Şampiyonlar Ligi finali yeni tamamlanmışken, etrafta çimen kokusu hâkim. Ufukta dev bir dünya kupası ve birçok maç bizleri bekliyor, tıpkı 2006’daki gibi. 2006 yılında Zidane’ın futboldan emekli oluşuna tanıklık ederken PES’de Master League oynuyordum. Şimdi yıl 2026 ve üzerinden yirmi yıl geçti ama ben hala Master League oynamaya devam ediyorum (biraz kısmen). İncelemenin başlangıcını bu şekilde yapmak istedim çünkü oyunu Switch’e yükledikten sonra tek yaptığım şey Kick-Off oynamak oldu. EA FC/FIFA hegemonyası başlamadan önce dahi ben PES/Wining Eleven tutkunuydum. Hayatımda en çok sevdiğim oyunlardan biri PES 6’ydı ve o deneyimi bir daha hiçbir oyunla yakalayamadım. Ancak eFootball™ Kick-Off! bu lezzete en çok yaklaşan oyun gibi görünüyor.
Eksikleri elbette var ve tam anlamıyla hissettirmiyor ama özellikle kontrolleri PES 6 ile birebir aynı hale getirdikten sonra modern bir oyun içerisinde eski PES’leri oynamak gibi hissettim ve hâlâ bunun mutluluğunu yaşıyorum.
Castolo’dan Ivarov’a Kavgamızın Huylens’isin eFootball™ Kick-Off!, PES/WE yerine gelen eFootball’un Switch 2 için özel bir versiyonu. İçerisinde bir kaç oyun modu bulunuyor; ancak bana göre en dikkat çekici olanı yeni nesil, aşırı basitleştirilmiş Master League olarak adlandırılan World Tour. Kendi takımınızı yaratma imkânınız var (forma ve logo tasarlanamaması biraz üzücü olsa da) ve bu şekilde dünyanın dört bir yanındaki liglerden oluşan altı takımlı turnuvalarda mücadeleye başlıyorsunuz. Kendi takımımda en başta yer alan oyuncular benim için gözlerimde gençlik anılarını canlandırdı. Pırpır Castolo, kaplumbağa Huylens, çelik duvar Ivarov, maestro Minanda, sahte Pires Ximelez HEPSİ SADECE KICK-OFF’dalar! Öyle ki, bu oyuncuların güçleri de dönemin Master League güçleri ile aynı tutulmuş. Basitleştirilmiş bir mod olduğu için ML gibi finans, sözleşme, lig atlama veya lig çıkma gibi detaylar yok. Transfer süreçleri ise iki şekilde gerçekleşiyor. Özel oyuncular için -ki aralarında Adriano, Del Piero, Roberto Carlos gibi ikonlar yer alıyor- Hall of Players mağazası mevcut, burada her maçtan sonra kazandığınız pozisyon coinlerini harcıyorsunuz. Asıl güzellik ise her rakibi yendiğinizde rakibin kadrosundan bir oyuncuyu hemen takımınıza alabilme fırsatı. Örneğin, Galatasaray’ı yendikten sonra hemen Osimhen’i aldım ve birikim yaparak Adriano’yu edindim. Uzunca bir süre Adriano-Osimhen’in arkasında Minanda ile rüzgar gibi esip geçtim. Ancak rakiplerden aldığımız oyuncular bir süre sonra yeterince iyi olmuyor, umarım bu duruma bir çözüm bulunur ve coin kazanmak kolaylaşır.
- Diğer oyun modları arasında 6v6 maçlar, mini oyunlar (duvar pası gibi), lisanssız Dünya Kupası olan International Cup (çok sayıda ülke oynanabilir) ve klasik maç seçenekleri mevcut.
- Türkiye Ligi de oyunda mevcut, bu yüzden World Tour’da takımlar denk geliyor. Her oyuncu spiker tarafından seslendirilmiştir ve takımlar lisanslıdır. Ancak klasik maçta Türkiye Ligi takımları yok; umarım gelecekte bu durum değişir.
- Fakat, şu an tüm önceliğin World Tour’u geliştirmeye verilmesi, harika bir adım olur. World Tour ana ekranını incelediğimde, eklenebilecek birkaç şey olabileceği umudu içimi kapladı.
Verkaçların Gücü Adına Güç L1+Üçgen’de Artık Futbol oyunları oynamaya başladığım dönemlerde analog sistem henüz yaygınlaşmamıştı. Bu yüzden ben tüm futbol oyunlarını gamepadlerin tuşlarıyla oynamayı tercih ediyorum. Binlerce saatimi PES ve FIFA oyunlarında harcadım ve tüm oyunları kas hafızasıyla oynuyorum. Özellikle kas hafızamın en çok işe yaradığı oyunlar PES4-5-6. İşte Kick-Off’un beni içine çektiği nokta bu oldu, sevgili Oyungezerler. Önce oyunda zorlanacağımı düşündüm ve normal zorlukta oynadım, fakat kontrollerin tamamen özelleştirilebildiğini görünce hemen ikinci adam presini şuta, hızlı koşmayı R1’e, hareket etmeyi ise tuşlara ayarladım. EVREKA! Gelmiş geçmiş en iyi Kick-Off oyuncusu gibi oynayabiliyorum. Gözümün nuru Huylens ile sıradan Saviola’sı Castolo’nun verkaçları, Minanda’nın arka direğe attığı havadan ara pasları yani o klasik üçgenler sayesinde aniden 20 yıl öncesine döndüm. Gözümde bir ışık belirdi. Adriano’yu aldıktan sonra sol ayakla pozisyonu ayarlayıp ZIBAM diye vurmayı özlemişim. Şu an oyunda eksikliğini hissettiğim tek isim Alvaro Recoba, çünkü Hall of Players’a yeni eklenecek set oyuncuları arasında varsa, benim için Kick-Off’un oyun süresi yaklaşık 250 saat daha uzayabilir.
Basit Ama Etkili Kick-Off’u benim için bu kadar değerli kılan bir diğer detay da Switch 2’de oynama imkânına sahip olmam. Tıpkı PSP günlerinde PES 6 oynuyormuşum gibi elde, yattığım yerden oynamak bana bambaşka bir keyif veriyor. Oyunun performansı oldukça iyi; ne bir takılma yaşadım, ne de bir aksama. Elimde oynadıktan sonra dockta denemedim, ama eldeki performansından son derece memnunum. Ancak tek sorun, hızlı bir şarj ihtiyacı olabilir. Oyunu oynarken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum; geçen gün bir baktım 10 saat aralıksız World Tour’da ligleri tamamlamışım. En son Arsenal’i yendiğimde, Saliba’yı çeksem harika olur diye geçiyordum içimden.
Oynanış bölümü, futbol oyunlarına aşinalığınız varsa hızlı bir şekilde alışmanızı sağlıyor. Eğer benim gibi eski PES oyunlarına aşina iseniz, parmaklarınız istemeden duran topları forvetin kafasına doldurabilir. Oyunun en zor seviyesi alanında uzmanlaşmam yalnızca 3,5 maç sürdü. Ancak taktikler oldukça basite indirgenmiş ve bana göre biraz fazla basitleştirilmiş. Eski PES oyunlarında oyunculara özel talimatlar vermek ve bunların sahada etkisini görmek mümkündü. Örneğin, kenara iki koşu verip birini ileri, diğerini çizgiye veya içeriye kat ettiğimizde tam anlamıyla o şekilde hareket ederlerdi. Burada atak ve savunma için sadece iki bireysel rol seçeneği mevcut ve yalnızca iki oyuncuya rol verebiliyorsunuz. En mantıklısı ön liberoya stoperi üçlemesi söylemek ve forvetlerden birine ‘sen geri gelme kal ilerde’ talimatı vermek. Bu talimatları iki oyuncudan fazlasına vermek, özellikle benim gibi 4-3-1-2 oynayan biri için sağ ve sol içleri kullanmayı kolaylaştırabilir. Ancak bu detaylar çoğuna çok anlam ifade etmiyor. Ben, 20 yılı aşkın süredir bu tür ince detaylarla uğraştığımdan, birçok arkadaşımı ‘HADİ ARTIK BİTİR ŞUNU SANKİ BANA FERGUSON!’ şeklinde sinirlendirdiğim için biraz eksiklik hissediyorum.
Lütfen, Lütfen Bunu Kaybetmeyelim Oyunu oynadığım sırada henüz resmi olarak çıkmamıştı ve online sunucular kapalıydı. Ancak gördüğüm kadarıyla lokal çok oyunculu modu ile birlikte online bir sıralı müsabakalar kısmı da bulunuyor. Bu dereceli sistem beni biraz endişeye sürükledi. Çünkü işler yine çok oyunculu kısma dönecekse, metalar çıkacaksa, bu güzelliği kaybetmemek için endişeliyim. Ne kadar etkileyici olur bilmiyorum; ama umarım World Tour’u geliştirirler, oyuna bir ekonomi eklenir (tek oyunculu olarak!) ve daha fazla lig eklenir. Sadece 6 takım değil, 18-20 takımlı ligler olur, yükselme ve düşme mekanikleri gelir; yani özündeki Master League’ye biraz daha yaklaşır. World Tour’da onlarca saat geçirmekten sonra, hayatımda buna bu kadar ihtiyacım olduğunu fark etmemiştim bile. Hadi KONAMI, bu sefer olumlu anlamda beni şaşırt ve bu gariban futbol tutkunu için son bir güzellik yap; dünya kupası maç aralarında tıpkı 2006’da olduğu gibi bolca futbol ile günlerimi doldur!