Kristal Piksel 2025’te En İyi İlk Oyun, En İyi Rol Yapma Oyunu ve Yılın Oyunu ödüllerini alarak sosyal medyada gündem olan To Pixelia’nın tek geliştiricisi Kaan Öztürk ile yapılan bu röportaj, yalnızca onun başarı hikâyesini değil, aynı zamanda Türkiye’deki oyun geliştiriciliği konusunda yaşanan zorlukları ve sevinçleri de gözler önüne seriyor. Kaan, bu ödülleri kazanarak yalnızca kendisinin değil, Türkiye’deki bağımsız oyun geliştiricilerin de başarılarını kutladığını bildirdi. Şimdi gelin, Kaan Öztürk ile yaptığımız bu keyifli sohbetin detaylarına dalalım.
Kaan Bey, merhaba! Öncelikle bize kendinizden bahseder misiniz? Yılın Oyunu ödülüne uzanan oyun geliştirme serüveninizin başlangıcı nasıldı? Bu soruya yanıt verirken, Kaan’ın Kaan abi olma yolunda geçtiği yolda neler yaşadığını anladık. 1993 yılında Antalya’da doğan Kaan, hayatının büyük bir kısmında sürekli oyunlarla iç içe olmuş birisi. Bu alanda kendini geliştirmesi ve sonunda hayallerini gerçekleştirmesi oldukça ilginç. Kaan, oyunlarıyla tanışmasının Atari ile başladığını, zamanla Sega, GameBoy ve PlayStation 1 gibi önemli platformlara geçtiğini ifade etti. İlk başta basit piksel grafiklere hayran kalarak oyun dünyasına adım atan Kaan, yıllar geçtikçe oyun dünyasına daha fazla ilgi duymaya başladı.
2020 yılına gelindiğinde, pandemi nedeniyle evde geçirdiği zaman dilimi, Kaan’ın hayatında bir dönüm noktası oldu. Okulda boş vakit bulma fırsatını iyi değerlendirmek için yazılım dillerine yöneldi. Kaan, “Daha önce İngiliz Dili ve Edebiyatı okuyordum, ama o zamanlar dil öğrenmek yerine yazılım öğrenip oyun yapmayı denemek daha çekici geldi.” diyerek, bize yazılım öğrenme kararının ne kadar olağanüstü bir seçim olduğunu da gösteriyor. Bu karar, onun için bir kapı araladı ve To Pixelia’nın doğuşuna giden yolda ilk adımlarını atmasını sağladı.
Şimdi ise gelin, Kaan’ın bu yolculuğunda nelerle karşılaştığına bakalım. To Pixelia, dört buçuk yıl süren bir geliştirme sürecinin ürünü olarak karşımıza çıktı. Bu sürecin uzamasının en büyük nedeni, hem oyunu geliştirirken hem de yazılımın detaylarını öğrenmeye çalışmasıydı. Sağlıklı bir oyun geliştirme süreci için yola çıkış noktalarının sadece hayalleri değil, aynı zamanda Kaan’ın ağabeyi Tolga ile yaptığı fikir alışverişleri olduğunu da belirtmekte fayda var. Kaan, “Onun fikirleri ve destekleri, bu sürecin en önemli yapı taşları oldu” diyerek, işin içindeki aile bağlarının da ne denli önemli olduğunu vurguladı.
Bir oyun geliştiricisi olarak yaşadığı en büyük zorluklardan biri ise finansal bağlamda eksikliklerdi. Kaan, uzun yıllar emek verdiği bir projenin maddi kaygılarla sarılmış durumda kalmasının ne kadar zorlayıcı olduğunu dile getirdi. “Sıfır bütçeyle başlayan bir serüvende, geçim derdi gibi birçok sorunla başa çıkmak zorundasınız,” diyor ve Kaan’ın o sıralardaki kaygılarını hissetmemek imkânsız.
Kristal Piksel 2024’te seçkide yer almanın ardından, 2025’te üç ödül kazanmanın onun için nasıl bir duygu olduğunu sorduğumuzda, bu durumu “çok sürreal” olarak tanımladı. “Bir Türk oyununu yapıp dünya çapında ses getirmek, ama kendi ülkemde tanınmamak… İşte bu, iç içe yaşayan trajik bir komedi!” derken Kaan, bu iki zıt durumun ironi dolu yanlarını da gözler önüne serdi.
Kaan’ın planları arasında daha fazlası da var! To Pixelia’nın çıkışından sonra güncellemeler ve yeni içerikler eklemeye devam edeceği bilgisini verdi. “Kickstarter sürecinde verdiğimiz sözleri yerine getirmek üzere çalışıyoruz, bu bir vefa borcu gibi!” derken, Kaan’ın çalışmaya olan aşkını her kelimesinde hissetmek mümkün. Pixeduo Studios’un geleceğinden bahsettiğinde, projelerin devam ettirilmesi ve yeni oyun fikirlerinin geliştirilmesi amacıyla destek almak için ağabeyi Tolga’nın yer aldığını duyduğumuzda, “Artık iki kişilik bir ekibiz!” demesi bizleri gülümsetti. Kaan’ın kelimeleriyle, “Oyun denemeleri ve yeni içeriklerle eğlenceli bir deneyim hedefliyoruz.”
En son sorduğumuz “Bir oyun geliştiricisi olarak en büyük hayaliniz nedir?” sorusuna verdiği yanıt ise oldukça motive edici oldu. Kaan, “Oyun sektöründe kalıcı ve sürdürülebilir bir yapı oluşturmak, mobil oyun alanında ülkemizin güçlü bir konumda olduğunu biliyoruz, ancak PC ve konsol tarafında da uluslararası başarılar elde ederek kendimizi kanıtlamak istiyoruz.” derken oldukça iddialı ve bir o kadar da ilham veren bir hava katıyor. Kaan Öztürk ve Pixeduo Studios’un gelecekte Türkiye’nin oyun sektöründeki yerini güçlendirip pek çok başarıya imza atacağına şüphe yok.