The Sandman: Netflix’in Yeni Animasyon Harikası ve İki Özel Bölüm İncelemesi

Kumadamam neden Netflix’te? Hadi bu animasyon harikasını ve iki özel bölümü inceleyelim, komedi ve korku bir arada!

admin

Netflix’in son dönemdeki belki de en başarılı dizisi The Sandman oldu. İzleyicileri sıradan bir gece uykusunda hayallerin peşine sürükleyen bu dizi, Neil Gaiman’ın efsanevi çizgi romanından uyarlanmış bir şaheser. Tam 10 bölümden oluşan dizinin ilk sezonu, sadece içerik olarak değil, görselliğiyle de sınıfı geçmeyi başardı. Tabii ki bizler, Netflix’ten 11. bir bölüm haberi alana kadar heyecanla bekleme moduna geçmiştik. Eee, ne de olsa ikinci sezon onayını almadan böyle bir güzellik beklemediğimizi kimse söyleyemezdi!

Dizinin yeni eklenen bölümlerinden ilki A Dream Of A Thousand Cats (Bin Kedinin Rüyası). Kedi meraklıları bu bölümü izlerken gözlerinden kalp damlaları dökecek. Hisko Hulsing’in yönetmenliğini üstlendiği bu bölüm, animasyon harikası olarak karşımıza çıkıyor. Diğer bölüm ise kesinlikle bir yan hikaye olmanın ötesinde olan Calliope. Louise Hooper’ın sihirli dokunuşuyla hayat bulan bu bölümde bizi ünlü oyuncuların seslendirmeleri karşılıyor. Özellikle Bin Kedinin Rüyası’nın seslendirme kadrosu o kadar etkileyici ki, izlerken sanki evde bir tiyatro gösterisi izliyormuş gibi hissediyorsunuz. Bilmeyenler için belirtelim ki, James McAvoy, David Tennant ve Michael Sheen gibi dev isimler diziye sesleriyle ruh katıyorlar. Çok ciddiye almamanız gereken bir durum var ki, Neil Gaiman bile bu süper kadronun bir parçası!

  • Çizgi Romanı Sevmeyenler İçin: Eğer siz de o çizgi romanı “benim bu gotik dünya ile işim yok” diyerek rafta bıraktıysanız, düşünün ki belki de evde bir kedi var, ve o kedi sizin için sıcak bir oturma odasında hayaller kuruyor.

Calliope bölümünde başrolü Melissanthi Mahut üstleniyor. Mahut’un karşısında ise Nina Wadia ve Arthur Darvill gibi popüler isimler de yer almakta. Saydıkça her biri sanki “bizi unutmamanız için burada parlayalım” der gibi. Gerçekten bu kadro ile izleyiciye sundukları duygu, sanki biri gözyaşlarıyla çiçek suluyor gibi. Hisko Hulsing, animasyon kısmında ise gerçekten takdire şayan bir işe imza atmış. Bu bölümde 2D ile 3D animasyonları karıştırarak, hipnotik bir atmosfer yaratmayı başarmış. Yani ekran karşısında kaybolmak için arkanıza yaslanıp beklemeniz yeterli!

  • Yönetmenin Gurur Dolu Açıklamaları: Hulsing, “Yağlı boya çizimlerin ve tarzın miktarını artırmak gerçek bir görsel şölen sundu. Hayvanların rüyasında yol alırken, onların duygularını yansıtarak oldukça şirin sahneler yarattık,” diyerek altını çiziyor. Sanki bir sanat müzesine gitmişsiniz, ama aç kalmamak için yanınıza bir tabak cips almayı da unutmadınız.

Umarım bu iki parçalık özel bölüm The Sandman’i son kez görüşümüz değildir. İkinci sezonun duyurusuyla birlikte hepimizin yüzünde kocaman bir gülümseme oluşturacak haberi bekliyoruz. Böylece koltuklarımızda sıcacık popcornglerimizle, hayaller dünyasına bir kez daha dalma fırsatı bulacağız. Haydi şimdi, hayal gücünüzü serbest bırakma zamanı! Bilgisayar başında geçen saatlerinizi bir nebze olsun unutturacak olan The Sandman, daha nice hayaller ve biraz da kedili rüyalarla kapımızı çalsın!

İlgili Gönderiler

Exit mobile version