TikTok’un Bağımlılık Yapan Algoritması: Avrupa Birliği İnceleme Başlattı
TikTok'un algoritması, bir çayın demlenmesi gibi; ilk başta yavaş, sonra bağımlılık yapan bir hızda geliyor! Avrupa Birliği, gözünü dikti! 😂
3 saat önce
Doom scrolling, günümüzün vazgeçilmez bir alışkanlığı haline geldi. Hepimiz eleştirsek de, bir şeyleri kaydırma işine girmekten kendimizi alıkoyamıyoruz. Kiminin zehri YouTube Shorts, kiminin ise Instagram Reels. Ama bu pandeminin başrol oyuncusu kesinlikle TikTok! TikTok, nasıl bu kadar popüler oldu hiç merak ettiniz mi? Bence en önemli etken, etkileyici algoritması. Bu algoritma, kullanıcıların zihnini sarmalayan bağımlılığının temel sebebi olarak gösteriliyor. Yani, bir kez kaydırmaya başladığınızda, gözünüz bir türlü ekrandan ayrılmıyor. Sanki ekranın arkasında ‘Ya kaydır, ya kaydır!’ diyen bir ses var.
Sonunda Avrupa Birliği, TikTok’un büyüsüne kapılanlardan biri oldu ve “bir inceleme başlatalım” dediler. 5 Şubat tarihli bültenlerinde AB Komisyonu’nun TikTok’un bağımlılık yaratan algoritmasını dikkatlice incelediğini öğreniyoruz. Bu durum, TikTok’un fiziksel ve ruhsal sağlık üzerindeki etkisini göz ardı ettiğini öne sürmelerine konu olmuş. Yani, mafya gibi bir inceleme ile TikTok’un kapısını çalmış gibiler. O sıralar TikTok izlemeyi bırakmış olabileceklerini tahmin ediyorum çünkü, hemen tümüyle ‘normal’ bir uygulama olarak nitelendirilecek değiller.
Algoritmanın Karanlık Yüzü
AB Komisyonu, bu inceleme ile birlikte, TikTok’un sürekli izleyicileri “ödüllendiren” tasarımlarının, kullanıcılarda kaydırma alışkanlığını artırdığını, bir nevi beyni kapatıp otomatik pilot moduna geçme durumuna yol açtığını belirtiyor. Bu tespit, TikTok kullanıcılarına bunun neyi ifade ettiğini çok iyi gösteriyor. ‘Ne izlesem, ne izlesem?’ diye düşünürken kendinizi kaydırmaktan alıkoyamadığınız o an, işte tam da bu an. Sonra ‘Sadece iki video daha!’ diye kendinizi avuttuğunuz anlar var ya… Evet, “otomatik pilot” burada devreye girdi!
Dijital Servis Yasası’na göz attım ve gerçekten, Komisyon’un altını çizdiği noktaların haklılık payını bulmak zor değil. Mesela, AB’deki tüm uygulamaların standart profilleme algoritmalarına sahip olması şart. Anlayacağınız, TikTok’un bu yasayı ihlal edip etmediği sorusu sormak için oldukça mantıklı nedenlere sahipler. Öte yandan, ‘profilleme dışında’ seçenek sunmanın şart olduğunu düşünmek de bir o kadar düşündürücü. Evet, herkesin izlediğini beğenmesi gereken bir kitle olduğunu kabul etmek zorundayız, ama bu durum, kullanıcıları bıçak gibi ikiye ayırıyor. Bunun yanı sıra, profillemeye dayalı reklam yasağının da var olduğunu hatırlatmak gerek.
TikTok, bu inceleme hakkında hemen bir yanıt verdi. ‘Bunlar kesinlikle yanlış!’ ve ‘Platformumuzun tamamen dayanaksız bir tasviri!’ şeklinde ifadelerle karşılık verdiler. Yani, platform kullanıcılarını korumak için ellerinden gelenin en iyisini yaptıklarını düşünüyorlar. Düşünsenize, süper bir sosyal medya aracı olarak hayal ettikleri, bir gözlem merkezi gibi not alma seansı yaparken, kendilerini nasıl savunacaklar?
Son olarak, eğer AB Komisyonu TikTok’a bir ceza uygulamak isterse, bu ancak $$$’lik bir para cezasıyla sonuçlanabilir. Yani, AB’nin bu tür konularda “olağanüstü” bir durum yaratmadıkça uyguladığı kapatma cezası oldukça nadir. Tabii ki, TikTok’un bu gelişmelere karşı ne yönde bir strateji belirleyeceği ise oldukça merak konusu. Sonuç olarak, TikTok’un kısa videolarla gerçek hayatı bir kenara itip izleyicilerini otomatik pilota yönlendirdiği bir ortamda, AB’nin incelemesi de kaçınılmaz oldu. Sanki, TikTok bir gün gülümseyerek “Evet, biz aynı zamanda birkaç beyin hücresi de aldık!” diyecekmiş gibi duruyor.
Henüz yorum yapılmadı, ilk yorumu sen yapmak ister misin?