HBO Max’te yaprak dökümü gerçekten de hız kesmeden sürüyor. Yani şu an için ‘bizi izlemeyin, çok eğlenmeyeceksiniz!’ gibiler. Bir süre önce ülkemize geleceğini haber veren bu platform, sonrasında adeta sözünden döner gibi bir tutum sergileyerek birçok özel yapımının iptal edildiğini açıkladı. Hani bir zamanlar ‘Sürprizler Yıldızı’ diye bir şey vardı ya, HBO Max bunu en iyi şekilde temsil etmeyi başardı!
Toplamda 36 adet özel yapımın yok olacağı söylentisi ortalıkta dolaşırken, bu yapımların prodüksiyon ekipleri koro halinde eleştiriler yöneltmeye başladılar. Bu durumu neredeyse bir senfoni orkestrası gibi düşünün; herkes bir araya gelmiş, ama ne yazık ki doğru notayı bulamamış. Özellikle Summer Camp Island isimli animasyonun yapımcısı Julie Potts, platforma sosyal medyada ateş püskürmekte adeta bir sanat eseri yaratıyor! 100 bölüm parasından bahsederken, beş yıl boyunca hem çalışıp hem de ailelerinden uzak kaldıklarını vurguladı. Yani evde olanlar ‘Ne zaman eve geleceksin?’ diye sorarlarken, Julie de ‘Yoğurt mayalamaya devam ediyorum, ne zaman mı? Bir 5 yıl daha bekleyin!’ diye yanıt vermiş gibi görünüyor.
Potts, HBO Max’in büyük bir emekle ortaya koydukları projeleri tek kalemde silmeyi nasıl da başardığını eleştirerek durumu daha da kötüleştirdi. Tıpkı dondurmanın güneş altında eriyip gitmesi gibi, emeklerin de yok olup gitmesi, herkesin yüreğini burkuyor. “Bir 100 bölüm yaptım, bu nedir?” diye haykırıyor adeta! Oysaki HBO Max, dizileri iptal etmeyi ciddiyetle ele almalıydı. İnsanlar artık hangi diziye güvenecek? Sanki her dizi ‘Bunun sonu ne olacak?’ belirsizliğine sürüklenmiş gibi.
Öte yandan HBO Max’in başı bir süredir dertte. Hatta geçtiğimiz hafta yapılan açıklamalara göre, platformun Discovery+ ile birleşerek ismini değiştireceği söyleniyor. Yani yeni ismi “Keşfet ve Patlat” olacak mı, merak içerisinde bekliyoruz! Bütün bu olan bitenlerden sonra, biz de HBO Max’in geleceğiyle ilgili ne olacağını merakla bekliyoruz. Yoksa bu platform da Tarkan gibi ‘Karma Karışıktır’ adlı bir albüm çıkarmayı mı planlıyor?
- İçerik Silme Politikası: HBO Max, içerik silme işlemini bir nevi “Hızlı Yemek” yarışmasına çeviriyor gibi. Hızlı ve öfkeli bir şekilde yapımları raflardan kaldırarak her şeyi daha pratiksiz hale getiriyor.
- Prodüksiyon Ekiplerinin Tepkisi: Julie Potts gibi yapımcıların serzenişleri, aslında platformun ne kadar ciddiyetsiz olduğunu gözler önüne seriyor. İnsanlar canlarıyla, emirli kapı gibi projeler yapıyorlar, ama sonuçta hepsi harabe bir yapının üzerine oturuyor gibi.
Sonuç olarak, HBO Max’teki bu gelişmeler pek de iç açıcı değil. Herkes bir umutla bekliyor ve bu bekleyiş, aniden bir fırtınaya dönüşebilir. Bekleyip göreceğiz; bakalım HBO Max kendini nasıl toparlayacak?