Artırılmış gerçeklik (AR) ile çevremizdeki dünyayı oyun alanına dönüştüren oyunların en gözde örneğinden biri, hiç şüphesiz ki Pokemon GO’dur. Bu oyun, adeta uzaydan inen bir ufo gibi herkesi etkisi altına almış ve bir çılgınlık dalgası yaratmıştır. İnsanlar, sokaklarda yürürken bir yandan Pokemon yakalamakla meşguldü, diğer yandan da garip hareketlerden dolayı garip bakışlar alıyordu. Hatta bir grup insan, parkın ortasında “Görünmez Pikachu” yakalayabilmek için savaşan bir grup ninja gibi oraya buraya koşuşturuyordu. Ah, hayat ne de eğlenceli hale gelmişti! Bu çılgınlığı gören oyun geliştiricileri, birer birer kolları sıvadı ve benzer tarzda oyunlar yapmaya başladı. Ancak, bu oyunların hepsinin Pokemon GO kadar sevilip sevilmeyeceği büyük bir muamma. İşte, bu muammanın bir örneği de ‘Harry Potter: Wizards Unite’ oyunuydu.
Niantic tarafından geliştirilen ve Harry Potter evrenine adım atan bu oyun, ne yazık ki beklenen başarıyı yakalayamadı. Hani derler ya, “Çok para harcadın ama hikayen yeterince çekici değilse kimse ilgilenmez.” Evet, dünya çapında milyonlarca hayranı olan Harry Potter markası bile, her zaman sihirli bir kapı açmamıştı. Wizards Unite, nihayetinde 31 Ocak 2022’de resmi olarak kapanacağını duyurdu. Twitter’daki o meşhur paylaşımda, “Bize veda etmek için zamanınız geldi!” gibi bir mesaj yer alıyordu, sanki işten çıkartma mektubu gibiydi! Bu bilgilerle birlikte, oyuncuların gözyaşları sel oldu, “Ama ben daha yeni ele geçirilecek canavarlara odaklanmıştım!” diyenler bile vardı. Oyunun web sitesinde ise bu çöküşe dair detaylar, “Bazen sihir de işe yaramıyor” başlığı ile açık bir cümle olarak ifade edildi.
Aslında burada önemli olan, bir oyun türünün popüler olmasının diğer oyunlar için altın bir bilet sağlamadığını anlamış olmamız. Yani, insanlar sadece bir marka veya isim için oynamazlar; deneyim, eğlence ve oyun mekaniği gibi unsurlar da önemli rol oynamaktadır. Eğer bir oyun sıkıcı, karmaşık ya da sadece gereksiz yere uzun sürüyorsa, oyuncuların ilgisi çok çabuk kayboluyor. Özellikle de kış aylarının soğuk günlerinde, evde oturup Pokémon ya da büyük bir Cadı Günü temalı oyun oynamak yerine, batıl inançlardan edindikleri korkuları besleyerek bellerine battaniye sararak film izlemeye karar vermeleri pek de zor değil. Buradan önemli dersler çıkarmak gerekirse, bu oyunların yapımcıları için önerim; “Hikaye, dayanılabilir bir oyun mekaniği ve sürükleyicilik şart!” olurdu.
Sonuç olarak, bir oyunun başarılı olması çok fazla faktöre bağlıdır ve sadece marka ismi yeterli değildir. Aksi takdirde, görünmez Pikachu ve sopa simgesi adına giyinen cadılara merak sarmaya çalışan oyuncuların ellere düşmesine davetiye çıkarırsınız! Sevgili Oyungezerler, siz bu konuyla ilgili ne düşünüyorsunuz? Umarım bu satırları okurken aklınıza gelen her şey birer oyun gibi eğlencelidir, aksi takdirde yine gözyaşlarına hâkim olamayabilirsiniz!