Microsoft’un Oyun Dünyasında Yeni Hamleleri: Stüdyo Alımları ve Beklentiler
Microsoft, oyun dünyasında stüdyoları kapmaya çıktı! Beklentiler yüksek ama kaybettiğimiz oyun saatleri daha da yüksek!
7 ay önce
Microsoft’un ZeniMax (ve Bethesda) stüdyolarını bünyesine katması, özellikle oyun dünyası için bir deprem etkisi yarattı. Düşünsenize, bütün bu büyük ve güçlü stüdyolar bir çatı altında toplanınca, oyun meraklıları aslında ne kadar beklemedeydi. Kim bilir, belki de Microsoft’un bu hamlesi, “Hadi hazır olun! Oyun dünyası şimdi daha da ilginç hale geliyor!” demenin bir yoluydu. Ancak, Microsoft’un bu büyük satın alımdan sonra peşinden gelen “daha bitmedi, daha işimiz var” mesajları, biraz havada kalmış gibi görünüyor. Oyunseverler olarak, bizler de biraz daha somut gelişmeler bekliyorduk açıkçası. Ne de olsa, bekleme süresi uzadıkça, spekülasyonlar ve söylentiler de artar! Hani derler ya, “çok beklemek de stres yapar!”
Söz konusu olunca, Microsoft’un bir Japon stüdyosu peşinde olduğu dedikoduları da ortalıkta dolanıp durdu. Ama sonuçta, bu haberlerin gerçekliğini kanıtlayacak bir gelişme göremedik. Yani, tam bir “bugün var, yarın yok!” durumu. Arada şaşırdık ve “Acaba bu da mı bir oyun gelişimi?” dedik! Diğer yandan, Sony tarafında işler hızla ilerliyor. Sony Team Asobi, Firesprite, Housemarque ve en son Demon’s Souls Remake’in geliştiricisi Bluepoint Studios’u kadrosuna katarak, ciddi ciddi bir oyun stüdyosu biriktirme yarışının içine girdi. Bu durum, oyun tutkunları olarak bizleri eğlendirirken, Microsoft cephesi hâlâ derin bir sessizlik içinde bulunuyor. Tıpkı kaptan köşkünde oturan bir denizci gibi, dalgalarla başa çıkmaya çalışan ama beklemediği bir fırtınaya yakalanmış gibi.
Phil Spencer’ın yaptığı açıklamalar ise Microsoft’un stüdyo alım sürecinin durmadığını bir kez daha gözler önüne seriyor. “Xbox’ın bir parçası olmayı seçen bazı yaratıcılarla gerçekten gurur duyuyorum,” diyor Spencer. Ardından ekliyor: “Onlara mali stabilite sağlıyoruz. Bu yalnızca bir sonraki oyunlarının başarısına değil, aynı zamanda onların yaratıcılığını geliştirmek ve en iyi işlerini ortaya koymaları için daha fazla zaman tanımakla da alakalı.” Burada, bir yandan stüdyoların kendi yaratıcı projelerine yüzlerce saat harcamasına olanak tanırken, diğer yandan o stüdyoları çabalarıyla motive eden bir patron gibi görünüyor. Peki, bu stüdyoların kablosu ne? Doğru ekiplerle çalışmak ve onların vizyonları ile stratejilerinin uyumlu olması gerekiyor ki, işte burada ayak sesleri duyuluyor. Spencer, “Bize uyacağını düşündüğümüz kişileri ve stratejimize uyumlu ekipleri bulmak için daima arayış halindeyiz,” diyor. Bu yaklaşım, bir potansiyel alım durumundaki Microsoft’un ne kadar dikkatli davrandığını da gösteriyor.
Şu anda Xbox Game Studios bünyesinde toplam 23 stüdyo var, ama bu sayı daha da artabilir. Bu durumda, her oyunsever için sevindirici bir durum! Yani, büyük ihtimalle daha birçok harika oyun karşısına çıkacak. Microsoft, adeta bir grup şakalaşan oyun geliştiricisiyle dolu bir takım kurmak istiyor. Kim bilir, belki bir gün karşıma yeni bir Xbox stüdyosu ile çıkıp “Surprise! Bugünlük oyunlarımız ücretsiz!” diyerek beni çok sevindirirler. Tıpkı sevmediğiniz bir yemeğin abartılı bir şekilde sunulması gibi, bu tür gelişmeler insanın yüzünde bir gülümseme yaratacak. Elbette, belirsizliğin hüznünü de bir kenara bırakmak gerekiyor. Sonuçta, bu sessiz geçen zaman dahi, bazı şeylerin daha da güzel ve eğlenceli olması için bir fırsat sunuyor olabilir!
Henüz yorum yapılmadı, ilk yorumu sen yapmak ister misin?