Dünya genelinde kendisine yer bulan, birbirinden ilginç ve eğlenceli oyunlarla adından söz ettiren Hungri Games, kısa bir süre önce İngiltere merkezli Triple Dragon isimli yatırım ve finans şirketi ile anlaşarak tam 1,1 milyon dolar yatırım aldı. Bunu duyururken, işte o meşhur “Daha da iyisini yapabiliriz” cliché’i ile karşımıza çıkmışken, şimdi de İrlanda’nın güzel şehri Belfast’ta yeni bir ofis açtığını bildiriyorlar. Sanırsınız ki oyun dünyasında yeni bir Şato inşa ediyorlar! Elbette bu yeni ofis, global büyümelerine de hız katacak.
Hungri Games’in kurucularından Kağan Berk Koçak, “Artık Avrupa pazarına yönelik özel oyunlar üretmek istiyoruz” diyerek içindeki oyun ateşini bir kez daha alevlendirdi. Şaka maka, bu takım şimdi 1. Dünya Savaşı’nı konu alan bir oyun üzerinde çalışıyor. Evet, bunu duyunca ister istemez aklımıza “Savaşın Ludovico Tekniğiyle eğlenceli hale getirildiği yeni bir oyun mu geliyor?” sorusu takılabilir. Ama sadece Türk arkadaşlarla kalmayıp, farklı kültürlerden de yeni yetenekleri aralarına katma çabasında olduklarını belirtince, acaba bir ‘Kültürlerarası Oyun Yetenekleri Vizesi’ mi çıkacak diye düşündüm.
İngiltere’deki stüdyolarından biri de her ne kadar şirin bir yapı olsa da, bu yapılanmanın ilk başında Türk yeteneklere kapılarının açık olması, adeta ‘Kapıdan girmeden çıkılmayacak tatlı bir oyun dünyası’ izlenimi veriyor. “Zaten bir mid-core oyun projemiz vardı, bu yeni stüdyoda da oyun geliştiriciler, seviye tasarımcıları, proje yöneticileri gibi birçok profesyonel arıyoruz” diyor Koçak. Hem de Türkiye’den gelecek başvurulara karşı olan ‘sevecenlik’ söz konusu olduğunda, herkesin aklındakileri unutturacak bir yaklaşım sergiliyorlar.
Tabii ki Hungri Games için hedef sadece birkaç karakteri ekrana yerleştirmek değil. Ortakların, global bir mobil oyun şirketi olma yolu için, mümkün olan en kısa sürede Series A yatırım safhasına geçmeyi planladıkları; bu süreçte EMEA ve Amerika pazarlarında potansiyeli olan alanlarda kendilerini göstermek istiyorlar. Ne de olsa, “Top grossing 20 oyun listesinde yer almak” hedefleri var. Bu durumda, ekiplerinden biri bir başına önünde bir kalabalığı geçip gidebilir mi, ve tabii ki bu kaçınılmaz bir rekabet yaratır!
Hungri Games’in bu hedefleri izlerken, başta İstanbul ve Belfast olmak üzere iki stüdyolarıyla birlikte kenetlendiklerini unutmamak gerekir. Hatta bu yolculukta kendilerini “Öyle oyun yaparken harita açmak gibi bir deneyim yaşayabilirsiniz” diyerek hafif bir oğlan ya da kız çocuğu masalı tadında ilerleyecekleri düşünülebilir. Tabii ki gerçeklerinde, her yeni oyunla birlikte büyük bir emek harcadıkları ortada. Bu durumda oyunculardan gelen o “meh” işareti yerine, gülümsemeler yaratan oyunlarla buluşacaklarını umuyoruz!