Mortal Kombat 2 filminden yeni bir fragman yayınlandığında, heyecanlı hayranlar arasında tam bir kıyamet koptu! Sanki tüm dünya birdenbire “Mortal Kombat” karakteri olmuş gibi hissettik. Bu fragman, tüm önceki fragmanlar kadar değil, hatta onlardan daha fazla karakter gösterme şansı tanıyarak bizi sokağa döktü. Her ne kadar kan dökme sahneleri gözüme pek hoş gelmese de, bu filmde Quan Chi ve Noob Saibot gibi efsane karakterleri yeniden görmek NOSTALJİ dolu bir deneyim sunuyor.
Fragmanın fon müziği olarak çalan şarkı bir başka efsane: Techno Syndrome! Evet, bu şarkıyı 1995 tarihli ilk filmde duyduğumuz günden beri sıkı bir dost olarak kabul ediyoruz. Şarkı çaldıkça içimizdeki dövüş tutkusu kabarıyor, sanki her an bir dövüş sahnesinde yer alacakmışız gibi hissediyoruz. Kısacası, şarkı ruhumuzu gençleştiriyor, arkamızda ışıklı efektiyle bir dans gösterisi yapacak gibi hissettiriyor.
Bu seferki Mortal Kombat filmi, ilkine göre oyunlara çok daha sadık olacak gibi görünüyor. Elde edilen bu bilgiler, keyifli bir bekleyişin sinyallerini veriyor. Ancak filmde yer alan dövüş sahnelerinin ne kadar kanlı ve acımasız olacağını az çok tahmin edebiliyoruz. Bir sonraki dövüş sahnesi için patlayan popcorn’larımızın nasıl fırlayacağını düşünürken, heyecan içinde koltukta zıplamaya başlıyoruz.
Ayrıca videonun en tatlı sahnelerinden biri de, Ed Boon’un bir barmen olarak karşımıza çıkması! Düşünün ki, yıllarca dövüş oyunlarını tasarlayan bu adam, bir barmen rolünde bizi karşılıyor. Hem de fragmanın içine sıkıştırılmış bir kameo ile! Bu, gerçek bir sinematik şölen. “Bize bir içki ver Ed!” demeden edemiyoruz. Hem dövüş konusunda lisanımız ne kadar kuvvetliyse, barmenlikte de bir o kadar güçlü olduğuna şüphemiz yok!
Mortal Kombat II, 8 Mayıs’ta vizyona girecek. Bu tarihin kesinlikle bir takvim işareti olarak not edilmesi gereken bir gün olduğunu düşünüyorum. O gün geldiğinde, arkadaşlarımıza iyi bir eğlence sunmayı planlayarak, popcorn’larımızı hazırlayacağız. Haydi, hep beraber bu anime dövüş dünyasına dalmak için ne zaman gelecek diye bekleyelim! Belki de koltuklarımızda “Fatality!” diye bağıra bağıra oturacağız, kim bilir?