The Batman Fragmanı: Karanlık ve Gizemli Dünya Yeniden Canlanıyor!
Karanlık bir sokakta kaybolanlar için Batman geri döndü! Süper kahramanımızın yeni fragmanını izlerken, komik yüz ifadenizi sakın unutmayın!
7 ay önce
Geçtiğimiz ay gerçekleştirilen DC FanDome etkinliği, muradını ermiş hayranlar için tam bir görsel şölen oldu. Ancak, bu etkinliğin en çok konuşulan ve dikkat çeken kısmı, hiç kuşkusuz, en son yayınlanan The Batman fragmanıydı. Bu fragman öyle bir şeydi ki, izleyenlerin kalpten kalbe bağ yapmasına neden oldu. Herkesin aklında sadece “Vay canına! Batman geri döndü!” düşüncesi vardı. Bu kadar heyecanlanmamızın sebebi ise, filmle ilgili gelen haberlerin adeta bir volkan gibi patlaması; her bir haberin yeni bir heyecan dalgası yaratması. Bu noktada, DC’nin sinema evreni tarihindeki en büyük hüsranlarından biri olan Batman filmlerini düşündüğümüzde, kim bilir belki de şimdi Pelerinli Süvari’ye en çok ihtiyacımız olan zamandır. Güçlü bir Batman, şeytan gibi bir Gotham! Şuuurr, dikiş kamaşları. Korkunç bir cümle ama yapanın ruhu canım, Batman’ım benim!
Matt Reeves’in yönetmen koltuğunda oturduğu bu film, bizlere özlemini duyduğumuz o karanlık, melankolik ve bir o kadar da gizemli Batman atmosferini oldukça iyi bir şekilde yansıtacak gibi görünüyor. Artık Batman’in sadece düşmanları ile değil, kendi içindeki karanlıkla da başa çıkmaya çalıştığını görmek, izleyicilere oldukça özgün bir deneyim sunacak. Resmi senaryo özeti bu anlamda oldukça ilginç bilgiler veriyor. Özette belirttiği gibi, “The Batman” filmi, aksiyon dolu bir yapım olarak, genç Batman’in öfke ve doğruluk arasında nasıl bir denge sağladığını ve kendiyle yüzleşmesinin zorluğunu ele alıyor.
Bilmeyenler için: Robert Pattinson, bir zamanlar vampir oynamış, şimdi ise karanlığın kahramanına dönüşmüş durumda! Düşünsenize, adam bir zamanlar parıldayan bir Cennet yolcusuydu, şimdi ruhunu intihar eden bir kahramana satmış. Filmde öfkesi ve çaresizliği arasında kalmış bir kahramanın, katil ile olan savaşı da oldukça dikkat çekici bir biçimde işlenmiş. Hikayede bahsi geçen seri katilin kim olduğu tartışmaları da bir hayli merak uyandırıcı. Kesinlikle Riddler olma ihtimali yüksek, hatta Riddler’a “Kapalı kapılar ardına hoş geldin Gentilmen!” dedirtip gece yırtacağım diyen biri olacağını tahmin etmekteyiz.
Zoe Kravitz’in canlandıracağı Catwoman karakteri de filmde önemli bir yere sahip gibi görünüyor. Yani, yalnız Batman değil, onunla olan ilişkisinde yaşanacak çatışmaların da derinlemesine inceleneceği kesin! Sanıyorum ki, bu filmde Catwoman, yalnızca bir antagonis değil, aynı zamanda Batman’in içsel çekişmelerinin yansıması olacak. Olayın kaynağında, “Benim lanetimle başa çıkmayı nasıl öğrenirsin?” gibi pek çok sorunun yattığı düşünülüyor. Sonuçta burada özlenen bir çizgi roman havası ve karakter dinamikleri var.
Özetle, bu kadar geniş bir kadro ve yeni bir Batman yorumuyla büyük bir potansiyel yaratması kaçınılmaz. Eğer film, gişede beklenen başarıyı yakalayabilirse, Nolan’dan sonra yeni bir Batman üçlemesine kapı açabiliriz. Artık sadece düşündüğümüz “Süper kahraman filmlerinin sevilmesinin ardında ne yatıyor?” sorusunun yanı sıra, usulca içimizi hırpalayan bir Bat-fırtına! Gözlerimizdeki ıslak parıltı eşliğinde yeni maceralara yelken açmaya hazırız!
Henüz yorum yapılmadı, ilk yorumu sen yapmak ister misin?