Resident Evil serisi, korku oyunları dünyasının en sevilen ve korkulan incisi olarak tanımlanabilir. Ancak, bazı hayranlar bu yoğun ve gerilim dolu atmosferden biraz sıkılmış gibi görünüyor. İkonik serpantiniyle zombilerin ve korkutucu yaratıkların peşinde koşmak yerine, belki de bir “korkutucu olmayan mod” ile karşılarında daha sevimli, azıcık daha tatlı bir oyun bulmayı tercih ediyorlar. İşte bu noktada, Resident Evil 2’nin de dâhisi olan Hideki Kamiya devreye giriyor. Kendisinin gerçekten de farklı bir bakış açısına sahib olduğunu söylemeliyim; zira o, zombilerin akşam yemeğine davet edilmesini istemiş! Cidden, bu modun hayata geçirilmesi hâlinde, zombilerin şirin birer çiçek çocuk olacağını kim düşünebilirdi?
Kamiya’nın yeni stüdyosu Clovers, bu ilginç aynı zamanda eğlenceli konsepti duyurduğunda, akıllarda pek çok soru belirdi. “Korkutucu olmayan mod ekleyin!” diyor fakat “nasıl?” diye sorulmadan geçilemiyor tabii ki. Yani, bu durumda bulmacalar birebir, ama ortalığı kasvetli görünümlerle dolduran zombiler yerine, belki de bizimle çiçek açan sevimli muhayyel karakterlerle karşılaşabiliriz. Hayal gücünüzü bir kenara koymayın! Düşünün ki, kan yerine kiraz çiçeği yaprakları fışkırıyor ve arka planda fırlatılan o frekansları acaba nasıl bir müzik süsleyecek? Belki de “Candan Kardeşler” eşliğinde bulmacaları çözmek? Ohhh, ne güzel!
Kamiya, bunu “oyunun konseptini bozar” diye ifade etse de, ben bu tip bir yenilik ve eğlence anlayışının kapısını açtığını düşünüyorum. Tabii ki serinin genç zombilerini korumak için de, onlara öyle bir şirinlik katmamız gerekebilir. Her şey de gülümserek başlayacak! Korkmanın sırasının geldiği, o muhteşem bulmacaların ve çatışmaların eşliğinde, gölgelere karşı süzülen şirin bitkilerle savaşabiliriz! Bunu düşünmek bile insana gülümsetiyor, değil mi? O yüzden ki, “Korkutucu olmayan” denemelerinin pek de kötü olmadığını düşünüyorum.
Sonuçta, Hideki Kamiya bu mod önerisini sunarken, yalnızca korkularımızın pençesinden sıyrılmayı değil, aynı zamanda bulmacaların derinliklerine dalmayı da teşvik ediyor. İtiraf edin, genellikle, geceleri korkunç bir atmosferde oyun oynamanın verdiği endişeleri süzmek zorlayıcı olurken; bunu bu kadar eğlenceli hale getirmek ne güzel olurdu! Öyleyse, bu oyun sadece şirin zombileri değil, aynı zamanda neşeli bir ruh haliyle dolup taşan anları da beraberinde getirecek. Sonuçta, geceleri yalnız başımıza uymayı istememek, bu tür bir iyilik hâlinde daha da kolaylaşır, değil mi? Kamiya’nın eğlenceli ve yaratıcı fikirleri, korku tutkunları için bir umudu temsil ediyor. “Oh ne güzel!” demeden edemiyoruz!