Onimusha’nın Dönüşü: Demoyu Deneyimlemek ve İlk İzlenimler
Onimusha’nın Dönüşüyle ilgili deneyimlerimizle, kılıç sallamaktan hemen sonra kahkahalarınıza bolca yer açın! İlk izlenimler komik garantili!
6 saat önce
Bundan tam bir yıl önce, yeni Onimusha oyunu duyurulduğunda herkesin içinde bir heyecan kabardı! Hani, o mutluluğun tarifi yoktur ya, işte tam olarak o his! Capcom, fragmanlarla bu heyecanı diri tutmayı başardı. Fragmanlarda ne gördüysek o, anca heyecanı artırmak içindi. Elinize kahvenizi alın, çünkü bu demo benim için, adeta bir nefes alma fırsatı gibiydi. Sony’nin Haziran başındaki State of Play etkinliğini izlerken, kalbimdeki heyecan her saniye kat kat artıyordu. Oyun o kadar güzel ki, sanki bir eski dost geri dönmüş de ona kucak açıyormuşum gibi hissettim. Hadi gelin, bu eski dostun geri dönüşü nasıl olmuş, hızlıca bakalım!

Yeni Onimusha, aynı zamanda Netflix’teki animasyon dizisiyle de paralellik gösteriyor. O efsanevi Japon aktör Toşiro Mifune’nin izinli karakterini görmek, içimi ısıttı. Mifune’nin alaycı ama cesur samuray karakterleri, Capcom’un oyun evrenine adeta bir rüzgar gibi girdi. Üstelik bu sıradan bir samuray değil, Miyamoto Musaşi dedikleri bir efsane. Göklerin altında rakipsiz biri demek, az değil! Onun efsanevi mücadeleleri, Sasaki Kojiro ile olan kapışması, oyunun içinde öyle bir harmanlanmış ki, Onimusha’nın fantastik unsurlarıyla adeta bir yudum içimi ferahlatıyor.
Demoyu hem normal PS5’te hem de Asus Rog Ally X el PC’sinde denedim. İki platformda da yağ gibi akan bir performans vardı. Özellikle Rog Ally X’te, ayarları biraz oynatıp FSR desteğini açınca, 60 FPS’ten fazla bir kayıpla oynamak mümkün! Kalabalık sahnelerde bile performans düşüklüğü yaşamamak, oyunun PC optimizasyonunun harika olduğunun bir kanıtı. Neyse ki, bunu hissetmek için ilahi bir kıvılcım beklemeye gerek yok tuydu.

Oyun, eski serilerin çizgisel akışını korusa da haritaların biraz daha genişlemesi, yeni bir dinamizm katmış. Kısayolların olması ve daha önceki yerlerden geçmek gibi detaylar, oyun dünyasını sarmalıyor. Bu noktada, gözüme takılan tek şey, Soulslike oyunlarındaki zorlayıcılığın pek hissedilmediği. Dekor gibi düşmanları oh çok kolay kesmeye başlıyorum, yapmadığım hareket kalmadı. Parry ve block hareketleri arasında bazen yere düşüyoruz, bazen geç tepki veriyoruz. Ama genel olarak, temel düşmanlar suratımızı güldürüyor. Oyun zorlayıcı olmaktan çok, stratejik düşünmeyi ön plana çıkarıyor. Mesela doğru düşmana doğru hamlede bulunmak, bam güm dalmak… İşte bunlar, dövüş dinamiklerinin baş tacı! Vesaire!
Oyun bana en çok Musaşi’nin her bir hareketinin ağırlığını ve görselliğini hissettirmesiyle cezbetti. Evet, bazen yere düşüyoruz, bazen de geç tepki veriyoruz. Ama o an, oynadığımız kişinin yalnızca bir samuray olmadığını hissettiriyor. Gerçekten, adam çok eğlenceli! Her darbesi, ekranımda kıvılcımlar saçıyor! Ama bu olayda ilginç olan, öyle bir diri sahne ile karşılaşmam ki, kılıcıyla bir rakibi ikiye biçinki, hani derim ki: “Yandı gitti!” Oyun görsel bir şölen, bunun kimse farklı görüşte olamaz!

Bir saatlik demo, elimde harika bir aksiyon-macera deneyimi bıraktı. Daha önceki oyunların zorluğunu aramam pek mümkün değil, ama demodaki normal adamlar öylesine kolay kesiliyordu ki! Aramızda kalsın, yerden alıp siper etme mekanizması da hiç iç açıcı değil, biraz havada kalıyor. Tamam, okları engelleyebilirim, ama bu belgelerin çok da gerekli olduğu hissini vermiyor. Umuyorum ki, olay daha da çeşitlenir ve oyun son haliyle film gibi aksiyon dolu bir deneyim sunar.
Aşırı yoğun bir Eylül ayı beni bekliyor, ama The Way of the Sword’un yüksek puanlar alacağını şimdiden tahmin edebiliyorum. Yıl sonundaki ödüllerde adı geçeceğinden eminim! Serinin hayranları, kalp köşelerini kıpırdatarak gözlerinin beş karış açıldığını hissedebilir. Hani, yeni oyuncular için ise harika bir kapı aralayacak. Tam sürüm çıktığında buralarda olacağım, kurban olduğum, sizi yine bilgilendireceğim. O yüzden demoyu hemen bir göz atın! Aksiyon-macera sevenler, bu harika eser için sabırsızlanın! Yapacak bir şey yok, aksiyonun dibine vurmak lazım!

Henüz yorum yapılmadı, ilk yorumu sen yapmak ister misin?