Televizyon ekranlarının gözümüze yıldızlar gibi parlayan içerikleri arasında, reklamlar da bir o kadar parlak ve göz alıcı bir yere sahibiz. Hani araya giren o beş dakikalık reklam blokları var ya, izleyicinin “Bunları izlemek zorunda mıyım?” diye düşündüğü anlar, işte o anda içinde bulunduğumuz savaşı net bir şekilde kavrıyoruz. Hûh, tamam, belki bir tık da olsa gülümsetiyor olabilirler, ama izleyicilerin canına tak ettiği bir gerçek. Eskiden sadece birkaç reklam izleyerek geçinebilen platformlar, şimdi neredeyse tüm içerikleri reklam ile dolup taşırıyor. İzleyiciler, “Aç bitir” şeklinde akışa odaklanmanın ne kadar keyifli olduğunu düşünmeye başladılar. Ta ki reklamlar, bu özgürlüğü tehdit edene dek!
Geçtiğimiz günlerde, Netflix için bir çığır açacak yeni bir gelişme yaşandı. Disney, Netflix’i abone sayısında geçmiş ve reklamlı bir paket duyarak, sanki tuzağa düşmüş gibi hissettirerek ortalığı sallamaya başlamış. Netflix’in, kullanıcı kaybı yaşaması sebebiyle reklamlı bir kullanıcı planına geçmeye karar vermesi, akıllara “Bu işin sonu nereye” sorusunu getiriyor. Önümüzdeki yılın ilk döneminde yürürlüğe girecek bu plan, düşük bir fiyat sunmasıyla göz alacak. Fakat bu düşük fiyatın arkasında gizli bir tuzak var: reklamlar! Artık o istediğiniz diziyi izlerken, karşınıza çıkan reklamlara tahammül etmek zorunda kalacağız. İçimizdeki “Savaş” bitmemiş gibi, yeni bir savaş başlıyor!
- Reklamlar hayatta kalma mücadelesi: Netflix uygulamasının içindeki bilgiler, bir sinema filminin fragmanları gibi şahane! Fakat öyle görünüyor ki, indirme özelliği reklamlı planda tamamen kaldırılıyor. Anladığım kadarıyla, Netflix, kullanıcıların internet geçmişlerini kullanarak bir algoritma üzerinden çalışıyor. Onların sunduğu içerikler, belki de sadece sizin için tasarlanmış! Ama reklamlar, içeriklerinizi yetersiz kılacak kadar da zorbaş belası!
- Reklamlar kaçış yok: Ayrıca, reklamlar geçilemeyecek kadar can sıkıcı bir hale geliyor. Mesela, en sevdiğiniz Stranger Things bölümündeyseniz, 3 dakika boyunca bir ayakkabı reklamına maruz kalacaksınız. Böyle bir şey olamaz, demek isterken, gözlerinizi açıp gülümsediğiniz an, “Elimden gelen bu” deyip geçeceksiniz. Gerçekten kabus gibi!
Hadi canım, sadece Netflix değil! Diğer platformlar da reklamlı sistemlere geçiş yapacaklarını duyurmuş durumda. Disney+ yakında bunu hayata geçirecek ve HBO Max ise bütçe dostu bir üyelik planı ile indirme seçeneğini devre dışı bırakmayı düşünüyor. Yani bu durumda ben, sen, hepimiz; reklamsız hayat arayanlar, çantamızda biraz daha fazla para bulundurmak zorunda kalıyoruz. Reklam ile dolu bir dünya yerine, sadece “Premium” olmak istiyoruz!
Ahhh, daha önceki zamanlarda South Park gibi programların, reklam dünyasına dair söylediklerini düşünmekteyim. Şu an kendimi o sahnelerde buluyorum. “Reklam mı? Soğuk elmas gibi!” diyorlar ya, işte ben de tam o noktadayım. Hayatımızda reklam olan birilerini görmek ve tanımak, artık ciddiye alınacak bir şey! Reklam başında oturan dostlarımızın sayısını saymaya başladık bile! Kısaca bakıldığında, reklamsız bir dünya arayan bizler, hayal dünyasında yol alıyoruz. Zira bu kadar reklama karşı durmak, aklını yitirmek ya da daha fazla harcama yapmak gerçekten zor!