Haftalık Unutulmaz Oyun Müzikleri köşemizde, unutmadığımız bir deneyim olarak hafızalarımızda yerini almış, derin izler ve tatlı anılar bırakan oyun müziklerini hatırlamaya devam ediyoruz. Bu hafta elimizi cebimize atıp, Unutulmaz Oyun Müzikleri köşemize katkıda bulunan çok değerli bir dostumuz Burak Türe’nin (Feylo) seçtiği eserlerle sizi eğlendireceğiz! Ruh halimiz belki yerinde değil ama arada sırada müziklerin, özellikle de oyun müziklerinin ruhumuza dokunması kaçınılmaz. Gerçekten de oyun müzikleri özellikle zor zamanlarda, karmaşık duygularımızı yatıştırmaya yardımcı olan melodiler olarak karşımıza çıkıveriyor.
İşin ilginci, bu müzikler hep bir yerden tanıdık geliyor, sanki bir arkadaş gibi! Özellikle Nobuo Uematsu’nun eserleri, her oyunda farklı notalarla ruhumuzu sarıyor. O kadar ki, melodi seçimlerinde teknik yeterlilikleri de göz önünde bulundurmak zorunda kalıyoruz! Final Fantasy 3’ün orijinal NES albümüne bir gün ayırmak gerektiğini düşünüyorum. İnşallah o gün gelmez de şu düdüğün ötesine geçeriz! Nobuo’nun eserlerinin yanı sıra, modlarıma eşlik eden diğer isimler arasında Yasunari Mitsuda, Kai Rosenkranz ve tabi ki Michael Giacchino da var. Ama aramızda bir isim var ki, o hâlâ *en* en güzeli. Bu hafta kaybettiğimiz Koichi Sugiyama, besteci, orkestra şefi, anime ve film müziklerinde saygın bir yere sahip, yürekli bir insan. Hani sanatıyla insanları peşinden sürükleyen o müzikler var ya, işte onların yaratıcısı!
Koichi Sugiyama’nın en çok kafamızı döndürdüğü konu, tabii ki Dragon Quest serisine yaptığı müziklerdir. Onun müzikleri öyle bir coşku ve duygu yoğunluğu taşır ki, içimizi kıpır kıpır eder. Bugün bir kırda Dragon Quest 8’in temasını duyduğumda, aklımda hep o güzel, ‘Heavenly Flight’ melodisiyle sakin bir süzülen yolculuk imajı canlanıyor. Ne de olsa, “uçuyoruz, sakin olun, yavaşça süzülüyoruz” demek, stratosferde uçmak gibi bir duygu. Tüm bu melodilerin içinde derin bir melankoli bulabilmek, işin tadını artırıyor. Ama gelin görün ki, bu saygı değer müzisyen hakkında neler yazılmamış ki! Şimdi şöyle Wikipedia sayfasına bir göz atın, bakalım!
Nankin Katliamı’nı reddeden, insan haklarını sorgulayan, aşırı ulusalcı özellikleri ile tanınan bir kişilik söz konusu. Müziği ile hareketlenen kalplere bakınca, yer yer “bunu kim yaptı?” diye sormadan edemiyoruz. Sanatı sanatçısından ayırma meselesi yine burada gündeme geliyor. Kim bilir, belki de müziğin içinden çıkararak insanlığın karmaşıklığına dair bir yolculuğa çıkmak gerek! Hadi gelin, şu melodiyi dinleyelim ve biraz düşündürelim