Oyun oynamak birçok kişi için sadece bir hobi değil, aynı zamanda bir kaçış yolu. Ancak bazıları için, “stres atmak” diye düşünme şekli tamamen yanılgı! Benim gibi oyun saatlerce vurarak eleyip geçmekten öteye gidemeyen biriyseniz, stresle barışık olduğunuzu sanmadan daha fazla sinir krizi geçiriyorsunuz demektir. Bir zamanlar FIFA oynamaya başlamıştım, öyle bir maçta kaybettiğimde gece boyunca dönüp durdum. İşte böyle anlarla dolu bir hayatım var! Artık gülmekten kendimi alamıyorum ama bu tecrübeleri yazmadan geçemeyeceğim. Haydi, gelin birlikte benim için ‘tilt’ eden karakterleri sıralayalım.
Bazen insanlar bana gülerek bakıyorlar “Oyun oynayıp sinirlenmek ne demek?” diye. Ancak bence herkes bu karakterlerle karşılaştı! Kendi oyun kariyerimde yaşadıklarımdan yola çıkarak, özellikle beni çileden çıkaran karakterleri anmak istiyorum. Eğer bir gün bu karakterlerle karşılaşır veya bir şekilde bağlantı kurarsam, onlara güzel bir ders vermeye kararlıyım. Özellikle kimi karakterlere karşımda dururlarsa, baksana bastım alt+f4 basar çıkarım!
Vladimir Lem (Max Payne 2)
Vlad, o kendine güvenen gülümsemesi ve “Have no fear, Vlad is here!” repliğiyle anlaşılan bir tarzı olsa da, bende bıraktığı iz çok derin. O sırada Mona’ya yaptıkları aklımda sürekli dönüp duruyor. Hatta o sorumsuzluğu nedeniyle beni birçok sefer strese soktu. Tam da Max’in kafasına molotof yağmuru yaparken, gece yarısı aklıma gelir ve iş yerinde kahrımı çekebilirim! Her ne kadar ona rahatça bir son versek de bu öfkenin geçmeyeceği kesin! Ve biliniz ki, bir yerde karşılaşırsak kendisini beyzbol sopasıyla dövmekten bir an bile vazgeçmeyeceğim!
Adını Vermek İstemediğim Flaş Transfer (Football Manager 2016)
Menajerlik simülasyonları, yeni bir kariyer kurmanın en güzel yoludur. Ama işte tam böyle bir deneyimde, denizden suya ‘flaş’ transfer yaparak girdiğim kariyerim bir anda sekteye uğradı. İtalya Serie C’ de Paganse takımıyla umutsuzca küme düşme savaşına girerken, işler gerçekten zora girdi. Daha sonraki rakiplerimiz ise Benevento ve Lecce gibi takımlar, “Evet iyi gidiyordum” dedim derken, bir efsane ortaya çıktı: Conti çevresinde dönen suikast planı! İkili mücadelede düşüp kırmızı kart görünce işler alt üst oldu. Takımdaki gençler araya girmese, havada uçacaktım! Beni öyle bir sinirlendirdi ki, “Yılmaz Vural” gibi takıma girmek istedim ama en son yaptığım bir hata sonucu play-off dışına spiral bir yolculuk yaptım. Çok iyi hatırlıyorum, o an gerçekten birilerini sakinleştirmek için dua ettim!
Desann (Jedi Knight II: Jedi Outcast)
O ve onun mor kıyafeti beni çocuk yaşta bir uzay ırkçısı yapmak istemişti! Kökenimden dolayı kendisini affetmem imkânsızdı. Üstüne üstlük, kırmızı kırmızı parlayan ışın kılıcıyla neye uğradığımı şaşırttı. Bir noktada ölmeyi gerektirdiğini öğrendiğimde, daha fazla mücadele etmekten vazgeçtim. Düşünün bir de ikimizin başına gelenler arasında adeta okuldaki karne günü gibi bir durum söz konusuydu. Ama sonunda Luke’la birlikte mavi ışın kılıcıyla buluşmam oldukça hoş oldu. Zamanında geçirdiğim o ağır bağlar ve acılar, bugün bile içimde bir hışım bırakıyor. Bir gün karşılaşsak, o ihtimalle kapını çalacağım Desann!
Adventure Island 3 Uzaylısı
Türkiye’de “atari” olarak bilinen NES klonlarıyla geçen ahşap masalı günlerimi unutmak mümkün mü? Benim için birçok anı var, ancak çocuk aklımın en çok kaygılandığı yerlerden biri de Adventure Island oldu. Uzaylıların beni ne kadar rahatsız ettiğini yüz kere daha söylesem, tatmin olmam. Beni sevdiceğimden mahrum bırakmaları, tam unuttum derken bir daha çıktılar karşıma. Oyunun başlangıcı zaten kaotikti ve hep aynı noktada karşıma çıkıyorlardı. O an yarı yolda kalmış, bir kedi gibi saklandım. Bakınca, bu sefer de Mass Effect’te karşılaşabileceğim herhangi bir uzaylıdan intikam almaya hazırım! Gittiğim her yerde zırt pırt Full Restore basan Pokémon’lar bile unutulmaz!
Düşünürseniz, oynadığımız her oyunun kendine özgü zorlukları ve karakterleri vardır. Kimi zaman bu karakterlerden intikam aldık, kimi zaman kendi belalarını bulmasını sağladık. Elimde mevcut bu listeyle, Souls oyuncularına aldırış etmeden, sıradışı zorluklarımız olduğunu hatırlatmak istiyorum. Eğer sizin de bir karakteriniz varsa ve sizde fazlasıyla sinir krizi geçirdiyseniz, burayı bir “öfke kontrolü dayanışma grubu” haline getirelim! Yorum yapmayı unutmayın, belki gelecekteki intikam planları için bir bilgi kaynağı olur. Dört gözle sizlerle buluşmayı bekliyorum!