Pandemi süreci boyunca herkesin evde kalmak zorunda olduğu o kargaşa döneminde, dijital eğlencenin kralı olan Steam, ardı ardına rekorlar kırarak adeta bir kedi gibi düşüp kalktı. Hani bazen böyle kedilere “yahu bu hayvan hiç mi pes etmez?” diye sorsalar, Steam de onlara gülerek “hayatta kalmak için oyun oynamak şart!” diye yanıt veriyor gibi. Hatırlarsanız, Nisan ayında platform, 26 milyon eş zamanlı oyuncu sayısına ulaşarak rekor kırmıştı. Ancak o rekorun üzerine oturacak kadar boş durmamış ve tam 7 ayın ardından, 27.384.959 eş zamanlı oyuncu ile yeni bir rekor daha belirlemiş! Artık rekor kırmak neredeyse bir iş, bir meslek haline geldi. Belki de Valve, her rekor kırıldığında bir ‘bütün dünya tarafından beğenilen oyun geliştiricisi’ unvanı dağıtıyordur.
Peki, bu 27.384.959 eş zamanlı oyuncunun ne kadarının gerçekten oyun oynadığını biliyor musunuz? 7.8 milyon oyuncu, bu sırada aktif ciddi bir şekilde oyun oynamaktaymış. Diğerleri muhtemelen ‘dikkat dağıtıcı faktörler’ arıyorlardı. Ne bileyim, belki de anneleri gelip odalarına girdiğinde “şu an oyun oynuyoruz!” diyebilmek için bilgisayarlarının başında oturuyorlardır. Oyunlar arasında en çok ilgi görenler ise klasikleşmiş yapımlar: CS:GO ve DOTA 2. İki popüler oyun, son 24 saatte 1.5 milyondan fazla oyuncuya ev sahipliği yaparak bu durumu pekiştirmiş. Biraz döndükten sonra bu oyunların kölesi olmanın nasıl da bir zevk olduğu ortaya çıkıyor.
Tabii ki, bunun arkasında yalnızca oyunların kalitesi değil, aynı zamanda Amerika’daki tatil sezonunun da büyük bir etkisi var. Şükran Günü ile birlikte geniş bir tatil dönemi geçiren Kuzey Amerika, insanlar bilgisayarlarını yenilemek için giriştikleri Black Friday indirimlerinde kaybettikleri vücut kütlelerini telafi etmek için yeni oyunlar ve bilgisayar parçaları edinmiş olabilirler. Bir noktada, “Yahu ben bu oyunu oynamaya başlamalıyım!” diyen oyuncular, şu an çok fazla ilgi gören oyunlarla birlikte rekora adım atmışlar gibi görünüyor. İşte bu, doğanın dengeyi sağlamaya çalışırken yaptığımız bir tür sosyal deney gibi, ne de olsa yazılı ve görsel olan her şey oyun, oyun ise hayatın ta kendisi!
Özetle, Steam’in yükselişi, sadece pandeminin sunduğu fırsatlar ile değil, aynı zamanda yeni bilgisayar parçalarına kavuşmuş olan oyuncuların coşkusuyla da ilişkili. Bu oyuncuların çoğu, yeni cihazlarını en iyi oyunlarla test etmek için sabırsızlanıyorlar. Belki de Steam, bu dönemi bir oyun festivali haline getirip, “Gelin oynayın, eğlenin, kazanın!” şeklinde bir sloganla, oyunseverler için yeni fırsatlar yaratmalıdır. Kim bilir, bu gidişle, tüm dünyada oyun oynamayan kişi kalmayacak! Artık kaç insanın kapalı alanlarda sabahladığına tanıklık etmemek elde değil! Kafamızda bir oyun hayali ve bilgisayarımızın başında bir çuval snack ile rahat bir oturuşla bu rekorları kırmaya devam edelim!