Prens’in kumlarından bir şeyler beklemek gerçekten sabır gerektiren bir iş olmuş durumda. “Prince of Persia: Sands of Time Remake” tahmin edildiği gibi, çıkmasının üzerinden çok uzun zaman geçti ve sanırım beklemekten yiyeceklerimiz bile tükenmek üzere! Her an çıkabilir gibi görünüyor, ama sanırım oyun geliştiricileri, kalp atışlarımızı test etmeye karar verdiler. Bir yandan bu kadar beklenti leylağını artırmak oldukça eğlenceli olsa da, diğer yandan insanın içinden bir ses sürekli “Hadi artık, yapın bir şeyler!” diye fısıldıyor. Ah o sabırsız oyuncular! Koyun koyun uyudunuz, bir kutunun içinde düdük çalan o heyecanlı çocuk gibi hissediyorum!
İddialara göre, bu ay içinde sürpriz bir çıkış yapılabilirmiş; ama tabii ki köprüden önce son çıkış duraklarından geçmemiz gerektiğini unuttuk. Hani deyim yerindeyse, “Koş koş!” diye bağırıyoruz ama karşıda hiç kimse görünmüyor. Ayın ortalarına gelmemizle birlikte, resmi bir açıklamanın hala gelmemiş olması, umutlarımızı biraz daha zayıflatırken, “Acaba estas mı?” diye düşünmüyor da değiliz. Fakat hemen pes etmeyeceğiz! Code of Chinese Checkers (ya da başka bir deyişle kumdan oyunlar) üzerinde asla pes etmemek lazım.
Bunların yanı sıra, ESRB derecelendirmeleri, oyun hakkında bazı ilginç ipuçları veriyor. “Kan, kısmi çıplaklık, cinsel temalar ve şiddet” gibi detaylar bir araya gelince, oyuncuların ilgisini çekmeyi başarıyor ki, bu da “T (Teen)” olarak derecelendirilmiş. Görünüşe bakılırsa, bu yeni versiyon, orijinaline özlem duyan oyuncular için oldukça neşeli bir buluş olacak. Ama o 2 boyutlu yan kaydırmalı sekans nedir, onu hala merak ediyorum. “Eski dostlar” karşımıza çıkacak mı? Orijinal Prince of Persia’nın görüntülerini gördüğümüz sırada, bir kedi gibi ekranın etrafında döneceğiz gibi geliyor!
Yıllar içinde oynadığımız bu ikonik karakterin maceralarıyla nostaljik bir yolculuğa çıkmayı bekliyoruz, özellikle kahramanımızın göz alıcı kıyafetleriyle! Belki de bu yüzden, oyun yapımcılarının tüm bu eski detayları yeniden yapmaya karar verdiklerinde, kalplerimizin derinliklerinden gelen bir “Aaaa” sesi duyulmuştur. Her şey olması gerektiği gibi gözüküyor, ama şu an yalnızca bir çıkış tarihi bekliyoruz. Bu ayı geçtik, belki önümüzdeki ay, yuvarlanan kumların arasında kaybolmuş ruhumuzu uyandıracak bir haberle karşılaşabiliriz. “Tüm umutlarımızı burada bırakıyoruz,” diyor olabilirim, ama kalbim hala bu oyuncak kumların peşinde.
Özetle, süreçler yavaş ilerliyor ama daha fazlasını beklemekten vazgeçmemeliyiz. ESRB okuyucu raporlarına göre, önümüzde çok uzun bir süre kalmamış gibi gözüküyor. Sonuçta bazen sürprizler, sabırla bekleyenler için daha tatlı olur, değil mi? Belki de bir gün kanımıza karışan “kum” maceraları yeniden yaşamaya başlayacağız, kim bilir? Şimdilik, yalnızca beklentilerimizi cennete göndermeye devam edelim ve birer simit alalım!