Elden Ring: Açık Dünyada Gizemleri Keşfetmenin Zorluğu
Elden Ring’de aç açık dünya mı? Hayvan gibi koşuyorsun ama gizemleri keşfetmek cidden zorlu! Gel, kaybolmayı öğrenelim!
7 ay önce
Elden Ring, kesinlikle oyun dünyasının en çok heyecan yaratan projelerinden biri. Hadi, Souls oyunlarına mesafeli olanların bile abone olduğu bu hype trenine katılalım. Herkesin merakla beklediği 15 dakikalık oynanış yayını, duyurulmuşken tam 19 dakika sürmesiyle bizi daha da mutlu etti. Bir şeyler izlemek her zaman güzeldir, ama o anı yaşamak daha bir başka. Haydi bakalım, şimdi Elden Ring’in sırlarını çözmeye, gizemlerini keşfetmeye başlayalım!
Öncelikle, Elden Ring’in en büyük özelliği, Soulsborne serisini bırakıp geniş bir açık dünya sunması. Gerçi ben, bu tür açık dünya olaylarından pek hoşlanmıyorum. Neden mi? Çünkü açık dünya çoğu zaman, “işte burada biraz yürüyün, orada da bir görevi yapın” şeklindeki boş alanlar ve kaybolmuş görünümleri temsil ediyor. Beklentim, önceki oyunlarda olduğu gibi düşmanların etrafta dolanmasıydı. Oynanış videosunu izlediğimde, ormanlarda at sürdüğümüzde etraftaki devlerle bir tür “dostça geçiş” yapmamız biraz garip geldi. Yani, o devlerin bizim yanımızda bir çay demleyip muhabbet edeceği aklıma gelmezdi. Heh, ama bu bir Elden Ring; belki yarım saat sonra canımızı alacaklar. İhtiyaç duyduğumuz tehditler nerede? Ama neyse ki o ejderha mini boss’u içimizi biraz rahatlattı. Peki, bu devler dost mu düşman mı? Bir devin iş yerinde çalışmaya karar vermesini istiyor muyuz, yoksa onu tekmelerken kaybedilen gururumuzu mu göz önünde bulundurmalıyız? İşler iyice karmaşıklaştı!
Elimizde harita gibi bir şey olması gerektiği kesindi. “Beni kaybetmeyin!” der gibi. Tabii ki harita parçaları aramamız ve bulduğumuzda haritamızın detaylanması önem taşıyor. Benim gibi bir yön bulma becerisi zayıf olanlar için iyi bir yenilik! Haritadaki işaretler ve notlar bırakmamız, kaybolmamızın önüne geçeceği için harika; ama bazen kaybolmak da eğlencelidir, değil mi? Nereye gideceğinizi bilmiyorken bulduğunuz gizli bölümler, unuttuklarımdan daha kıymetli olabilir. Ama yine de, macera kaybolmak değil, bulmakla başlar. Ama Elden Ring’in haritasında kaybolmamalıyız!

Ve şimdi, crafting sistemine gelelim. Oyun dünyasındaki her çiçeği, yaprağı, yarattığı sıfatsal parçayı toplamak, böyle “tüketim odaklı” bir sistema dönüşebilir. Yani “ben bir yaratık avladım, ne olacak bu?” düşüncesi kafamı kurcalıyor. Temposu düşmeden gidebilirsek iyi, yoksa elimi cebime atmaktan korkuyorum. Ve işte, bir diğer modern mekanik. Crafting. Tamam, olur, yeni nesil evrim niteliğinde ama bu kadar yaratıkları “loot etmeye” dayalı bir sistem oyuncunun elini yıpratabilir. Envanterimiz dolarken “nereye koyacağız bu eşyaları” diye düşünmeye başlarız. Anlayacağınız, burada yaratıcılığın doruklarına çıkma derdindeyiz; ama bakalım başımıza ne gelecek!
Elden Ring’e bir başka tatlı yenilik, gizlenme özelliğinin eklenmesi. Bu, düşmanlardan sıyrılıp geçiş sağlamak için harika bir francayı temsil ediyor. Ama siz de biliyorsunuz ki, her şeyin bir bedeli var. Düşmanların gözünden saklanmak, zaten bize insaflı bir oyun mu getirecek? Bilmiyorum, ama benim için çok eğlenceli bir özellik olabilir. Düşünsenize, “of, atıma binip gideceğim” derken, bir anda düşmanların suratına bırakılmış amansız bir gülümsemeyle karşılaşabiliyorsunuz. Hazır gideceğiz derken gülmekten ölmek… Hadi, bakalım. Spesifik bir görevde düşmanlarla kedi-fare oyununu oynamaya başlamadan önce bir düşünelim!

Ruh çağırma sistemine de bakalım. Merakla bekliyoruz bu yeniliği. Farklı ruh örneklerini görmek, savaşlarımızı efsanevi hale getiriyor. Ama ruhları kullanırken sınırlı mı yoksa sınırsız mı olmasını bekleyeceğiz? Heyecan verici bir olasılık. Ve şu backstab, parry sonrası riposte gibi efsane hareketler de geri dönüyor; ama daha önceki ruhlarımızı düşmanı alt etmek için kullanmak beni gerçek bir stratejiye itiyor. Videonun sonunda Godrick’in sağlık barına bakarken “Yine mi öleceğiz?” diyerek izledim, ama çok heyecan verici bir durum gerçekten!
Sonuç olarak, Elden Ring hakkında daha fazla detay keşfetmek için sabırsızlanıyorum. Geliştirici ekibin bakış açısını, biz oyuncuların heyecanını arttıracak ne tür detaylar getireceklerini görmek için beklemedeyiz. O devlerin dost mu yoksa hayvan mı olduğunu öğrenmekten çok, bizi bekleyen gizemleri çözmek bizim için eğlenceli olacak. Bakalım Elden Ring, bizi nerelere götürecek!


Henüz yorum yapılmadı, ilk yorumu sen yapmak ister misin?