkusuz biraz bol bol anekdot ve komedi unsuru da barındıracaktır. Düşünsene, aynı sokaklarda ne olup bittiğini anlamaya çalışan insanlar olarak, dizilerden daha dramatik bir gerçekle karşılaşacağız. Hangi platform daha fazla güldürecek, hangisi hikayeleri daha derinlikli anlatacak? Eğer bir gün Disney+ Türkiye’ye resmen girmeye karar verirse, alkışlarla karşılanacaktır. Ama o gün gelene kadar, ben merakla bekliyorum: “Acaba bu platform, ulaştığı sayılarla hangi teknik başarılara imza atacak?” Türkiye bu rekabeti ne kadar kaldıracak? Yıllardır süren ‘Süperstar fenomenleri’ dizilerine ya da ‘Yerli komedi’ filmlerine bakarsak mucize gibi bir şey oluyor, biz de büyük bir heyecanla izliyoruz.
Şu an için elimizde gözlemlerimizden başka bir şey yok. Yalnızca Disney+’ın abone sayısındaki bu artışa bakarak eğlenceli tahminlerde bulunabiliriz. Kim bilir, belki de önümüzdeki ay, “Disney+ geldi, herkesin sinema salonlarına akın dönüştüğü belgesel!” şeklinde haberler alacağız. Doğrusu, bu bir kaçış olarak da görülebilir. Evet, herkes gün geçtikçe biraz daha fazla çarpan sayılarda kaybolacak. Bir gün çok komik bir rekor kırıldığına göre, birkaç yüz bin insanı birlikte ‘Güzel prenseslerin’ veya ‘uzay için yola çıkan kahramanların’ arka planında bulmamız hiç de zor olmayacak!
Ne diyelim, dijital dünya kapımızı çalarken, biz de o kapının ardındaki kahkahalarla dolup taşan içeriklerle eğlenmeye devam ediyoruz. Hadi bakalım Disney+, hedefe doğru koşmaya devam et! İzleyiciler seni bekliyor! Ve son olarak, belki de sinema salonlarının kapanması ardından yaratıcı bir komedi türü doğacak: “Dört duvar arasında sosyalleşenler!”
Henüz yorum yapılmadı, ilk yorumu sen yapmak ister misin?