Dürüst olalım, oyun dünyası “korsan” temalı oyunlara aç. Uzun bir süredir sektördeki tek “korsan” temsilcisi Sea of Thieves idi. Ben 1000 saati devirmiş olsam da, artık onun da son günlerini yaşadığı ağır şekilde hissedilmeye başlamıştı. Baksanıza, Skull and Bones’dan bahsetmiyorum bile… Ama işte, Windrose, bu açlığı bir dev Vakfıkebir misali doldurmaya geliyor. Hem de daha erken erişimdeyken! O yüzden mutluyuz, havamız yerinde!
Yelkenler Fora Öğrenebildiğim kadarıyla Windrose’un yapımcı ekibi oyunu aslında PvP temelli olarak hayal etmiş. Ama ne iyi ki, bunu değiştirmeye karar vermişler! Şu anki haliyle tek başınıza ya da arkadaşlarınızla oynayabileceğiniz tamamen PvE açık dünya, hayatta kalma oyunu. Ve bu klasik formülü korsan temasına olabildiğince iyi bir şekilde yedirmeyi başarmışlar. Koskoca stüdyoların bir türlü beceremediği bu denklemi oldukça iyi kurmuşlar. Erken erişim halinde bile dev bir dünya yaratmış olmaları gerçekten takdire şayan. Üstelik bunu da gülümsemeler eşliğinde yapıyorlar!
Bana soranlara Windrose’u “Enshrouded’ın korsanlısı” diyorum. Gerçekten de çok uzun bir süredir sizi bu kadar keşfetmeye iten bir oyun oynamamıştım. Hayatınıza bir adada, tüm tayfasını ve gemisini kaybetmiş bir kaptan olarak başlıyorsunuz. Hadi bakalım, ne yapacağız? Önce tayfa toplamak, ardından gemi inşa edip peşinize takılan korsanlara gücünüzü gösterebilmek. Bunun için bol bol kaynağa ihtiyacınız var tabii ki.
Kaynak Toplama Macerası
Kaynakları Windrose’un etrafına rastgele serpilmiş adalardan topluyorsunuz. Bir adadaki kaynağı bitirdiğinizde, adanın o parçası işlevsiz hale geliyor. Yani adadaki madeni tamamen temizlediğinizde, bir daha oraya dönüp madene giremiyorsunuz. En azından ben oynarken durum böyleydi. Bu da size daha fazla keşif yapmaya, yeni adaların doğal kaynaklarını tüketmeye itiyor, hem de güle oynaya.
Atış Serbest Tabii ki bu dev haritada asıl gezinti aracımız gemilerimiz. Windrose’da şimdilik üretebileceğiniz ana dört gemi tipi var. Örneğin Brik üretecekseniz Karasakal ya da Kardeşlik versiyonu gibi türevlerini elde edebiliyorsunuz. Bu alt versiyonlarda kargo kapasitesi, can ve top büyüklüğü değiştiğinden, oynayış tarzınıza göre seçim yapmak en doğrusu. Tabii ki denizlerde pek tekin değil. Koca denizden bir şeyler kapmak, Sea of Thieves kadar detaylı değil elbette; ama gene de eğlenceli!
Düşünün, Windrose deniz savaşlarında, eğer başka gemiler olaya dahil olmazsa çok hızlı bitebiliyor. Geminin üç bölgesinden salvolar atabildiğiniz için doğru konumlama çok önemli. Ama günün sonunda “kim daha fazla mermi isabet ettirirse o kazanır” mantığına dönüşüyor savaş. Bildiğiniz gibi bu kesinlikle sıkıcı olmaktan çok uzak, ama geliştirilmesi gerek.
Top Çeşitleri
Şimdilik, kalibrelerine göre farklı ve gemiler gibi alt sınıfları olan top çeşitlerimiz mevcut. Bazı toplar daha hızlı dolum sağlarken, bazıları rakibinizin zırhını düşürüyor ve daha fazla hasar almasını sağlıyor. Burada karar size ve oyun tarzınıza kalmış. Gülle çeşitlerinin de artması gerek; çünkü yalnızca zincirli top ve normal top atışı var. Zincirli toplar yelkene isabet ettiğinde yelkenleri kırabiliyor. Hareketsiz kalan bir rakibi avlamak da işte böylece oldukça kolay hale geliyor!
Ve tabii ki bordalama işi var. Daha fazla para kazanmak için gemilerin canı belli bir noktaya düştüğünde yanlarına yanaşıp rakip gemiye çıkabiliyorsunuz. Birkaç rakibi öldürdükten sonra gemiyi otomatik olarak yağmalıyorsunuz ve yolunuza devam ediyorsunuz. Şahsen bu bordalama mekaniği biraz gimmicky geldi bana. Birkaç kez kullandıktan sonra, gemileri doğrudan batırmayı tercih ettim. Çünkü maalesef Windrose’un en güçlü yanı combat mekanikleri değil.
Çakaralmaz Beni Windrose ile ilgili en rahatsız eden şey ise kara savaşları oldu. Oyunu 20 saat kadar tek başıma oynadım ve domuzlara bile 40 kere ölmek, tadımı kaçırdı açıkçası! Üstünüzdeki zırh seti, elinizdeki kılıç, cebinizdeki can tamamlama araçları hiç mi hiç önemli değil. Birden fazla düşmanla karşılaşmanız net bir ölüm fermanı anlamına geliyor. Geliştirici ekip, bu oyuna posture mekaniği eklemeye karar vermiş; aynı soulslike oyunlarda olduğu gibi rakibi doğru zamanda parrylemeli ve posture barını kırmalısınız. Ama belli ki bu mekanik şimdilik pek tutmuyor.
Normal düşmanlar ve canlılarda sorun yok; ama boss’lar tam bir kabus! Hele ilk boss’u kesmek için gerçekten çok çaba sarf etmek durumunda kaldım. Eğer souls oyunlarına aşinaysanız belki Windrose’un bu mekaniklerini sevebilirsiniz; ama şu anki haliyle büyük dengesizlik varsayıyor ve bu gözle görülen en büyük problem bu oldu.
Adam Benim Adam Benim Gelelim bir diğer önemli konu olan üs kurma meselesine. Böyle hayatta kalma oyunlarında en beceremediğim şey üs kurmaktır, kesinlikle! Aşağıda görebileceğiniz gibi, 20 saat sonunda bile kurduğum üs hiçbir şeye benzemiyor. Ama bu tamamen benim hatam. Windrose, inanılmaz kapsamlı bir üs kurma sistemine sahip. Her türlü parça ile her türlü binayı inşa etmek mümkün. YouTube’a girdiğinizde, inanılmaz üsleri göreceksiniz. Gerçekten insanların yaratıcılığına hayret ediyorum.
Factionlarla İyi Geçinmelisiniz
Tabii ki, bu eklentileri açmak için yalnızca kaynağınız olması yetmiyor. Kaynağın taslağını alabilmek için factionlar ile iyi geçinmelisiniz. Evet, Windrose’da da Sea of Thieves’de olduğu gibi factionlar mevcut. Bu factionlarla aranızı iyi tutmanız oldukça önemli. Bunu denizler arası ticaret ve çeşitli görevlerle yapabiliyorsunuz. Görev tamamladıkça, ticaret yaptıkça ya da korsan madalyonlarını teslim ettikçe o faction ile olan ilişkiniz artıyor. Belli seviyelere ulaştığınızda birçok şey, gemi, silah, dekorasyon ve tarif gibi pek çok taslağı satın alabiliyorsunuz.
Faction’larla iyi geçinmek çok önemli; çünkü bu adamlar size yalnızca dekorasyon malzemesi satmıyor. Özellikle oyunun en başlarında açabileceğiniz ticaret binaları, ilerleyen günler için size can suyu oluyor! Bu ticaret binalarından, oyundaki ilerlemenize göre eşyalar sipariş edebiliyorsunuz. Örneğin zırh setiniz için olmazsa olmaz kürkleri toplamak yerine buradan sipariş vererek, 70 dakika içinde kapınıza gelmesini bekliyorsunuz. İşte bu grind işini acayip rahatlatan bir sistem olmuş!
Tayfa Hazır Mı?
Fark ettiğiniz gibi Windrose’da pek çok üretim gerçek zamanlı. Yani üst düzey materyaller üretmek için beklemek zorundasınız. Ama bunu oyunun dışında da yapmanız mümkün; bu da oldukça sevindirici! Ek işler yaptırabileceğiniz ve üretimde size bonuslar verebilecek NPC’lerimiz var. Bu arkadaşları şehirlerde bulabiliyor ve ekibinize katabiliyorsunuz.
Özetlemek gerekirse, Windrose, Assassin’s Creed Black Flag Resynched gelene kadar içinizdeki korsan açlığını bastıracak kadar kapsamlı. İlerleyen yıllarda bu oyunun Enshrouded gibi devasa bir projeye dönüşmesine imkansız diyemem; çünkü arkasında oldukça tutkulu bir ekip var gibi görünüyor. Stüdyo, sunucu sorunlarını çözmek için bile kendi Discord’larından “bu işlerden anlayan varsa bize gelsin” çağrısı yaptı!
Artılar
- Korsan temasının açlığını gideriyor
- Deniz savaşları keyifli
- Keşfetmeye ve daha fazlasını görmeye itiyor
- Müzikler ve shantie’ler harika
- Hem de tamamen Türkçe!
Eksiler
- Kara savaşları biraz sorunlu
- Erken erişimde olduğunda bir noktada tekrara düşüyor
- Faction sistemi biraz daha geliştirilmeli
Son Karar:
Windrose, ıssız denizlerde rotasını kaybeden oyuncular için adeta bir filika görevi görüyor. Kara savaşlarındaki hantallık şimdilik ayağınıza takılan bir pranga olsa da, keşfetme arzusu, üs kurma mekanikleri ve deniz savaşları sizi mutlu edebilecek kadar yeterli. Eğer “rom açlığınız” tazeyse, bu limana demir atmanın tam sırası!