Oyun dünyasına dair eleştirel bir bakış açısıyla başlayacak olursak, Saros gerçekten çarpıcı bir deneyim sunuyor. Oyunun, özellikle roguelite türünde oldukça titiz olan oyuncuları bile etkileyecek biçimde, kaliteli bir üçüncü şahıs aksiyon oyunu olarak tanımlanabilir. Hızla değerlendirmeye alırsak, bunun dışında daha derinlemesine bir inceleme yapalım. Saros, Returnal ile benzerlikler taşıyan sürükleyici bir hikayeye sahip. Spoiler vermemek adına detaylara girmeyeceğim ama karakterimiz Arjun Devraj’a hayat veren Rahul Kohli ile birlikte, Solitari adındaki mega holdingin göz diktiği Carcosa gezegeninde, doğal kaynakların peşine düşüyoruz.
Carcosa, oyuncuların daha önce karşılaşmadıkları farklılıklarla dolu, etkileyici bir gezegen. Oyun boyunca yalnızlık hissiyle karşılaşmıyorsunuz; aksine etkileşimde olduğunuz takım arkadaşlarınız sürekli olarak yanınızda. Üzerinde bulunduğumuz gezegenin geçmiş medeniyetine dair izler, evreni bir bütün olarak ona hakim kılıyor. Bu durum ise yalnızlık hissinin dışına çıkmamızı sağlasa da çaresizlik, merak ve endişe gibi duygular çok baskın bir şekilde mevcut. Bunda Housemarque’ın etkisi de göz ardı edilemez.
Sadece gizemli olmak yeterli değil; o gizemin nasıl çözüldüğü de önemli. Bu noktada Saros, Returnal ile benzeşiyor. Oyunda toplanan ses kayıtları ve yazılı notlar hikayenin sırlarını açığa çıkarmaya yardımcı olurken, bunu adım adım sundukları için tüm kartları bir anda açmamak kaydıyla ilgi çekiyorlar. Saros, roguelite dinamikleri açısından sizi sürekli olarak aynı tecrübeleri yaşamaya teşvik eden bir yapıda. Oyun, geri dönüşümlerle yüklü bir deneyim sunarken, Housemarque’ın ustalığı sayesinde Returnal’dan hem daha iyi hem de daha farklı bir şekilde sunuluyor.
Returnal 2
Saros, Returnal’ın ruhsal yoldaşı olmakla beraber, onun bir kopyası değil. İki oyun arasındaki temel farklardan birisi, kalıcı iyileştirmelere ve geliştirmelere sahip olmanız. Carcosa’da yaptığınız turlarda topladığınız Lucenite, Solitari adlı derecelendirilmiş şirkete karşı kullanabileceğiniz bir kaynak. Bu kaynakları, her turun başında çeşitli geliştirmeler için harcayarak karakterinizi güçlendirebilirsiniz. Sağlık, zırh, Lucenite toplama çarpanları gibi birçok alanda kendinizi geliştirme fırsatı sunuluyor. Ancak yetenek ağacındaki ilerleme süreci de zahmetsiz değil; belirli boss’ları geçmeden bu ağaçtaki kısımlara ulaşmak mümkün olmuyor.
Halcyon isimli başka bir kaynak da bulunuyor. Bu, her Biome’da sınırlı sayıda bulabileceğiniz değerli bir materyal olup, oyunda önemli geliştirmeler yapmanıza yardımcı oluyor. Oyunda ilerlemeniz genellikle bu kaynakların sayısına bağlı. İleri Biome’lere geçmeden önce, bulduğunuz Carcossan anahtarlar, ne gibi geliştirmeler alabileceğiniz konusunda etkili oluyor.
En Baştan Başlamak mı?!
Saros’un önemli bir özelliği, her denemede Carcosa’yı baştan keşfetmeniz gerekmemesi. Bir Biome’u geçtikten sonra o Biome’a doğrudan ışınlanmanızı sağlayan bir portal sistemi mevcut. Bu, devasa ve zorlayıcı bir gezegeni keşfetmemizi kolaylaştırıyor. Bu portal sistemi sayesinde yeni bir portal bulduğunuzda ana üsse geri dönme fırsatını buluyorsunuz. Bu durum, ölmenin yol açacağı kayıplardan kaçınmak için oldukça faydalı.
Ölümler, tur boyunca topladığınız Lucenite’ın kaybına neden olacaktır. Bununla birlikte, kazandığınız kritik kaynakları kullanarak sonraki turda daha da güçlü başlamayı hedefleyebilirsiniz. Ancak sarf ettiğiniz kaynakları gereksiz yere harcamamaya da dikkat etmelisiniz. Saros, erişilebilirliği artırmak için sürekli yeni yenilikler getiriyor; yanında, zamanla zorlayıcı ve kolaylaştırıcı özellikler sunarak oyunun derinliğini artırıyor.
Bedavacılar Buraya!
Ayrıca, oyunun uyguladığı “cheat” mekanizması da dikkat çekici. Eğer bazı ayarlarla oynarsanız, elde edeceğiniz dengenin kaybolmasına yol açabilirsiniz. Bu noktada zorluk seviyesini düşürmek yerine, eğlencede ani kayıplara uğrayabilirsiniz. Böyle bir durumda, oyun aniden kolaylaşıyor gibi gelse de, uzun vadede bu durum keyfinizi kaçırabilecektir.
Bataklıksız Olmaz
Cactus, 6 ayrı Biome’a ayrılmış bulunuyor. Her ne kadar kendilerine özgü kimlikleri olsa da, oldukça başarılı bir tasarım sağlanmış. Oyunun zenginliğini artıran toplanabilir öğeler, senaryonun derinliğine katkıda bulunarak, oyuncuların ne olup bittiğini anlamalarına olanak tanıyor. Oyunun derinlikleri, sadece trophy peşinde koşmak için dağıtılmış rastgele eşyalar değil, aynı zamanda daha önemli senaryo öğeleri.
Yalın ama Güzel
Saros’un en etkileyici tarafı, dünya tasarımıyla öne çıkması. Oyun boyunca yer alan farklı Biome’ler, keşfedilmeyi bekliyor. Ancak iç içe geçmiş senaryolarda kaybolmamak için doğru yönlendirilmiş olmalısınız. Mini harita kullanımı, ana görevleri ve yan keşifleri takip etmede son derece faydalı. Her fırsatta beyaz bayrak yönünde ilerlemek büyük kazanımlar sunuyor.
Kabus Materyali
Carcosa’nın tutulma sırasında, oyuncuları bekleyen yeni bir mücadele alanı olan “Nightmare Strand” da mevcut. Bu sınırlı zindanı geçmişte yaşananlardan kaçış olarak görüyoruz; ancak doğru hamle yapıldığında büyük ödüller kazanmak mümkün. Zındanlar, belki de en iyi ganimetleri toplamak için en etkili yollar arasında yer alıyor.
Aksiyonun En Güzel Hali
Saros, yüksek tempolu aksiyonu ve dikkat çekici mekanikleri ile öne çıkıyor. Oyuncular, sürekli aktif kalmak zorundalar. Her bir mermiyi doğru zamanda doldurmak ya da kalkanınızı etkin kullanmak için tüm becerilerinizi sergilemeniz gerekiyor. Silah özellikleri, savaş sırasında sunduğu formlarla oyuncuları tatmin ediyor. Yani bu deneyim, her açıdan aksiyon dolu ve heyecan verici bir hale geliyor.
Saros, doğru bir şekilde oynandığında yaklaşık 30 saatlik eğlence sunma potansiyeline sahip. Bu süre boyunca büyüleyici bir deneyim sunarak, Carcosa’nın tasarımındaki zenginlikler ve savaşların dinamik temposu, oyuncuları kendine hayran bırakıyor. Umuyorum ki Saros, Housemarque için yeni bir hit oyunu olacak ve başta PlayStation kullanıcıları olmak üzere geniş kitlelere ulaşacak.