Son günlerde yapay zeka, oyun dünyasında tıpkı bir doktor randevusu sonrasında gelen fatura gibi, iyiden iyiye tartışmalı bir konu haline geldi. Herkes bu geleceğin teknolojisi hakkında çılgınca konuşuyor. Kimisi bunun bir kurtuluş olduğunu savunurken, diğerleri ona karşı bir savaş açmayı tercih ediyor. Yani, yapay zeka tam anlamıyla bir tartışma aracı haline geldi. Bazı oyun stüdyoları, yapay zeka konusunda neredeyse gözleri kapalı bir şekilde zıplıyor, tüm kaynak ve güçlerini bu yeni teknolojinin etrafında döndürmeye karar veriyor. Öte yandan, bazıları ise yapay zekadan uzak kalmayı, eski düzeni korumayı ve daha “insani” bir yaklaşımı benimsemeyi tercih ediyor. Yani tam anlamıyla bir “teknoloji çatışması”!
Örneğin Red Hook, Darkest Dungeon’ın yapımcısı, yapay zekaya başvurmamak konusunda o kadar ısrarcı ki neredeyse bir din gibi! Hatta bu durum, stüdyo tarafından yapılan açıklamalarla tuhaf bir hale bürünüyor. Çünkü “anlatıcı” sesi olan Wayne June, geçtiğimiz yıl hayatını kaybettiği için tarihi bir öneme sahip. Bu durum, Red Hook’un Reddit’te düzenlediği soru&cevap etkinliğinde Chris Bourassa’nın karşılaştığı sorular arasında yer almakta. Bourassa, June ile aralarındaki konuşmaları ve bocalayan bu meselenin nasıl çözüldüğünü oldukça ilginç bir dille anlatıyor.
June’un son e-postalarında “ömrünün sonuna kadar karşı çıktığı bir şeye, yapay zekaya sesini eğitmelerine izin vermiş” olmasını duyduğunda, Bourassa’nın içgüdüleri “bu fikri asla kabul etmeyeceğiz” demiş! Şimdi burada bir parantez açmalıyım; düşünün, sevgili Wayne June’un sesi ile bilgisayarın yapaylığının yan yana gelecek olması, onun eşsiz ve zamansız performansını zedeliyor gibi. Bourassa’nın haykırışı sadece onun değil, aynı zamanda biz oyuncuların da duygularını temsil ediyor. “Bunu June’dan biz talep etmedik,” diyor Bourassa. “Sanırım o da bizim gibi sizi ve oyunu ön planda tutmaya çalıştı ve bize bir çıkış yolu sundu. Biz de bu fikri reddettik ve ailesine bağışta bulunduk. Bir makineye onun gibi konuşmayı öğretmek, June’un benzersiz ve zamansız performanslarına saygısızlık olacaktı.”
Dürüst olayım, böyle davranışları görmek beni çok mutlu ediyor. Hani bunun arkasında bir ahlaki duruş var ve bu duruş, birçok insanın hayal edemeyeceği bir kararlılığı gösteriyor. Şu an, Rivendel gibi bir yerin özleminde olan başka stüdyoların da benzer kararlar almasını bekliyorum. Eğer bir oyuncu olarak seçim yapmak zorunda kalsaydık ve karşısında bir makine sesiyle o büyülü dünyaya dalma şansınızı kaybetme riski olsaydı, bunu kimse istemezdi. Önümüzde daha pek çok tartışmalı konu olacak gibi duruyor; umarım bu bizlere çok eğlenceli bir yolculuk sunar!