İnanması güç ama Palworld, bundan tam 1 yıl kadar önce erken erişime girmişti. İlk çıkışında büyük ses getiren bu oyun, tıpkı ünlü bir maganda gibi, yayınlandığı günden itibaren her yerden başına iş açmaya başladı. Hemen ardından Nintendo ile olan davaları ile gündeme gelmesi, sanki bir reality şov senaryosunu anımsatıyor. Bir yanda karşıt hava akımları, diğer yanda avukatların neşeli tüyoları… Dilemiyorum ki, bu kadar ilginç bir gelişme, çerez niyetine yenen bir akşam yemeği için oldukça cazip!
Fakat bu gürültü patırtının arasında, sanki uzaktan bir futbol maçını izler gibi, Pocketpair ekibi oyunlarının ilk yılında beklenmedik bir başarıya ulaştığını bildirdi. Geçtiğimiz yılın Ocak ayında erken erişime giren Palworld, 1 yılda 32 milyondan fazla oyuncuya ulaşmayı başarmış. Arkadaşlar! Düşünün, 32 milyon! Bu sayı, pek çok insanın düşündüğünden bile fazla. Hatta çoğu insan, bu kadar çok insanın bir araya geldiği etkinlikleri bile görmekte zorlanıyor, ama Palworld sanki bir okul bahçesi gibi!
Pocketpair‘in açıklamasında bahsettiği bir diğer ilginç detay, oyunun yalnızca ilk ayında 25 milyona yakın oyuncuya ulaşması. Yani, Palworld oynamak bir nevi ‘Yeni Netflix dizisi’ gibi, herkes bunu takip etmek zorunda gibi hissetmiş. Palworld’ün bu çılgın yükselişi kesinlikle dikkat çekici! Ancak, bir yandan buna o kadar alıştık ki, “Daha önceden nasıl başardık biz bunu?” diye sormadan edemiyoruz.
Pocketpair, geçtiğimiz haftalarda Palworld’ün yeni yol haritasını da duyurmuştu. İki tane yeni bölge, çapraz platform desteği, senaryonun son parçası ve tabii ki bir de final boss… Bu uyandırıcı haberlere bakarken, kendimi sanki oyun dünyasının cennetine girmiş gibi hissettim. Herkes bir çırpıda o bölgeyi keşfe çıkacak, tabii ki avokado tostlarıyla beraber. Yıl içerisinde gelecek olan yeni güncellemelerin, aynı zamanda Pal sayısını artıracağı anlaşılıyor. Yani, oyuncular arasında bazı dostlukların da kaynamasına, hatta bazı Pal’ların partide kaybolmasına neden olabileceğini düşünüyorum!
Palworld’ün bu yükselişi, sanırım herkesin karnında bir gülümsemeye yol açıyor. Umut ediyorum ki, bizler de en az o kadar saçma ve aynı zamanda eğlenceli bir evrene adım atabilmeyiz. Belki de oynarken bir gün aniden aklında zıp zıp zıplayan bir Pal göreceğiz ve onunla dost olabileceğiz. İşte o zaman gerçek eğlence başlar!