Ülkemizin en önemli oyun fuarı etkinliklerinden biri olan Gaming İstanbul’a sayılı günler kaldı. Fuar bu sene 16 Haziran 2023 Cuma günü saat 10:00’da başlayacak ve 18 Haziran 2023 Pazar günü saat 18:00’e kadar sürecek. Yine dolu bir içerikle bizi bekliyor. Yani bu yıl bir şeyler yapmaya karar verdik dersek, yalan olmaz. Peki bu etkinlik gerçekten ne kadar eğlenceli olacak? İşte burası devreye giriyor. Biraz kalemimizi konuşturalım, yoksa bu fuar sadece boy gösteren markalardan mı ibaret kalacak? Belki de içindeki samimi sohbetler ve kahkahalar, tüm bu yoğun kalabalığın ve gürültü içinde kaybolmuş nesnelerin yerini alacak. Meriç Eryürek ile gerçekleştirdiğimiz bu söyleşide, her şeyden önce biraz derinlemesine bir analiz yapmaya çalışalım.
Merhabalar Meriç bey. Muhtemelen siz bu soruyu cevaplamaktan sıkıldınız ama yine de okurlarımız için o vazgeçilmez soruyu yönelterek başlayalım 🙂 Kendinizi biraz tanıtır mısınız?
Ben kendime yüzde 30 girişimci, yüzde 30 öğretim görevlisi, yüzde 30 yazar, %100 oyuncu diyorum. Hayatımda kaç tane oyun oynamışımdır, rakamları saymaya kalksam, kesin bellek haberlerini aşarım! Gaming İstanbul ve Indieway etkinliklerinin yanı sıra, Vardiya Marka İşçileri’nin ve Upgrade Entertainment’ın da kurucu ortağıyım. Yaklaşık 10 yıldır üniversitelerde ders veriyorum, Bahçeşehir Üniversitesi, İstinye Üniversitesi, ve Nişantaşı Üniversitesi’nde oyun tasarımı ve pazarlama dersleri veriyorum. Bir de Pqueen, Pintipanda, Can Sungur gibi popüler simaların menajerliğini yapıyorum. Vakit bulursam da kitap yazıp yayınlıyorum, şimdilik iki tane kitabım var: Tarumarname ve Tanrının Saati.
Bu seneki Gaming İstanbul’ın hazırlıkları nasıl gidiyor? Şu ana kadar kafanızdaki planları hayata geçirebildiniz mi?
Her şey çok hızlı ilerliyor. Hazırlıklar gittikçe hızlandı ve hızlanıyor. Elbette herkes gibi seçim iklimi bizi de etkiledi. Ama biz, ziyaretçilerimizi etkilememesi için tüm katılımcı markalarımızla sıkı bir şekilde çalışıyoruz. Herkes, bu koca gam dünyasında mümkün olduğunca eğlenceli bir deneyim yaşamak için geliyor, değil mi? Düşünsenize, bilgisayardaki bir karakter kadar bile hareket edemeyen insanlar, hala esas karışımın eğlence olduğunu unutmuyor. Kısacası, biz de bu karışımı en iyi şekilde sunmaya çalışıyoruz.
Bu sene fuarda geçen senelere kıyasla daha ön plana çıkan veya yeni isimler var mı?
Sorunun cevabını Haziran başında vermek daha kolay olurdu ama burada ufak bir sürpriz açıklayabilirim. Upgrade Entertainment olarak yarattığımız fast paced hack & slash ARPG oyunumuzun ilk oynanabilir demosu büyük ihtimalle Gaming İstanbul’da dünyayla tanışacak! Ülkemizden çıkan önemli oyun geliştiricilerin yeni oyunları da Gaming İstanbul’da görücüye çıkıyor. Compass of the Destiny: İstanbul, Cardboard Town, Castle of Alchemists, Book Warrior ve Pile Up gibi yeni oyunlar, oyunseverlerin deneyimine sunulacak. Artık yeni nesil oyunlarla ilgili beklentilerimiz hayal ettiklerinden daha da büyük. Kısacası, bu yıl bol bol sürprizle karşılaşacak gibiyiz!
Bu sene Gaming İstanbul tarihleri üniversite sınavlarıyla çakıştı… Sınavların katılımı nasıl etkileyeceğini düşünüyorsunuz?
Orada biraz garip bir durum var. Türkiye’de fuarların izinleri en erken bir yıl önce alınabiliyor ve değiştirilmesi de çok zor. Biz Gaming İstanbul tarihlerini belirledikten sonra sınav tarihleri belli oldu. Elbette etkileyecek, ama ben yüzde yüz etkili olacağını düşünmüyorum. Her yıl olduğu gibi, yarım günlük özel sınav bileti oluşturduk. Bu sayede sınava girecek oyuncuların, sınav çıkışında bize katılmaları için fırsat tanıyacağız. “GG WP” olarak, onlara bir sınav geçirmişiz gibi kolaylık sunmak. Fuar mükemmel geçsin, sınavlar da fena olmasın, değil mi?
Fuar, dünyanın kadın ziyaretçi oranı en yüksek oyun fuarı. Bu konuda özel bir projeniz var mı?
Aslında bu, birçok kişinin dikkatini çekiyor! Kadın ziyaretçi sayısını artırmak için özel bir projemiz yok ama tabii ki bu durumda, etkinliğin genel ziyaretçi profili çok etkili. Konuyu eğlence boyutuna taşıyacak olursak, Gaming İstanbul, ziyaretçilerini oyun sever, eğitimli ve yaşam tarzı olarak oyunu benimsemiş bir kitleyle buluşturuyor. Bu durum da bizi global rakiplerimiz ile kıyaslandığında öne çıkarıyor. Ayrıca, 18 yaş altı ziyaretçi girişinin de yoğun olması, ailelerin çocuklarıyla beraber etkinliğe katılmasını sağlıyor. Kısacası, bu konuda daha fazla kadın oyuncunun katılım göstermesi, sahne arkasında yaptığımız düzenlemeler ile mümkün olabilir. Bayanlar ve baylar, oyun dünyasının cinsiyet eşitliğine kapıları açık!
Birçok uluslararası fuar ile kıyaslandığında oyun geliştiricileri ve içerik üreticileriyle tanışma imkanı konusunda Gaming İstanbul nasıl bir ortam sunuyor? Bu toplantılarda nelere özen gösteriyorsunuz?
Oyun geliştiricisi ve içerik üreticilerinin ihtiyaçları öncelikli! Yayıncılar genellikle koca sahnelerde, uzaktan görülebilecek gösteriler yapmayı sevmiyorlar; çoğu, takipçileriyle daha kişisel bağlar kurarak, oturup sohbet etmeyi tercih ediyor. Biz buna ‘kamp ateşi’ diyoruz; dolayısıyla bu samimiyeti sağlıyoruz. Küçük ama yaratıcı ekiplerin global pazarda çağdaş bir konumda var olabilmeleri için, bu tür çevreleyici etkinliklere sahip olmak çok kritik. Bu yıl 100.000 ziyaretçiye ulaşmayı hedefliyoruz, bakalım hayalimizi gerçekleştirebilecek miyiz?
Bu sene B2B alanında kimleri göreceğiz?
Daha önce duyduğumuz birçok uluslararası marka, bu yıl etkinlikte yer alacak. Mesela, Activision’dan Monica Chen, Remote Control Productions CEO’su Hendrik Lesser ve daha birçok önemli isim katılımcılar arasında. B2B alanında bulunacak markalar arasında Gaming in Turkey, Publishme Global, Codeo, Olgun Hukuk Bürosu, NewGen Agency ve Unreal Engine de yer alıyor. Düşünün, fuarda herkes birbirine ait! Herkes birbiriyle sohbet etmenin tadını çıkaracak.
Bu yıl, Türk firmalarının B2B alanına katılımı öncekilerden daha yüksek olacak mı? Elinizde böyle bir veri var mı?
Her geçen yıl Indieway alanımız büyüyor. İnanmazsanız, Deneme Raporu’nda yalan olmasın diye bakabilirsiniz. Geçmiş yıldan daha yüksek olacağı kesin. Çünkü Indieway, PC ve konsol platformlarında üretim yapan ekipler için bildiğimiz tek profesyonel etkinlik. Genelde mobil pazarına odaklanan etkinlikler var ama pazar arasında uçurum var! Yani, şu günlerde genç nesil takımları bulmak, sanal dünyada onları keşfetmek mümkün.
Geçtiğimiz yıllarda düzenlenen indie oyun reel yarışmalarından bahsetsek mi? Daha geniş katılımlı etkinlikler bekleyebilir miyiz?
Global fuarlarda çeşitli yarışmalar yapılır. Biz de bu gelenekleri takip ediyoruz. GIST 2022’de serbest geliştirici ekipler, oyunlarını ana sahnede tanıttı. Bu yıl yine aynı geleneği sürdüreceğiz. Zira bu tür yarışmalar, geliştiriciler için hayati bir öneme sahip; çünkü basında yer almak, onların sektör içindeki bilinirliğini artırabiliyor. Basın bizim en büyük desteğimiz, çünkü oyuncuların dikkatini çekmek istiyoruz.
Yıldan yıla baktığınızda, başvuran oyunların sayı ve kalitesinde bir artış var mı? Bu oyunların profili nasıl değişti?
Biliyorum ki ilk yıl yalnızca 15 başvuru aldık, ancak geçen yıl 250’nin üzerine çıktık. Yani işin özü, oyunlarımızda muazzam bir gelişim var. Üniversitelerin etkisi çok büyük; Bahçeşehir gibi oyun geliştirme eğitimine dair destek veren okullar, bizi dünyaya hazırlıyor. Şimdi, daha global pazarları hedefleyen ve yenilikler denemekten çekinmeyen, genç ekipler görüyoruz. Kısacası, gelişim, beklediğimden çok daha iyi!
Sizce fiziksel fuarların gerekliliğine ne kadar inanıyorsunuz? Gelecekte dijital ayaklar yaratmayı düşünüyor musunuz?
Fuar etkinliği yüzyüze olur; bunu biliyoruz! Sözlerimi E3’e atarak, dijitalleşmenin doğru işlememiş olduğunu da itiraf edebilirim. Gördüğümüz üzere, insanların tanıdıklarını canlı görmek istemesi, etkinlikler açısından çok önemli. Sosyal hayatları kaybetmeyeceği aşikâr! İnsanlar, keyfi kaçırmadan bir arada olmanın tadını almayı seviyor. Yani fuarlar azalacak, ama kalanlar büyük birer çekim merkezi olacak!
Gelecek yıllarda Gaming İstanbul’a kazandırmak istediğiniz yenilikler var mı? Heyecan verici projelerinizi paylaşır mısınız?
Açık hava etkinlikleri eklemek isteyip duruyoruz. Tabii bu ayrı bir organizasyon gerektiriyor; ama kapalı alanda 100.000 kişi bir araya gelecekse, bunu açık alanda da sürebiliriz. Bu konuda her zaman ortaklarımızın ve markalarımızın desteğine ihtiyaç duyuyoruz. Bakalım gelecekte bizleri nasıl sürprizler bekliyor?
Son olarak, Oyungezer okurlarına üç oyun önermenizi istesem, önerileriniz neler olurdu? 🙂
Önerim; Conan Exiles kesinlikle. Benim için benchmark oyundur. 3800 saatim var, gerçekten bir rekor. Tabi ki bir de Satisfactory var; oynamayan kimse kalmasın! Mimarisi ve optimizasyonuyla gözlerimizi dolduruyor. Son olarak, eski bir klasik – Infinifactory. Tüm oyun tasarımcılarına bunu incelemelerini tavsiye ederim. Lütfen bir bakın, pişman olmayacaksınız!
Cevaplarınız için çok teşekkür ediyorum, fuarda görüşmek üzere!
Ben teşekkür ederim, sevgiler!