Steam Oyun Festivali, oyun tutkunlarının sabırsızlıkla beklediği bir etkinlik. Bu festivalde, yüzlerce oyun demo olarak sunuluyor ve bu durum, oyuncular için bir hayli kafa karıştırıcı olabiliyor. Hangisine göz atmalıyız, hangisi zaman kaybı? İşte burada devreye giriyoruz! Hadi, festivalde öne çıkan ve oynarken keyif aldığımız bazı demoları birlikte keşfedelim. Ama dikkatli olun, bu oyunlar sizi ekran başına kilitleyebilir!
İlk olarak, Ghostrunner ile başlayalım. Fragmanı beni çok etkilemişti, çünkü siberpunk bir dünyada ninja olma fikri harika bir deneyim sunuyor. Duvarlarda koşmak, düşman kurşunlarından kaçmak ve bir anda onlara saldırmak gibi aktivitelerin hepsi oldukça tempolu ve eğlenceli. Adeta bir ninja rüyası! Eğer parkur tarzı oyunları seviyorsanız, bu oyun tam size göre. Tabii ki, düşmanlarınızla başa çıkmak için hızlı düşünmeli ve hızlı hareket etmelisiniz. Yoksa hızlı bir ölüm sizi bekliyor!
Bir sonraki durak Partisans 1941. İkinci Dünya Savaşı’nda bir grup direnişçi olarak, Nazi işgaline karşı mücadele edeceğiz. Bu oyun, Commandos’un Sovyetler şubesi gibi bir şey! Zorin adlı karakterimizin Nazi askerlerinden kurtuluşunu ve diğer partizanlarla birlikte kaçışını oynarken, kaynak toplamak ve stratejik hamleler yapmak gerçekten keyifli. Üs kurma mecaniği de var, yani “biraz daha kaynak, biraz daha asker” diyerek oyunu geliştirebileceğiz. Oyun sonunda, belki de tarih yazacak bir direnişçi olacağız!
Şimdi de Chinatown Detective Agency‘ye geçelim. Eğer klasik tarzda bir macera oyunu arıyorsanız, bu tam size göre! Arma Darma isimli özel dedektifimizi yönlendireceğiz. Singapur’da geçen bu siber-noir hikaye, bizi gizem dolu bir dünyaya sürüklüyor. Zaman yönetimini de işin içine dahil eden bu oyun, her kararımızın önemli olduğu bir yapım. Yani, “bu akşam pizza mı yesem, yoksa dedektiflik mi yapsam?” sorusunun cevabını dikkatli vermek zorundayız. Çünkü zaman, her şeydir!
Şimdi, Röki ile İskandinav folkloruna dalalım. Tove adındaki kahramanımız, ailesini kurtarmak için bir maceraya atılmakta. Masallardan fırlamış yaratıklarla karşılaşırken, bulmacalar çözeceğiz. Ama dikkat! Her yaratık dost değil, bazıları zorbalık peşinde. Yani, dost bir trol bulmak için şansımızı denemeliyiz! Bu tatlı, ama kasvetli macera, her yaştan oyuncuyu kendine çekebilir. Eğer masal dünyalarını seviyorsanız, bu oyun tam bir ziyafet olacak.
Şimdi sırada Spiritfarer var. Bu oyun, biraz macera, biraz yönetim ve biraz da keşif içeriyor. Ama biliyor musunuz, biz ölülerin kayıkçısıyız! Gemimizde misafir ettiğimiz ruhların hikayelerine ortak oluyoruz. Düşünün, “ölülerin kayıkçısı” olarak, onların ihtiyaçlarını karşılamak ve gemimizi geliştirmek için çabalıyoruz. Bol özelleştirme seçenekleri ile donatılmış bu oyun, oldukça keyifli gözüküyor. Yani ölüler bile mutlu olabilir, değil mi?
Sonrasında, Raji: An Ancient Epic ile Hindistan’a yol alıyoruz. Raji adındaki kahramanımız, iblis lordu Mahabalasura’ya karşı savaşıyor. Hint mitolojisinden esinlenen bu oyun, hem görsel olarak hem de hikaye olarak büyüleyici. İblislerle savaşırken, taktiksel düşünmek ve yeteneklerimizi kullanmak önemli. Eğer mistik detaylarla bezenmiş oyunları seviyorsanız, bu oyunu göz ardı etmeyin!
Ardından, Genesis Noir ile uzayda bir maceraya atılalım. Evrenin doğuşuna şahitlik ederken, sevdiğimizi kurtarmaya çalışıyoruz. Büyük Patlama’nın ortasında, müzik eşliğinde bu yolculuğa çıkmak oldukça farklı bir deneyim sunuyor. Evrenin tarihinde önemli anlara tanıklık etmek ve kaderimizi değiştirmek için çabalıyoruz. Eğer alışılmışın dışında bir oyun arıyorsanız, bu oyun tam size göre!
Bir başka dikkat çekici oyun ise Iron Harvest. 1920’lerde geçen bu strateji oyunu, dev mech birlikleriyle dolu bir dünyada geçiyor. Büyük Savaşın ardından, insanlar yeniden inşa etmeye çalışırken, gizli güçler ortaya çıkıyor. Yani, demir ve petrol kaynaklarına hakim olup, savaşın kazananı olmak için mücadele edeceğiz. Strateji severler için kaçırılmayacak bir fırsat!
Son olarak, Cris Tales ile nostaljik bir yolculuğa çıkalım. Klasik JRPG’lere bir aşk mektubu olarak tasarlanan bu oyun, zaman kavramını oldukça ilginç bir şekilde kullanıyor. Crisbell ve arkadaşlarıyla birlikte geleceği şekillendirmeye çalışırken, zamanı ileri sarmak gibi detaylarla karşılaşıyoruz. Harika bir dünyaya dalış yaparken, karakterlerin sevimliliğiyle de büyüleneceksiniz. Bütün bu demolar arasında, bu oyun belki de en umut verici olanı!
Bunların dışında, Eldest Souls, Unto the End, Haven, Solace State, A Space For The Unbound, Klang 2, Builders of Egypt veya yerli oyunlarımızdan Transient gibi pek çok başka demo da mevcut. Yani keşfedilmeyi bekleyen birçok oyun olduğunu söyleyebilirim. Siz de kendi listelerinizi paylaşın, bakalım hangi oyunlar dikkate değer!