Mortal Kombat’ın Efsanevi Karakteri Sub-Zero: Kardeşler, Düşmanlıklar ve Derin Hikayeler
Sub-Zero’nun buz gibi hikayesine dalın! Kardeşler, düşmanlıklar, komik anekdotlar ve tabii ki donmuş yüz ifadeleriyle dolu!
7 ay önce
Mortal Kombat evreninin en soğuk karakterlerinden birisi olan Sub-Zero, yalnızca bir ninja olarak değil, aynı zamanda bir “buz yaratıcı” olarak da hafızalarımıza kazınmıştır. İlk oyunda karşımıza çıkan ve hemen ardından unutulmaz bir düşmanlık hikayesine dahil olan Sub-Zero, zamanla kendini bu vazgeçilmez karakter haline getirir. Hemen hemen her oyunda kendine yer bulan bu eylemci figür, sadece buzlarla oynamakla kalmaz; aynı zamanda oyuncuları da kendi gerçekliğinin derinliklerine çekmeyi başarır. Peki, bu Sub-Zero kimdir? Sorti miydi yoksa plazma oyuncusu mu? Hayır, çok daha büyük bir sorudan bahsediyoruz: Bi-Han mı yoksa Kuai Liang mı? Öyleyse geri sayım başlasın!

İki Kardeş – İki Sub-Zero
Mortal Kombat dünyasına girdiğinizde, karşınıza çıkan ilk şeylerden biri olan bu efsanevi karakterin iki aslında iki farklı versiyonu var. Öncelikle, büyük kardeş Bi-Han ve onun minyon, ama oldukça yetenekli kardeşi Kuai Liang. İkisi de Lin Kuei klanına bağlı, ama bazen anlaşılır gibi değil, her ikisi de Cryomancer! Bu nereden bakarsanız bakın, gerçekten de karışık bir iş. Mavi kıyafetler giymeleri sayesinde sanki bir çocuk kostümü giyinip Halloween’e gelmişler gibi görünseler de, işin ciddiyeti burada başlıyor.
Kimileri Kuai Liang’ın sağ gözündeki yara izini fark ederek ayırt edebiliyor, ama bu yara izinin nasıl olduğunu kimse önemsemiyor sanki. Yıllar geçtikçe, her yeni oyunda, bu iki kardeşin hikayesi genişledi ve derinleşti, ancak çoğu oyuncu hala hangisinin hangisi olduğunu karıştırıyor. Anladık, mavi renk her yere hakim olmuş fakat biraz da ayırıcı unsurlara ihtiyaç var! Anneleri Çin ve Amerikalı karışımı biri, babaları ise gizli bir ajansa bağlı. Çok karışık değil mi? Blues Brothers’ın senaryosundan farksız ama eğlenceli değil mi?

Scorpion ve Quan Chi
Konu derinleştiğinde, efsanevi karakter Scorpion’ın devreye girmesi kaçınılmaz hale geliyor. Quan Chi, Scorpion’ı adeta bir piyon gibi kullanarak, Sub-Zero’nun peşine salıyor. Sonra Bi-Han’ı öldürüyor ve voila! Bir düşmanlık hikayesi doğuyor. Tüm bunların arkasındaki isim bir büyücü olan Quan Chi. Yani asıl kötü adam, onu besleyen yılan! Scorpion ile Sub-Zero’nun düşmanlıklarının ardındaki sebepleri öğrendiğimizde ise gözlerimizi açmamamız mümkün değil. Hadi bakalım, düşmanın düşman olduğunu öğrenirken, bir düşünün: Bu kimin aklına geldi? Bir tür dövüş oyunu Shakespeare’i gibisin!
Noob Saibot: Gölgenin İntikamı

Noob Saibot, ilk kez ikinci oyunda gizli bir karakter olarak karşımıza çıkıyor ve evet, ismi de kreasyon kısmında özel bir anlam taşıyor. İsimlerinde gizli anlamlar yatan Edward Boon ve John Tobias’ın soy isimleri aslında bu karakterin adını tanımlıyor. Yani Noob Saibot, esasen iki adamın isimleriyle dalga geçmek için uydurulmuş bir şey. Bi-Han, öldükten sonra bu karanlık tarafa geçince, “Oh be, ben geldim!” diyor. Hem de bu dönüşü de Quan Chi’nın büyüsüyle gerçekleşiyor. Gerçi Noob’un hikayesini de çok karıştırmayalım, çünkü her an geri dönüş yapıp diğer karakterlere hayatı dar edebilir!
Dost musun? Düşman mı?
Noob Saibot, başlangıçta Quan Chi’ye hizmet ederken, sonra içsel bir sorgulama yaşar. “Hani ben iyiydim? Bu nasıl döndü şimdi?” Ahh, dostluğun dostluktan çok düşmanlık olduğu bir hikaye! Yani, Noob ve Scorpion’un dost olması, sadece zaman meselesi. Bir de Klon kardeş var tabii burada; bir akrabalık bağına girmediğimiz sürece dost kalmayı başarabileceğimiz kesin!

Aynı Kanı Taşıyoruz Ama Kardeş Değiliz!
Kardeş olmalarına rağmen, Kuai Liang ve Bi-Han birbirinin tam zıttı. Kuai Liang, göreviyle barışık; gölgeler arasında kaybolmak istemeyen, insani yönleri ağır basan bir karakter. Öte yandan, Bi-Han karanlığa yenik düşerek kendine yeni bir kimlik buluyor. Aslında bu durum, “Aynı kanı taşıyoruz ama kardeş değiliz” ilkesine iyice oturuyor. Bu manevra, Kuai Liang’ı kendi klanı ile çatıştıracak kadar büyütüyor; bu kadar içsel bir çatışma yaşanınca elbette ruhsal bir tortu bırakıyor.

Mortal Kombat Filmleri ve Sub-Zero’nun Tanığı
Mortal Kombat filmleri, 1995’te gösterime girmesiyle izleyicilerin kalbine kazınan bir dönem yarattı. İlk filmde, Sub-Zero karakterini canlandıran aktör 70’lerine girmiş Fransız oyuncu Francois Petit’ti. Sonrasında, biraz daha aksiyon dolu bir karakter olarak karşımıza çıkan Keith Cooke’yi izledik. Ki buradaki Sub-Zero, bahsettiğimiz Kuai Liang’dır. Son olarak, geçtiğimiz yıl tekrar beyaz perdede izlediğimiz film, bazı gizli sahneleriyle ilgi çekti, ama genel izleyici kitlesini çok etkilemediği kesin. Yine de Endonezyalı dövüş sanatçısı Joe Taslim’ın performansı idare eder düzeysonda bir duygusal bağ kurmayı başardı.

Son Sözler
Mortal Kombat’ın bu doygunluğu ve karmaşıklığı içerisinde kaybolmuş olabilirsiniz. Ancak, bu evrenin ne kadar derin ve eğlenceli olduğunu keşfetmek gerçekten de hayal gücünüze kalmış! “Dört bir yandan gelin!” insanı, bir soğuk hava akımında kaybolmuş gibi hissettirse de, arka planda neler oluyor hep merak konusu! Bu yazıda bahsettiğim her şeyi bir film, kitap veya başka bir medya formatında daha farklı yorumlayacağınızı aklınızda bulundurun. Unutmayın, bu da kış geliyor!


Henüz yorum yapılmadı, ilk yorumu sen yapmak ister misin?