Marathon: Düşüşten Yükselişe Geçen Oyun Deneyimi
Maraton: Yavaş yavaş düşüp, koşarak yükselen bir oyun deneyimi! Bacak kaslarınızı değil, kahkahalarınızı çalıştırmaya hazır olun!
1 saat önce
Marathon, hani o çok büyük bir beklentiyle başlayan ama sonunda “ölü doğan” projelerden biri olarak lanse edilen oyunlardan biri gibi görünüyor. Herkes “Ah, bumudur?” derken, içten içe bu projenin de pek bir lafı geçmeyeceği düşüncesi hâkimdi. Ancak olayların başlangıcında yaşanan hayal kırıklıkları, bu oyunun çıkış sürecinde başımıza gelen absürt hikâyelerle birleşince, kimilerine göre Marathon, bir komedi filminde gördüğünüz o talihsiz ana karaktere dönüşmeye başladı. Ama merak etmeyin, bu hikâye burada bitmiyor!
Gerçekler ortaya çıkıyor ki, Marathon aslında pek de öyle kötü bir performans sergilemiyor. Resmi piyasa performans analiz şirketi Circana’nın açıkladığı verilere göre, bu oyun beklenmedik bir başarı yakalayarak piyasada kendine yer bulmayı başarmış. Mart ayında sadece ABD içinde en çok gelir elde eden dördüncü oyun olmuştur. Hatta o kadar iyi gidiyor ki, Crimson Desert gibi diğer büyük isimleri geride bırakmayı başardı! Boşuna dememişler, “Çok elma var, biri düşer – diğeri gelir.” Tabii burada Amerikalı oyuncu dostlarımızın daha bir heyecanla beklediği “MLB: The Show 26” oyununu bir numara olarak yad etmeden geçemeyeceğim; onları da anmak gerekiyor, ne de olsa sporcuların bile bazen bir yerden hayal kırıklığı yaşayacakları bir an gerekiyor!
Peki listede neden bu kadar çok çelişki olduğu üzerine bir düşünelim. Circana’nın açıklamalarına göre, Pokémon Pokopia’nın resmî verileri mevcut değil. Yani sadece fiziksel satış verilerine başvurulmuş. Crimson Desert için de benzer bir durum söz konusu. Burada büyük bir gelir potansiyeli var, çünkü her iki oyunun da dijital satışları göz önüne alındığında, listedeki yerleri daha iyi olabilirdi; sanki bir balon patladı ve tüm baloncuklar uçup gitti! Öyle ki, Crimson Desert, tamı tamına 5 milyon satışa ulaştı. Ama sonuçta bu kadar yoğun geçilen bir ayda Marathon’un listeye girmeyi başarması, bir başarı kabul edilmeli. Belki de bu, “Küçük şeylerin büyük mutluluklar getirebileceği” mottosunun bir örneği olarak düşünülebilir.
Şimdi soğuk bir şişe soda açalım ve Marathon’un ne kadar süreyle listede kalabileceğini düşünelim; çünkü ben de en az sizler kadar merak içindeyim. Yoksa bu hikaye burada bitmeyecek mi? Herkesin gözünü üstünde yoğunlaştırdığı bu oyunun gidişatı, tam bir komedi unsuru taşıyor! Bunu görebilirken, arka planda neler dönebilir ki, bu da ayrı bir merak konusu. Yani; marathon hem koşmak yetmez, zeki adımlar da atmalısın, değil mi? Amca Zeki’nin pek bir şey anlamadığı durumlarda bile gülmekten kırıldığı kadar net bir durum bu. Çokça kahkahalar eşliğinde takip edeceğiz madem, bakalım Marathon bizi daha nelerle şaşırtacak!
Henüz yorum yapılmadı, ilk yorumu sen yapmak ister misin?