Oyungezer ekibinin WhatsApp gruplarında Yılın Oyunu seçimleri için ciddi bir Clair Obscur: Expedition 33 (E33) propagandası yapılmakta! Resmen bir kampanya yürütülüyor, aman dikkat! Bu ısrarlara en iyi cevap ise, Sandfall Interactive‘in yönetmeni Guillaume Broche‘tan geldi. Yani, bu adamı artık propaganda kralı olarak anabiliriz. Şaka bir yana, sanıyorum hepimiz E33’ün en önemli adaylardan biri olduğunu biliyoruz. Ama nedir yani bu kadar ünlü olan bir oyunun yöneticisi, ödül peşinde koşmuyor mu? Evet. Broche, beklediklerinden büyük bir başarı elde ettiklerini ve bu ödülü hedeflemediklerini kendine özgü üslubuyla dile getirmiş.
PCGamesN ekibine konuşan yönetmen, ödülün “iyi oyun yapmanın bir sonucu olduğunu” ve “başlı başına bir amaç olmadığını” ifade etmiş. Haklı, aslında bu açıklamayı bana sorsanız “Neden bu kadar haklı?” diye yanıtlarım; çünkü bir şeyi iyi yaparsınız, o da güzelce takdir edilir. Öyle değil mi? Ama ne yazık ki, çoğu zaman bu “işte bu böyle” diyen yöneticiler pek sık çıkar karşımıza. Broche, “Bizim için en büyük başarı, dünyanın dört bir yanından oyunculardan aldığımız güzel mesajlar” diyerek adeta bir duygusal derinlik katıyor açıklamalarına. O an düşündüm ki, duygusal mesajlar alarak mı ünlü olduğuna ardına bakmadan, dünyanın farklı köşelerinden mesaj atan oyuncular en azından bir nebze sabit bir zihin yapısına sahiptirler. Hatta bu çok sevgi dolu bir ilişki gibi geliyor bana!
Peki arkadaşlar, Broche’un “Yılın Oyunu” tercihi ne? Tabii ki son günlerin viral oyunu Megabonk. Aman aman, düşmeyin, çok tehlikeli… Yani bu oyunun etkisi, marketteki en son karton kutunun yere düşmesinden çok daha güçlü! Herkesin dilinde bu oyun; sosyal medya fenomenlerden tutun, ünlü satranç oyuncularına kadar herkesin ilgisini çekmiş durumda. Hatta bir düşünsenize, bir yandan savaş alanında bir asker gibi düşmanınıza saldırırken diğer yandan da bombanın patlamasını beklemek. Eğlencenin tanımını bu kadar zorlayan bir şey olabilir mi? Sanırım bu oyun, düşmeyin dediğimizde gerçekten çok sağlam bir yere oturuyor.
Sonuç itibarıyla, Guillaume Broche’un söylediklerini dinlediğimizde bir kez daha anlıyoruz ki, oyun dünyası sadece ödüller için değil, aynı zamanda insanlarda duygusal izler bırakmak için var. Belki de biz oyuncular, sadece oyunu oynamakla kalmayıp, içerisinde kaybolduğumuz stilize edilmiş dünyalarda duygusal bir yolculuğa çıkıyoruz. O yüzden, gelin hep birlikte Megabonk’un sunduğu o tehlikeli ama bir o kadar da eğlenceli yolda yürüyelim. Hem kim bilir, belki de geleceğin Yılın Oyunu sefaretini yeniden yazacağız!