Bildiğiniz üzere, Microsoft geçtiğimiz yıl oyun dünyasının en ses getirecek satın alım hamlelerinden birisini yapıp Activision Blizzard’ı bünyesine katmak için girişimde bulunmuştu. Burası oldukça gösterişli bir çarşıya benziyor; her köşede bir oyun stüdyosu, her sokakta bir oyun konsolu satıcısı! Tabii ki böyle büyük bir yatırım, tıpkı bir rüzgâr gibi, birçok ülkede farklı tepkilere yol açtı. Aynı bir film serisinin devam filmi gibi, bu süreçte rekabet kurumları, bu satın alımın oyun dünyasının dengesini sarsıp sarsmayacağını inceleme altına aldılar. Hani bazı filmlerde kötü karakter, diğerlerinden korkuya kapılır ya, işte bu yüzyüze gelinen durum tam olarak öyle bir şey!
Güney Afrika, sıcakkanlı insanları ve güzel manzaralarıyla bilinir. Ama gelin görün ki, böyle bir komisyon kurulmasına gerek var mıydı? İşte burası biraz belirsiz. Ancak, Güney Afrika Rekabet Komisyonu da nihayet bir karar aldı ve bu evlilikte hiçbir sorun yok dedi. Açıklama, tarafların (Microsoft ve Activision) rakip oyun dağıtımcılarını (öyle üst üste birkaç isim var ki, bir parantez içinde yazmaya kalksam, sığmam!) zor durumda bırakma gibi bir niyetleri olmadığına işaret ediyor. Özellikle bir oyun düşkünü olan Sony (PlayStation) ve Nintendo (Switch) gibi devler, bu niyetlere karşı takoz gibi engel olmaya çalışıyor. O yüzden, bu süreçte, bilgisayar veya konsol oyunlarında gizli bir savaş var gibi hissediyorum.
Ayrıca, Microsoft ve Activision’ın Call of Duty’yi diğer platformlara getirme konusundaki taahhütleri üzerinden de bir koridor açıldı. Yani bu durumda, Microsoft’un elindeki en büyük silah olan Call of Duty, diğer platformlarda da piyasa bulacak. Tabii ki, bu durumdan en çok mutlu olanlar yine oyuncular. Oyun severler, sırf bu oyun yüzünden birbirlerine sokakta tekeşmeden kaçıyorlardı, şimdi rahat bir nefes alacaklar gibi görünüyor. Hızla gelişen bu süreç, adeta bir sinema filmine dönüşme potansiyeline sahip, belki de “Oyunların Şövalyesi” adında yeni bir serinin başlangıcı!
- Sonuç olarak, Microsoft ve Activision Blizzard, hedefe bir adım daha yaklaştı. Bakalım başka hangi ülkenin rekabet kurumları, bu durumu inceleyecek? Bu durumda, en büyük merakımız, geri kalan rekabet kurullarının konuya ilişkin kararlarını ne zaman açıklayacakları! Birçoğu sanırım mısır patlatıp bu süreci izliyorlar, elma sirkesi dökmeden sulu bırakmadan.
- Bir diğer merak edilen konu ise, bu satın alım işleminin ne zaman sonuçlanacağı! Özellikle bu kadar büyük bir oyun endüstrisi içinde insan ister istemez “neden bu kadar bekleniyordu?” diye düşünüyor. Ama belki de bu tip kararlar, bir çiçek gibi açılıp, bir günde tüm bahçeyi saracak gibi.
Şimdi bekleyip göreceğiz; sonuçta yarışın kazananı belki de en hızlı koşan değil, en sabırlı olan olacak!