DC Evreni’nde yer alan kurgusal şehirler, gerçek hayattan ilham almakla kalmıyor; aynı zamanda kendilerine özgü bir karaktere de sahipler. Mesela, Batman’in memleketi olan Gotham, karanlık ve tehlikelerle dolu bir yer olarak öne çıkıyor. İnanın bana, burada aileniz yüzünden intihar eden iş adamlarından tutun, psikopat palyaçolara ve kendini penguen sanan mafya liderlerine kadar her türlü karakter mevcut. Kısacası, orası tam bir korku tüneli! Hani bir kere gözlerinizi açsanız, o an ailenizin soyunu tüketip bir yarasa kostümüne bürünme isteği kabarıyor. “Deli misiniz?” diyorsunuz ama Gotham’da mantıklı hiçbir şey yok ki! Hatta Scott Snyder ve Greg Capullo’nun 2011 yılında tanıttıkları Court of Owls çatısı altında, Gotham’ın karanlık yüzünü daha da derinlemesine keşfetmeye başlıyoruz!
Şimdi, Gotham gibi pirelerin yürek yaktığı bir şehirde, Baykuşlar Divanı ne yapar, kimlerden oluşur bir bakalım. Evet, kahramanlarla dolu çizgi roman dünyasında yeni bir dönem başlatan Baykuşlar, Kortoscular olarak da biliniyor. Bilmeyenler için bir not: Baykuşlar, Gotham’ın arka sokaklarında karanlık işlerin dönmesini sağlamak için Talon isimli kiralık katilleri kullanıyorlar. Tıpkı bir filmin devamı olur gibi, bir Talon diğeriyle, o da bir diğeriyle karışıp duruyor. Düşünsenize, Mary Turner Komiser Gordon’ı deden öldürmeye çalışırken, William Cobb da Bruce Wayne’in peşinde. Ama bu sadece bir başlangıç! Bu Talonların en ilginç özelliklerinden biri, yarı ölü halde tüpler içinde yaşamaları. Yani bir nevi “Battaniye Altı Baykuşları”. Yıllarını geçirdiği 1700’lerin Talonları, modern zamanın acımasız katillerine dönüşüyor! Bakalım, Gotham’da neler olmaya devam edecek!
Şimdi bir başka hikayeye geçelim: Batman: Sıralı Yardımcı Öğütme Makine Sistemleri. İster inanın ister inanmayın, Tom King’in çizgi roman serileri ince bir işçilikle yazıldığından, CIA geçmişi burada kendini gösteriyor. 2015’teki We Are Robin serisi, tüm Robin’lerin toplanıp Gotham sokaklarında ne kadar kaos çıkaracağını göstermeye başladı. Düşünsene, 20 Robin birden toplanmış ve herkes “Ben Robindim, sen kimsin?” diye ortalığı karıştırıyor! Anca gülmekten kırılabilirsin! Bu sırada Baykuşlar Divanı sahneye çıkıyor. Uçan kuş bankası gibi düşünebilirsiniz. Nedense “Robin Kanunları” diye bir bildirge bile yayınlıyorlar, sonuçta suçlular da bu kaosa bir düzen getirebilir! İşte karşınızda kötü adamların müdahale ettiği bir aksiyon!”, Batman, “Yine gençlere bırakmışım!” diye düşünürken, Robinlerin hapiste kaldığı The Cage isimli gizli cezaevindeki kahramanlara döndüğünde, bu işin hiç de sıradan olmadığını anlayacak!
Sonunda, Baykuşlar Divanı, Batman’i yıpratarak ona karşı psikolojik bir savaş açıyor. Gözlerim ışıldayarak size anlatmak istiyorum! Yani bir yerde Batman delirmeye başlıyor! Bruce Wayne’i ortadan kaldırmakla uğraşan Baykuşlar, Gotham’ın altına labirentler kurarak, Batman’i işkenceye maruz bırakıyor. Ne de olsa tüm Gotham’ı koruyan bir adamın sağlığına göz dikilirse, kim bilir neler olur! Zamanla Bruce, kendini sorgulamaya başlıyor ve o “Olamaz, benim de bir ailem vardı!” anları yaşatılınca çevreden gelen “İyi misin?” soruları birbirini kovalıyor.
Yargıç Baykuşlar, bir dönem ne kadar büyük bir tehdit oluştursa da, Batman’in kendine gelmesiyle işler değişiyor. Artık Baykuşlar, geri dönmüşte, “O eski arkadaş, nerede?” havasına bürünüyor! Evet, Gri Oğlan’ı geri çağırıyorlar – ki o da bildiğiniz Dick Grayson. Her ne kadar Dick, Robin Savaşı ile ilgili çeşitli belirsizlikler yaşasa da Baykuşlar için işler iyice karmaşıklaşmış durumda. Mesela, Yarasalar Tanrı’sı Barbatos ve Judas’ın kabilesinin dahil olduğu bu olaylar, artık çok daha karmaşık bir yapıya bürünüyor.
Sonuç olarak, 2011 yılında hayatımıza giren Baykuşlar Divanı’nın hikayesi, Gotham Knights oyununda bizleri muhtemelen eğlenceli anlar bekliyor. Hadi şimdi milyon dolarlık sorulara geçelim: “Gotham’da yürüseler bile bu Baykuşlar eminim ki kaybolmuş ruhların işbirliğiyle türevlenmiş bir toplum!” Umarım bu sefer hikaye daha güzel biter ve Çakır’ın ölmesi gerekmekten uzak dururuz. Bakalım, Gotham’da beklenmedik sürprizlere açık mı olacak mıyız?