İngiltere merkezli köklü oyun sitesi VideoGamer’da yaşananlar, bir film senaryosunu aratmıyor. Resident Evil Requiem incelemesiyle ortalığı karıştıran VideoGamer, bizlere yapay zekanın sınırlarını zorlayarak, gerçek dünya ile sanal dünya arasında nasıl bir bulanıklık yarattığını gösterdi. Ama ne yazık ki bu seferki dönüşüm, Metacritic’ten ban yemelerine neden oldu! Şöyle ki, siteye ait insan editör kadrosu birden bire ortadan kaybolup yerini “yapay zeka” yazarlar aldı. Düşünün, meğerse o zamandan beri sitedeki tüm içerikler birer yazılımın ürünüyken, bunun içinde oyun incelemeleri de vardı. Lakin bu yapay zeka, nasıl olup da oyunu oynamadan puan verebilir? Cevap, video oyunlarının karanlık taraflarına dalış yapmak isteyen yapay bir zihin! Evet, VideoGamer’ın başı belada, ama okuyucuların da başı belada çünkü hangi incelemenin gerçek olduğunu nasıl anlasınlar?
Geçmişe bir yolculuk yapalım. VideoGamer birkaç yıl önce BGFG tarafından satın alındı, şimdi ise kumar odaklı SEO ajansı Clickout’a devredildi. İşlerin neden bu hale geldiğini sormak lazım; bilgeliğin kaynağına yerine, neden yapay zekaya gittiler? İşte burada işler ilginçleşiyor. Resident Evil Requiem incelemesi, oyuna 9 puan vermiş – yani yapay zeka, Dr. Frankenstein’ın yarattığı canavarla oynamaya başlamış. “Deneyimli iGaming ve spor bahisleri analisti” adını taşıyan Brian Merrygold, oyunun eski zamanlardaki tank kontrollerine atıfta bulunarak okuyucuya “ben buradayım” demeye çalışıyor. Ama bu gerçek bir insan mı, yoksa bir algoritmanın süllükü mü?
Yine incelemeden bir bölüm alırsak, “Resident Evil Requiem yalnızca Capcom’un hayatta kalma korku hanedanınlığı açısından bir zafer turundan ibaret değil” diyerek bir çılgınlıkla başlayan açıklamalar, gerçekten bir insanın kaleminden çıkmış gibi hissettirse de, aslında yapay zeka ürünü. Sanki oyunu oynamış gibi klişelerle dolup taşan bir metinle karşı karşıya kalıyoruz. “Bu sakın yapay zeka olmasın!” diye düşünen hayranlar, arayışa geçince, internet tuhaf bir bilinmezle karşımıza bir savaş şövalyesi gibi Brian Merrygold’u çıkarıyor. Sahi, bu kişi kim? Profil görseline tıklayınca “ChatGPT-Image-Oct-20-2025-11_57_34-AM-300×300.png” yazısını gören kullanıcılar, durumu anladılar sanırım. Gerçekten komik değil mi? Bir yapay zeka incelemesi yaparken, araştırma için kullandıkları kaynak da bir yapay zeka!
Ve işte orada bir terslik var: İnsan yazarların yerini robotların alması, meslek etiğini hiçe sayıyor. Videoları çeken, incelemeleri yazan, maalesef eserlerinde köklü bir geçmiş bırakan insanlar neden bir kenara itilip, yerine yapay zekalar geçsin ki? Ama hepsi kadar “eğlenceli” olan başka bir ayrıntı daha var. VideoGamer’daki diğer yazarların da değiştiği ortaya çıkıyor. Shooter Orson, Steven Danielson gibi “yazar” isimleri, tam olarak birkaç gün önce kurulan Twitter hesaplarına sahip ve o da ne? Hepsinin profil resimleri, bir yapay zeka programı tarafından oluşturulmuş gerçekçi ama sahte resimler! Gerçekçilik peşinde koşarken, kendilerini çipleyecek bir yapay zeka bulmuşlar, bununla da yetinmeyip! İncelemelere eklenen abartılı klişeler ise, tam bir komedi filmi tadı katıyor.
Clickout, geçen sonbaharda VideoGamer’ın kumar bölümlerinde yapay zeka içerikler yayımlamaya başladı dedik, peki ama neden bu yola başvuruldu? Çoğu kaynak, editör kadrosunun aniden işten çıkarılmasının ardından, yapay zeka içeriklerin oyun haberlerine sıçradığını belirtmekte. Bütün bir sitenin geçmişi, sahte yapay zeka profil fotoğrafları olan bu robotlarla değiştirildiği söyleniyor. Metacritic ise, bu duruma kayıtsız kalmadı ve VideoGamer’ın yeni incelemelerini sistemlerinden kaldırdı. Metacritic kurucu ortağı Marc Doyle’un açıklaması ise durumu net bir şekilde ortaya koymakta: “Metacritic’in politikası, yapay zeka tarafından üretilmiş hiçbir eleştirmen incelemesine yer vermemektir.”
Kısacası, gerçek yazarların yerini robot yazarların alması, sıkıntılı bir dönemin habercisi olabilir. O yüzden bir yapay zeka yazar almayı düşünüyorsanız, adlarını “Nişancı Doruoğlu”, “Ahmet Rolyapargil” gibi harika isimlerden seçmeyin, zira okuduğunuzda ya yüzünüzde bir gülümseme belirir ya da gözyaşlarınızı tutamazsınız! Hem neden olmasın? Hayat, biraz gülümseme ve komedi ile daha eğlenceli değil mi?