Chris Stockman, Saints Row serisinin tasarım direktörü olarak görev yaptığı dönemde, oyun dünyasının unutulmaz anlarına imza atmış bir isim. Ama görünüşe göre, bu renkli ve çılgın dünyanın kapıları yavaş yavaş kapanıyor gibi. Stockman, serinin sona ermiş olabileceği konusunda ciddi endişeleri olduğunu dile getiriyor. Belki de bu, bizlerin de bir gün serinin yeni bir oyununu oynamak umuduyla “Bu kadar çılgınlık yeter!” demek zorunda kalmamıza neden olacak!
Stockman, daha önce hazırladığı ve Embracer Group’a sunduğu bir ön oyun sunumunun kaybolduğunu düşünüyor. Hani derler ya, “İyi bir fikir bir yere düşmeli!” İşte o fikirler düşmedi, daha çok yerlerde sürünüyor. Ön oyun fikriyle ilgili umut verici haberler verdiği zaman, kafamızda şimşekler çaktı; ama sonra tıpkı bir çiçek gibi soldu. “Arkadaşlar, sizlere diyorum ki benim içimde bu projenin alevi hep var. Ama bu alevi söndürmemek, nerede o alevi alevlendirenler?” demiştir kesin.
Aslında, 2006 yılında sadece Xbox 360 için piyasaya sürülen ilk Saints Row, Grand Theft Auto’nun tahtına sağlam bir alternatif olarak oturmuştu. Geliştiriciler, serinin devam oyunlarında komediye daha çok yönelince, belki -belki- bizim içimizdeki “haylaz oğlan” ruhunu uyandırmak için çabaladılar. Ama şimdi bakalım, Stockman henüz aşık olduğu değeri bulabilmiş mi? Bu ilham aklında 70’ler dönemi ile bir ön oyun hayal etmek… Peki ya Afro kütler ve İspanyol paça pantolonlar nasıl bir araya gelecek? “Sevgili Saints Row severler, müzikler, danslar, ve bir ‘biliçsel karmaşa’ ile karşılaşmaya hazır mısınız?”
Stockman, Twitter’da bir yerde şöyle demiş: “Embracer’ın bu markayla ilgili bir şeyler yapabilecek kapasitesi olduğuna çok inanmıyorum.” Evet, biz de inanmıyoruz! Bazen sinirden patlamak mı, yoksa gülmek mi gerektiğini şaşırıyoruz. “Markayı neden yeniden başlatmak istediler ki?” derken bunun altında, belki de tüm dünyayı güldürerek kurtarabileceğimiz bir komedi unsuru var. Ama yok yok, bu aralar o espriler de bana çok yavan geldi. Belki de Stockman’ı dinlemek ve ona bir kahve ısmarlamak gerek! Hayal dünyasında kaybolmuş bir insanı yeniden canlandırmak için…
Bir kullanıcı, serinin son “kanon” Saints Row’un on yıl önce çıktığını söyleyince, Stockman durumu derhal açıklığa kavuşturma ihtiyacı hissetti. Ona göre, “Evet, sanırım bu serinin sonunu getirmenin vakti geldi!” demek, aslında olgulara ruh vermek gibi. Yani, bu bir veda değil, sadece yavaş ama emin adımlarla giden bir yolculuk olabilir. Hadi eyvallah, hemen hemen herkes şunu merak ediyor: “Seni unutmadık, Saints Row. Ama sen neredesin?”
Sonra geldi Stockman’ın 70’ler temalı ön oyun tezi. “Durum böyleyken, benden önce gelip benim hayalimi çalan birileri olur mu?” dese de, 1970’lerde kaybolmuş bir zamanda yolculuk yapmayı düşlemek, bize hiç de komik gelmiyor. İnce uzun bir bıyık, belliliği artıran o dönem kıyafetleri ve gökyüzünü baştan başa kaplayacak kadar geniş bir gülümseme ile 70’ler teması kesinlikle onu masaya yatırır!
Hadi bakalım, umarım bu hayal fişekleri bir gün gerçeğe dönüşür. Kim bilir? Belki de Saints Row; gerçek bir yeniden doğuş yaşayacak! Ama bu sırada “Korkunç fikirler” yerine, belki de biraz “cesur” fikirlere ihtiyaç var. Unutmayın, yaratıcı bir zihin her zaman komik detaylarla dolup taşar!