Yukarı Çık
Bildirimler
Şu anda, yeni bir bildirim mevcut değil!

Yeni bildirim olduğu zaman tam olarak burada karşına çıkacak.

3 dakika okunma süresi

5

Highguard: Hype’dan Çökmeye Uzanan Başarısızlık Hikayesi

Highguard’ın Hype’daki zaferi, çöküşü ve kahkahalarla dolu başarısızlık hikayesini keşfedin. Hayal kırıklığına hazır olun!

admin

3 saat önce

Highguard: Hype’dan Çökmeye Uzanan Başarısızlık Hikayesi

Highguard, oyun dünyasında bir hype rüzgarı estirdi ama sonra o rüzgar bir anda kesiliverdi. İlk ayını devirdiğinden bahsetmeye bile gerek yok, çünkü bu sürecin sonlarına geldiğimizde *maalesef* bir soğuk su içiyormuş gibi hissettik. Oyun, kendini “en kötü pazarlama stratejisi” ile lanse etti ve sonrasında da bu stratejiyi gayet iyi yansıtan bir performans sergiledi. Oynamak için bağladığımız hayaller, bir anda çökmüş gibi oldu. Sanki pazarlama ekibi uzaydan gelmiş ve “burada neler oluyor?” diye sormuş gibi!

Wildlight, bir açıklama yaptı ve “uzun vadede destekleyecek bir kitle oluşmadı” diyerek olayı kapatmaya karar verdiklerini duyurdu. Hani bu taktikte bir tık daha yaratıcı olunsaydı belki de bir hayran kitlesi oluşturabilirlerdi. Tabii ki, sunucuların yalnızca 12 Mart’a kadar erişilebilir olduğunu bildirmek de, sona yaklaşan bir ilişkinin son mesajı gibi oldu. “Son bir şans daha ister misin?”

Oyun severler için bu durum *üzücü* olsa da, bir bakıma da *tahmin edilebilirdi*. Hatırlarsanız, Highguard’ın piyasaya sürüldükten çok kısa bir süre sonra Wildlight’ın işten çıkarmalar yaptığı haberleri gündeme gelmişti. İşte bu durum, gelişmekte olan bir kabusun özelliklerini taşıyordu. “Ne oldu, sevgili stüdyo? Bize bir sürpriz daha mı yapacaksınız?”

  • Analytics Eleştirisi: Oyunun SteamDB verilerine baktığımızda, son bir haftada oyuncu sayısının 300-400 arasında değiştiğini görüyoruz. Neyse ki, yeterli *zaman* harcıyan birkaç oyuncu kaldı! Bunun yanında, oyun dünyasındaki en ilginç başarısızlık hikayelerinden birine dönüşmeyi başardı. *Bitter sweet* gibi bir tat, değil mi?
  • Pazarlama Hatırlatması: Süper üniversitelerde pazarlama derslerinin bir parçası haline gelecek kadar kötü bir strateji ile piyasaya sürülmesi, derslerde birer vaka olarak gösterilebilir. “Aman, bu oyunu piyasaya sürmekle neyi başarmak istedik?” diye düşünen hocalar kesin vardır.

Highguard’ın hikayesi, aslında çoğu zaman burnumuzu soktuğumuz oyun sektörünün nasıl da bazen yoldan çıktığını gösteriyor. Kısacası, bu durum hem stüdyoya hem de oyunculara hitap eden bir anlatım yarattı; lamba yanmadığında arkanızdaki ışık kaynağı da size karanlık bir döneme götürür. Geride ise sadece anılar ve “nerede yanlış yaptık?” sorusu kalıyor. Şimdi Highguard’ı anarken, “Ne güzeldi o ilk günler, ama şimdi gidebiliriz!” diyerek gülümsemek kalıyor. Bu da, çirkin bir gülümseme.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmadı, ilk yorumu sen yapmak ister misin?