Saros: Oyun Dünyasında Yükselen Kriz ve Oyuncu Beklentileri
Saros’ta oyun krizi yükselirken, oyuncular hayallerinin peşinde koşuyor! Kimi dev, kimi minik; ama hepsi aynı hevesle!
45 dakika önce
Saros oyununu Metacritic’te gördüğünüzde, daha önce “Yılın Oyunu” ödülünü almış bazı oyunlarla yan yana geleceğini anlayabiliyorsunuz. Ama durum pek de göründüğü gibi değil; satışlar, Herhangi bir kahramanın düşmanları üzerine düşmekte olduğu gibi düşüşte. Hani vardır ya, biri satışları artırmaya çalışırken, diğeri bir elma düşüşü gibi yere çakılır. İşte Saros’un durumu da tam olarak bu! Rhys Elliott’ın Alinea Analytics’te yazdığı rapor adeta bir krize yol açıyor: “Bu nasıl olur, kim bilir?” diyor arkadaşlar. İki haftada sadece 300.000 adet satmak, Returnal’ın rüzgârında arka planda kalmak gibi bir şey. Neyse ki, bir umut var; bu rakam Returnal ile aynı eğilimi izliyormuş! Eğer bundan sonra daha fazla rakam görmek istiyorsak, umarım değil mi? Hani şöyle 10-15 sene sonra bu oyunun koleksiyoncu sürümünü alırken, “Ben bununla büyüdüm!” diyebilmek için.
Biliyorsunuz, bu tür oyunların geliştirilme maliyetleri fena halde cebimizi yakıyor. Saros’un geliştirilmesi için tam 76 milyon dolar harcandığı söyleniyor. Yani, düşündüğünüzde her bir satışın altında büyük bir umut ve az miktarda kahkahalar olduğunu görmek zor değil! Elliott, bu kadar yüksek bir maliyetle hızla giden satış ivmesinin devam etmesi halinde, Saros’un “maliyetlerini ödeyemeyeceği” uyarısında bulunuyor. Gerçekten de 76 milyon doları nasıl ödeyecek bilmiyorum, belki de bir ‘Gastronomi’ yarışmasında bu konuda bir çözüm aranabilir!
Bilmeniz gereken bir diğer önemli mesele ise Saros’un oyuncu tabanı. Elliott’ın raporu, Saros’un yavaş yavaş kemikleşen bir kitle oluşturduğuna değiniyor. Ne demek bu? Yani, çoğu oyuncu, evet yanlış duymadınız, Saros’tan önce Returnal oynamış. Rakam %79’un üstünde! İşte bu, hem eski bir dostununa ulaşmanın verdiği bir nostalji, hem de yeni bir kahramanı keşfetmiş olmanın tatlı heyecanı. Geliştiricilere de burada devasa bir sorumluluk düşüyor: Yeni oyun yaparken eski dostları unutmamak! Sadece eski değil, yenilere de selam göndermek lazım; ne de olsa onların da bu hikayede bir yeri var!
Sadece bu da değil, satışların yaklaşık üçte birinin ön sipariş olduğuna da dikkat çekiliyor. Yani insanlar Saros’u, meydana gelmeden önce nasıl bir şey olduğunu merak ederek almışlar. Ne zaman “Saros” ismini duysalar, “Bu oyun tam bize göre, gidip hemen ön sipariş verelim,” diye heyecan yapıyor olabilirler. Bu da demektir ki, şirket, bu kadar ön siparişle biraz daha para toplayarak, Türkiye’nin belli başlı kahvaltı menülerinden olan sucuklu yumurta gibi olmaya çalışıyor: Yüksek maliyet, yüksek memnuniyet!
Sonuç olarak, Saros’un oyun dünyasında daha fazla yer edinmesi için biraz “şans”, biraz “yaratıcılık” ve bolca “tahmin edilen satış rakamları” gerekiyor. Bir de unutmayalım, sevgili Erce Güven bu oyuna tam 9 puan vermişti! Belki de bu yetenekli adam, hikayesine daha derin bir baharat katar; kim bilir, belki de bu nedenle Saros’u gelecekte daha çok severiz! Şimdi hep birlikte bekleyelim; bakalım bu oyun, satışlarda büyük bir sıçrama yapıp, bizimle birlikte bir komedi filmi yaratabilecek mi? Harika bir son ile bitmesini umuyoruz, çünkü kahkaha atmasak bile, çok fazla Ümitsiz Ev Kadınları izledik bile!
Henüz yorum yapılmadı, ilk yorumu sen yapmak ister misin?