FPS severlerin gözdesi olan Vince Zampella, tam anlamıyla bir oyun dehası! Resmi belgelerde adı geçtiğinde bir şeyler dönüyor diyebilirsiniz. Çocukken Lego’larla oynamayı seven Zampella, LEGO’ları bir köy inşa etmek yerine FPS oyunları yaratmak için kullanmayı tercih etmiş gibi görünüyor. Ah, geçmişe dönüp bakınca, kampta oyun oynamak yerine sadece kutu kutu Lego inşa etseydi, belki de çağımızın en popüler oyun serisini yaratamayacaktı! Yani, Lego’nun neden bu kadar büyük bir icat olduğunu bir kez daha anlamış olduk!
Yıllarca süren çabalarının sonucunda, Zampella, oyun dünyasında anılara kazınan bir isim haline geldi. 2002’de piyasaya sürülen Medal of Honor: Allied Assault ile dikkatleri üzerine çekmenin ardından, Electronic Arts, onu ve ekibini bir kenara iterek, yeni Projeleri için kendi stüdyosunu kurmayı seçti. Bu kararla birlikte Zampella ve arkadaşları “Zaten kolay yoldan kazandık, biraz da zorlayıcı bir şeyler yapalım” hissiyle Activision’a ve Infinity Ward’a yöneldi. İster Kral Charles, ister arabanızın egzozu gibi olsun, en sonunda tüm yollara Zampella ile çıkıyor!
Ayağınızın altında bir Call of Duty taşı gibi düşünün. Zampella’nın “MoH Killer” projesi tam da bu taşın temeli oldu! Özellikle Modern Warfare 2’nin yüksek başarılı satışlarının ardından, Activision ile yapılan anlaşmadaki 36 milyon dolarlık ödemenin aktif hale gelmesi, Zampella’nın işine yarar mı, bir türlü bilemedi. Çünkü bu parayı vermek istemeyen Activision, ona kapıyı gösterdi! Ne de olsa, iş dünyası böyle bir yer; “Seni çok sevdik ama şimdi çıkmanı istiyoruz” demek kadar hafif bir iş değil. Ama bu da Zampella için sona işaret değildi; o, tıpkı bir film kahramanı gibi, tekrar EA cephesi ile buluşmaya gitti.
Geliştirici stüdyo Respawn’nın arkasındaki güç olarak Battlefield 6’nın başarısından takdir topladı, ama bu başarılardan doğan açıklamaları elbette dikkat çekti. Yıllar sonra CQ’ya verdiği röportajda, Zampella, Call of Duty’nin varlığının nedeninin “EA’in aptallığı” olduğunu belirtti. Bu cümle dışarıdan bakıldığında, “Bir daha asla arkadaş olmamalıyız” der gibi bir şey. Ancak belki de gerçek minik kahraman, alternatif bir evrende Call of Duty ve Battlefield’ın asla var olmamasıydı, kim bilir? O evrende Medal of Honor hala popüler olur muydu?
Şu an düşündüğümüzde, belki de biz hala eski oyunları oynuyorduk! Zampella’nın hayat hikayesinin bir kısmı, başarılar ve kayıplarla dolu. Ama işin sonunda, oyun dünyasına yaptığı katkılarla bir FPS efsanesi haline geldi. Ya da belki efsane, her zaman da sağda solda dönmüyor, belki de “Ben buradayım, gelin beni sorun” diyen bir gün, LEGO delisi bir çocuktan başka bir şey değildi. Ne de olsa, oyun yapmak da, her ne olursa olsun, yine hayal gücüne bağlı!»